Çarşamba, Ocak 17, 2007

ASIL KRALİÇE KİM?


Dün gece "Golden Globe" törenini seyredeceğim diye, çok geç yattım. Üstelik kızım ve oğlum da benim bu merakıma katıldılar; kızımı onbiri geçe, oğlumu onikiye doğru yatmaya ikna edip, törenin sonunu getirdiğimde saat biri geçiyordu. Favori isimlerimden bazıları, örneğin Kate Winslet, Leonardo di Caprio ödül alamadığı için azıcık burulduysam da, genel olarak sonuçlar hoşuma gitti.
Törenin en keyifli anlarından biri, Meryl Streep'in ödül kabul konuşmasıydı. Son derecede zarif, kendinden emin, gönül fetheden, şakacı bir uslüpla konuştu ve işte dedim, bu kadın bunun için seyircilerinin ve meslekdaşlarının gözdesi. Olağanüstüydü!


Helen Mirren'i "Elisabeth" de seyretmiştim, olağanüstü başarılı bir performans sergiliyordu. "Queen"de de başarılı olduğunu duydum. Meryl Streep'in "Şeytan Marka Giyer" filmindeki rolünün, filmin en iyi tarafı olduğunu düşünüyorum (bazı bakımlardan bu filme tam ısınamamıştım). Tüm bunlar bi tarafa, Meryl, bahsettiğim konuşmasıyla ödül töreninin bu seneki galibi gibi gözüken Helen Mirren'den sıkı şekilde rol çaldı, bence.

4 yorum:

Mutfakta Zen dedi ki...

sevgili ekmekçi kiz,
sitenin adini görünce aklima ne geldi ? kibritçi kiz. neden bilmem.
hayirli olsun demek istedim. hele de bu erguvan agaciyla ne güzel olmus sayfa.
(Bir öneri: mesajlar kontrolden geçiyorsa bir de sifre girmeye inan gerek olmuyor.)

SekerPembe dedi ki...

Simdi efendim, bu sinema isleriyle ekmekcilik islerinin bagdastirilabilecegi bir meslek varsa, EkmekciKiz'a siddetle tavsiye ederim. Dunku sohbetimize binaen, gece gece evde pisirdigi 3 cesit ekmege rastladim az evvel ofisteki masamda. Diyeti miyeti unutup herbirinin tatlarina baktim. Biri dun konustugumuz kara Alman Ekmegi, ikincisi zannedersem misir unuyla yapilan bir cesit ve sonuncusu da corek otlu minik ekmekciklerden. Benim favorim Alman Ekmegi oldu; yalniz her uc cesidin de bugune dek yedigim en leziz ekmek oldugunu belirtmeden gecemeyecegim.
Eger su an bu satirlari okuyan biri iseniz ve tesadufen ekmek yapimiyla ilgileniyorsaniz, sahiden EkmekciKiz'la recetelerinizi, tecrubelerinizi ve bilginizi paylasin derim.
Hem ekmek butun acilara iyi gelir...

ekmekcikiz dedi ki...

sevgili mutfakta zen,
aslında ekmekcikadın diyecektim, ama, eski hüzünlü bir türk filmini hatırlayıp vazgeçmiştim. (gerçi, kibritçi kızın hikayesi de hüzünlüdür.) hüznü değil, neş'eyi görmek istiyorum hayatımda. bu nedenle seçtim ekmekcikız'ı.
öneriniz için teşekkür ederim. henüz çok yeniyim, yavaş yavaş öğreniyorum.
sevgiler.

ekmekcikiz dedi ki...

sevgili sekerpembe,
Öğleden sonra dışardaydım, o ara sen ekmeklere kavuşmuşsun (!) aldığım mesaja göre :) Afiyet olsun.
Sana onların neli olduklarını anlatayım: İlki, çörekotlu olan, beyaz undan yapılma, sıradan ekmak. Sadece kek kalıbında pişirdiğim için büyük simit biçiminde oldu ve o şekilde dilimlendi. İkincisi, üstü susamlı olan Söke unun "köy ekmeği karışımı". İçinde çavdar, yulaf unu vs. varmış. Üçüncüsü, üstü karışık çörek otu, susam, haşhaş tohumu olan benim imalatım: Tam buğday unu, ceviz ve üzüm karışımı. Acaba, sana Alman ekmeği lezzeti veren o muydu, köy ekmeği karışımı mıydı? Sonuncusu, üzerinde hiçbişey olmayan mısır unu ve beyaz un karışımı. İçinde kabarması ve tutması için yumurta, az zeytinyağı ve azıcık bal var.
"Gece gece, hiç üşenmedim mi?" konusuna gelince: Aslında eve dönerken kendimi yorgun hissediyordum. Sonra, dolmuşta, neli ekmek yapsam diye düşünürken, birden kendimi canlanmış hissettim. Yani sadece yeni bir somun ekmek yapmayı düşünmek bile bana çook iyi geldi. Böylece, eve gidene kadar enerjimi toplamış ve planlarımı yapmıştım, bile. Sonrası, mayalamak, kabarsın diye beklemek, hangisini hangisiyle birlikte (çünkü, kabarma mesafesi gözönüne alınız, fırında bir seferde ancak iki kap veya tepsi pişebiliyor) pişireceğine karar vermek...
Neyse, bu sefer hem az az tadabildin, hem eğer oralarda yoksa, katıksız yemek zorunda kaldın. Bi daha sefere, hem daha tazeyken yemek üzere, hem de hangi ekmeğe neyin daha çok yakışacağına karar vermek üzere geniş zamanlı bir oturum düzenleriz. Ayrıca, bu arada sinema-ekmek karışımı işin ne olacağını da bulabiliriz belki!