Pazartesi, Mayıs 07, 2007

BOZCAADA


İşte, geçen sene kaldığımız evin kapısı.

BİRKAÇ GÜNDÜR AKLIMDA BOZCAADA GEZİNİYORDU.

Tam bu sırada Peri demez mi ki, haftasonu Bozcaada'ya gitmeyi planlıyoruz, "Ebe-Sobe"de her mevsimini bilirim yazmıştınız, neler önerirsiniz?

Şimdi ben nereden başlasam?

Evet, nerdeyse yirmi senedir, çeşitli zamanlarda, her mevsimde adaya gittim, gittik. Çok sevdiğim insanlar orada yaşadı, yaşıyor.

Hatırlamaya çalışayım:
Bir sene yeni yıla kocaman bir grupla adada girmiştik, yolculuğu ayrı keyif olmuştu.
Bir sene 29 Ekim'de adadaydık, hava soğuktu deniz kenarında piknik yapıp, balık yemiştik.
Bir diğerinde Eylül başıydı, deniz, hava, ada, her şey çook sakindi.
Bir kaç kez bağbozumuna, sıcağın en ortasına rastladık, deniz serin serin ve billur gibiydi.
En az üç kez baharda Nisan-Mayıs aylarında gitmiştik, gelinciklerin tadına doyum olmamıştı.

Her seferinde de taze balık yedik, son zamanlarda kalitesi iyice artan şaraplar içtik, dost sohbetleriyle mutlu olduk, temiz denizlere girdik, olağanüstü manzaralar seyrettik, mutlu olduk kısacası. Bunu niye çoğul anlatıyorum derseniz, hiç yanlız gitmedim de ondan. Her seferinde eş, dost, çoluk, çocuk, arkadaş oldu. Herkesin paylaşılan bu zamanlardan çok zevk aldığını biliyorum, onların adına da konuşuyorum, bir bakıma.

Bozcaada'ya gitmek zahmetlidir. Bi kere yolu uzundur. Bozcaada'ya en az üç gün için gitmek, yani adada iki gece kalmak iyi olur. Yol, ister Anadolu'dan, ister Trakya'dan gidin uzundur, en az iki kez deniz aracıyla kıyı değiştirmeniz gerekir, feribot kuyruğu vardır. Yine de bu yolculuğun kendisi de çok güzeldir. Yani adaya gitmek de, orada olmanın bir şeklidir, desem abartmış olurum da, coştum, duramıyorum!

Neyse, ben en iyisi size Ümit ve Nejat Hamlacıbaşı'nın BAĞHANE'sine göndereyim, siz kendiniz görün. Sonra da Bozcaada'yı bir güzel yaşayın.

Bu arada, canım arkadaşlarım bu seneki ada gezisi kontenjanımızı ne zaman dolduracağız? Ha, soruyorum size?

2 yorum:

endiseliperi dedi ki...

sevgili ekmekçikız,
bora'nın boş vakti olsun, konuşalım istedim ama yok öyle bir vakit. 2 gece kalmak bora için mümkün olmayabilir ama bence de en az o kadar kalınmalı.

biz de bazen yolculuğu, sonunda ulaştığımız yerden daha çok severiz.

şu vapur saatleri (ne zaman gitsek sıra az olur, kaçta ada'da olmak uygundur) için site araştırması yapmak gerekiyor sanırım.

kalınacak yer için de bağhane'yi öneriyorsunuz sanırım. fena bir yere benzemiyor. çocuklar için de uygun mudur acaba? bisiklet de kiralamak mümkün sanırım. hangi restorantın iyi olduğunu da bulmalıyız. akşamları serin olur mu acaba, bu ayın sonuna doğru gidilse mesela?

:)

gezi yazısı yazmak kolay değil, ekmekçikız.

teşekkür ederim tüm bu bilgiler için. çok çok düşüncelisin.

ekmekcikiz dedi ki...

Sevgili Peri,

Aslında sanki telefonda filan konuşsak daha hızlı ve doğru bilgi verebilirmişim gibime geldi.:)

Bağhane'nin sahibi ve eşi benim arkadaşlarım. Sitedeki evleri ve bağevini biliyorum, kaldım. Hepsinin kendine has özellikleri vardır, hangisinde kalınacağı tercihe göre değişir.

Benim tavsiyem, en erken saatteki hızlı feribotla (İDO'nunki) Yenikapı'dan Bandırma'ya gidip yolu olabilince kısaltmanız. Bunun için, mutlaka önceden bilet alın, son dakika sürprizi olmasın.

Bandırma'dan sonra Geyikli-Odun İskelesi'ne gidip, Bozcaada'ya geçmek için feribot'a bineceksiniz.
Yazın ve kalabalık günlerde doldur-boşalt çalışırlar, ama, şimdiki tarifesini bilemiyorum.

Asıl, en önemlisi nerede kalırsanız kalın önceden bir telefon edip teyit almanız uygun olur, sezon açılmadığı için çalışmıyor olabilirler.(Mesela, Ümit Hanımlar Çanakkale'deler kışın. Önceden konuşmak veya maille haberleşmek, gerekli.)

Çocuklarla da sorun olmadan gideceğinizi ve rahat edeceğinizi düşünüyorum.

Bisiklet ve motorsiklet(mobilet gibilerinden) kiralanıyordu.

Bu mevsim, akşamları serin olur, tedbirli olmakta fayda var.

Kasabada limanda ve merkeze yakın Ayazma koyunda güzel balık lokantaları, ot yemeği yapan yerler ve başka çeşit rahat karın doyuracak yerler vardır.

Hava düzeldi artık, ay sonuna doğru daha ılık olabilir, yine de artık rahatça gidilebileceğini ve hatta denize bile girilebileceğini düşünüyorum; bir şartla, soğuk deniz seviyorsanız.

Başka soru olabilir mi?
Yine yazın, lütfen.