Cumartesi, Nisan 21, 2007

ERGUVAN AĞACIM


İşte, nerdeyse 3 sene sonra yine "o" ağaç!


25 Nisan 2004 yazıyor, sevgili ağacımın en üstteki fotoğrafının arkasında.

Bugün 21 Nisan 2007.

Henüz, üç sene önceki canlılık yok. Belki bu hafta daha çok tomurcuğu çiçeğe dönüşür.

Hiç arzu etmiyorum, ama, sanıyorum ki, yine de o göz kamaştıran ışıltısını göstermeyecek bu sene.
Geçen sene de pek o kadar parlak değildi. Bir önceki senenin tohumları üzerindeydi ve onların rengi, çiçeklerinin rengini karartıyordu.

Kimbilir, belki de, onların yaşamında da bizimkiler gibi kendilerini isteksiz hissettikleri dönemler oluyordur. Belki de, kızdığı birileri veya sağlığına iyi gelmeyen bir şeyler vardır, bilinir mi?

İşte, şimdi, bu fotoğrafa bakıp üç sene önceki çiçeklerinin anısına içinizden geçenleri yazabilirsiniz.

Ya da, bu mevsim İstanbul'un hiç ummadığınız yerlerinde karşınıza çıkıveren ve sizin gönlünüzü çelen başka bir erguvana güzelleme yapabilirsiniz.

Tamı tamına 20 sene önce, Hilmi Yavuz'dan bir şiir okumuştum.
Ne ezberimde şiir vardır, ne de şiirden konuşacak bilirkişiyim. Yine de, benim için önemli olan, çünkü onu sevdiğim "Aynalar ve Zaman" şiiri der ki:

Erguvanlar geçip gittiler bahçelerden
Geriye sadece erguvanlar kaldı

Nedeni ne kayalar ne fırtınalardı:
Kuytulardı geçip gittiler sözlerimizden
Geriye sadece kuytular kaldı.

Hiç yorum yok: