Çarşamba, Temmuz 04, 2007

AŞK MANZARALARI


Arkadaşlar, bana kızmayınız yine mi demeyiniz haset etmeyiniz, lütfen.
Çünküüü, ben sinemaya gittim!

Sevgili arkadaşım E.'yi nice zamandır görmemiştim, ikimizin de zamanı kısıtlıydı, ikimizin de evde yolunu gözleyen bebelerimiz vardı ve fakat bir sinema attırmak ihtiyacımız da vardı.
Ne demek sinema attırmak demeyiniz, E. de benim gibi; biz haftada en az birer kez sinemada film seyredemezsek, alerji olup kaşınıyoruz da...

Neyse, bütün bunlar bir araya gelince iş çıkışı ilk seansa yetiştik.
Filmden (Scenes of a Sexual Nature/Aşk Manzaraları) önceki yirmi dakikada bir atıştırma eşliğinde yüz yüze görüşemediğimiz zamanın açığını kapatmaya çalıştık, arada ve dönüş yolunda da sohbeti sürdürdük.

Eh, film de beklentimizi boşa çıkarmadı, keyif verdi.
Aşk Manzaraları
, ikimizin de bir süre yaşadığı/bulunduğu ve tekrar gitmeyi arzu ettiği Londra'nın parklarında yaşanan bir günde geçiyor.
Gerçi,"bir ilk film oluşundan dolayı biraz kredi vermiş olabilir miyiz", "biraz fazla mı kesik/atlamalı episod vardı" gibi eleştirel bir bakışa niyetlendiysem de, yok vazgeçtim; hoştu işte canım, diye kapatayım konuyu şimdilik.

Derken, Fatih Özgüven'in yazısını okuyunca, parçalar yerine oturdu.
Buyrun siz de okuyun.

4 yorum:

TalismanDiyette dedi ki...

Hahaha ben şapşalım var ya..
Blogunuza ilk yorumum böyle şapşalca olsun istemezdim ama Endişeli Peri den blogunuzu buldum. Bir de sinema ile ilgili bir yorumuma ben de yazdım o yazıyı demiştiniz. Ben o günden beri gelip bakıyorum sonra erguvan ağacını görünce hay Allah yeni post yok deyip gidiyorum..:))) Ağacı en son postunuz sanıyorum inatla.. Şimdi keşfettim..:)
Bu filme gitmeyi düşünüyorum ben de çünkü malum yaz dönemi gidilebilecek bir bu filmi buldum.. ama gitmeye karar vermişsem bir filme, hakkında hiç bir yorumu okumam normalde o Yüzden Fatih Özgüven in yazısını tıklamadım. Ama gideyim, yorumumu yazarım size..
Bir de ben de uzun süre sinemaya gitmese kaşıntısı tutanlardanım :)
Sevgiler.

ekmekcikiz dedi ki...

Sevgili Talisman,
Hoşgeldiniz!

Ben ara ara blogunuza bakıyorum da nedense listeme eklememiştim.
Şimdi ekliyorum. Zaten biliyorum ben,"kaşıntısı tutanlardan" oduğunuzu.:) Ayrıca özellikle sinema yazılarınızı çok beğeniyorum.

Erguvan'a gelince; ben "o" ağaca aşığım. Her sene zamanı geldiğinde seyreder dururum onu. Ne yapayım, kıyamıyorum onu oradan almaya.
Galiba çoğu kişiyi şaşrtıyor, sizin gibi. Neyse, böyle...

miso dedi ki...

Direk küsüyorum. Bu film Ankara'ya gelmiyor, biliyor musun? Biz de Die Hard'a gittik. Bence Ahududuların şahını alacak bu yıl. Uzundur daha kötü bir şey seyretmemiştim.

marruu

ekmekcikiz dedi ki...

Misocuğum,

Die Hard'ı şu filmsever arkadaşım bütün o seri içinde en aksiyonlusuydu, diyerek bir nev'i takdir etmişti.
Fekat ben de gitmek istemedim zaten, pek yakın değil bana aksiyon maksiyon.:)