Cumartesi, Aralık 23, 2006

"DOT" ve "BUG - BÖCEK"




Bu akşam, sevgili "tiyatro seven arkadaş" grubumla, DOT'a BUG'ı (BÖCEK) seyretmeye gittik sonunda. Geçen seneki "LOVE AND UNDERSTANDING" (AŞK VE ANLAYIŞ) deneyiminden sonra, hepsini görememiş olsam da, tüm DOT oyunlarını izliyorum, okuyorum. Biliyorum, bu "o anı yaşama"ın yerini tutmuyor, görmek, içinde olmak çok farklı. Yine de bir tür beceriksizlikten veya zamanı denk düşürememekten kaçırdığım oyunlar hakkında da bilgi sahibi olmak, hiç değilse kendimi daha az eksik hissetmemi sağlıyor. Çünkü, bu tiyatro grubu, yani DOT başka bişey yapıyor, tiyatro değil bu... da hem de TİYATRO! Sanki, başkalarının hayatına canlı canlı tanık oluyorsunuz ve hatta röntgencilik ediyorsunuz, gibi... ve fakat bu da değil tam olarak, çünkü; sahnesi, ışığı, müziği, yaratılan ortamıyla bir eserin ortasında oluşu yaşıyorsunuz. Belki, klasik yüksekte sahnenin olmayışı, oluşan boyut fazlalığının sahiciliği fazlasıyla arttırmasındandır, bu his. Acayip ve güzel. Çarpıcı ve tatmin edici. Hepsi birarada.
Oyuna gelince, konuyu anlatmayacağım. Konuyu bilmek hiç gerekli değil, belki bir beklenti ve önyargı bile yaratabilir. Oysa; dünyayı, yeniyi aramaktan ve keşfetmekten zevk alanlar bu oyunu izlemeli ki, hem mutlu olacak bir zaman parçası yaşasınlar, hem düşünsünler, sarsılsınlar. Üstelik seyircisi de başka bu DOT un. Onlar da ortaya çıkan enerjinin kendilerini sarıp sarmalamasından memnunlar. Zaten bunun için oradalar.
Oyuncular derseniz, hepsi birbirinden başarılı ve yetenekli. Öylesine doğal ve etkileyiciler ve bu oyunuda olmaktan duydukları keyifi öylesine yansıtıyorlar ki...
Görmeseydim kendimi eksik hissedecektim; BUG ı ve şu dünyanın insana yaşattıklarını.

Hiç yorum yok: