Cuma, Mayıs 04, 2007

SULTANAHMET'E ELÇİ GÖNDERDİM!

At kestanelerinin şamdanlarla donanmaları yakındır demiştim ya, tüm bu seçim kargaşası süredursun, doğa kendi bildiğini okuyor işte.




Sultanahmet'deki güzelim ağaçları görmeye gidemedim henüz. Yine de, kızımın okul-sınıf gezisini fırsat bildim, ona at kestanelerini anlattım. O da bana bu fotoğrafları getirdi.

Buyrun, seyredin.



Bu laleler de Ayasofya'nın bahçesinden ve kızımın objektifinden.
Üstelik ben bu kadar canlı lale fotoğrafı çekmeyi beceremedim, henüz.





Sultanahmet'den sonra, Çamlıca tepesine de çıkmışlar.
Bu erguvan ağacı, kendisine orada poz vermiş!




Son fotoğraf, Suadiye'de bir sokak arasından; en sevdiğim at kestanesi çiçekleri bunlar.
Bu fotoğrafı ise, yeğenim çekti. Görüleceği üzre, yeni nesil pek başarılı!

5 yorum:

Mademoiselle dedi ki...

Ekmekcikiz,
Sana gonderdigim yorumlar anlayamadigim bir sekilde blogunda cikmiyor yani sana ulasmiyor. Yinede suan bu notu yazmak istedim, Resimlerin bir kac kere denesemde bende acilmadi ama cok guzel olduklarina eminim.

Mademoiselle dedi ki...

Istedimden sonra nokta, denesem de yazarken kullandigim "de" ayri olacak. Saat gece 12 oldu ve bende kafa kalmadi sanirim:).Sultanahmet ve Camlica tepesi benim bulunmayi cok ozledigim iki adres...

Sndrfknella dedi ki...

Bu kızınız hani fotoğraftaki maviş elbiseli güzellik mi?? Gülümsemesine bayılmış da bir türlü yorum yazamamıştım, kötümser bir yorum yapmamak için kelimeleri toparlayamadığımdan. Hala o fotoğraftaki kadar güzel mi gülümsüyor??? :))) Ne kadar güzel fotoğraflar çekmiş. Ben bir türlü beceremiyorum evde fotoğraf çekmeyi... Photoshop işine girmek lazım azizim ;)

Sevgiler :))

Not: Sultanahmet'e ben de bayılıyorum. Arada bana olur, kendimi turist gibi hissetmek isterim, seyahate çıkamadığım dönemlerde Sultanahmet ilaç gibi gelir bana. Her gidişimde farklı görünür gözüme. En çok da vapurla geçmeye bayılırım Eminönü'ne. O manzara her baktığımda içimi titretir, gözlerimi doldurur. Aşka mı düştüm ben bu manarayla nedir???

ekmekcikiz dedi ki...

Sevgili Mademoiselle,
Ne olmuş anlayamadım, bugün tesadüfen bir başka bilgisayardan bloguma girdiğimde gördüm ki, fotolar uçmuş.
Neyse, yeniden yükledim, üstelik bir ekleme yaptım. Umarım, yarına dek yeniden uçmazlar!
Bırakılan mesajın ulaşamamsı, başka bloglara ulaşmaya çalışırken benim de başıma geldi. Bu ara blogger Türkçe'ye geçti, belki o nedenle uyumsuzluk oluyor mudur, bilemiyorum.
Belki de iyi saatte olsunların işidir!
Sevgiler.

ekmekcikiz dedi ki...

Sevgili Sndrella,
Evet, o, ta kendisi!
Şimdi de çok güzel güler de, kızgınsa da yanına yanaşılmaz!
Çektiği fotoğrafları bloga koymam, onu çok memnun etti.

Doğrusu, ben de vapurdan "tarihi yarımada"yı seyrederken her seferinde başka bir güzellik görürüm, çarpılırım.