Pazartesi, Ekim 15, 2007

SINGING IN THE RAIN


Karma Chameleon
Boy George & Culture Club

Başlıkla videodaki şarkının hiç ilgisi yok gibi gözüküyor, di mi?

Bizim için bayram eğlencesi, çoluk çocuk şarkı söylemek oldu.

Arkadaşım E.'nin kocası işi gereği bayramda yurtdışındaydı.
Son okul öncesi tatilimizden bu yana çocuklar da görüşememişlerdi.
Bayram tatili ve eş durumu uygun olunca, E., her zamanki misafirseverliğini genişletti ve çoluk çocuk bizi bir yatılı okul eğlencesine davet etti: Yatılı misafirlik.

Cumartesi gecesi singing in the rain / yağmurda şarkı söyleme faaliyeti önce buluşma noktasından eve ulaşana dek tıkalı trafikte araba içinde başladı.
Joy FM açıktı, gençliğimizin şarkıları çalıyordu. Eh, bize düşen çocuklara bu şarkıları söylerek tanıtmaktı. Neyse ki yavrucaklar annelerinin bu çalışmalarına sabırla göğüs gerdiler.

Eve ulaşıp kuruduktan ve karnımızı doyurduktan sonra gerçek eğlence başladı.

Son senelerde Japonya'dan çıkıp önce Uzakdoğuyu sonra bütün dünyayı saran karaoke modasını duymuşsunuzdur.
Playstation da duymuş ve esası karaokeye dayanan bir oyun geliştirmiş. Burada satıldığını görmedim, E.lerin evindeki bir yurdışı seyahatinde alınmış.

İşte çoluk çocuk eğlencemiz bu oyunu oynamak oldu.
Oyun şu: Bir yandan şarkının videosunu izlerken, bir yandan da olabildiği kadar müziğe uyarak ve sözleri şaşırmadan şarkı söylemek ve puan almak.
Tek başınıza, birlikte vaya karşılıklı yarışarak söyleyebiliyorsunuz.

Yukardaki Boy George melodisi de karaoke yaptığımız şarkılardan biriydi ve benim en yüksek puanı aldığım şarkıydı. Yaaa!

15 yorum:

elektra dedi ki...

ekmekçikız, günaydıııın. bayılırım ben bu şarkıya. boy george'a da. eğer ben olsaydım orada, emin ol sıkı kapışırdık birincilikte. bak şu anda da açtım müziği çalışıyorum şarkıya. haberin olsun.
sevgiler...

kecilerin cobani dedi ki...

ben en guzel manda yuva yapmis sööt daaalıngaaa nın karaokesinde basariliyim.
dalga geciyorum sanın siz daha....

ekmekcikiz dedi ki...

Elektracığım,

Eminim, sen kazanırdın.:)
Sana daha önce söylemiştim ya, senin iyi şarkı söyleyebildiğinden eminim.
:))

ekmekcikiz dedi ki...

Çoban çoban!

İstanbul'a gelir de elimizi öpmek için bizi aramazsın haa!
Çok alındım, inan.:(

Oynamıycam işte söğüt dalı felan, bana ne, bana ne!
:))

kecilerin cobani dedi ki...

ekmekcikiz. vallehi billehi persembe aksam kosturarak gelip aile efradinin ellerini opup kokladik cumurtesi zabahınan da fıtır fıtır diye geri donduk.
bizim istanbul maceralarimiz hep boyle su gibi geciyor. uzuun uzun, yayıla yayıla yok...

ekmekcikiz dedi ki...

Aman canım, takılıyorum.:)

Bayramda herkesin ne çok koşuşturması olur, bilinmez mi?

Şaka bir yana, şöyle güzel havalı sakin bir zamanda gel de, Elektra'yı da alalım laflayıp, keyif yapalım.:)

kecilerin cobani dedi ki...

hakkaten yapsak

Elif dedi ki...

Biz kucukkene Eurovizyon'u kasede alip ona eslik ederdik! :oP

www.elifsavas.com/blog

ekmekcikiz dedi ki...

Elifcim,
Aslında bulduğumuz her müziği, radyodan veya televizyondan, kasede alıp oradan dinlerdik ya... :))

TalismanDiyette dedi ki...

Ekmekçikızcım,
Ne güsel olmuş eğlenmişsiniz :) Ben seviyom bu kareoke işini benim de yaptığım ilk kareoke, Samantha Fox ' tan "Touch me" :)) Çok eğlenceliydi..
Oh baby :)

elektra dedi ki...

ekmekçikız, klasiktir ama, aahhhh, gerçekten eskiden güzel söylerdim:)) diye yanıtlayayım yorumunu. ve de klüp üyemiz çoban'ı bahara buraya alalım. değil mi ama:)

ekmekcikiz dedi ki...

Talismancığım,
İtiraf ediyorum, karaokeyi küçümserdim. Belki de Japonları küçümseyen batılı gözlerin etkisiyle böyle düşünüyordum.
Son zamanda bu oyun sayesinde düşüncem değişti, sahiden çok eğlenceli.:))

ekmekcikiz dedi ki...

Elektra'ya katılarak söyleyeyim:
Çoban buraya,
Yumruk havaya!
:))

Bekliyoruz.
:)

endiseliperi dedi ki...

şimdi, karaoke'yi ben de küçümserdim ama biz gençken oyun, eğlence nedir bilmezdik ki, ne kadar ciddi olur ne kadar ciddi işlerle ilgilenirsen o kadar iyiydi.

oysa karaoke çok eğlenceli olabilir. hem de benim gibi kendine -sesi bu kadar berbat olmasına rağmen- şarkıcılığı yakıştıran biri için:)

ben de, put the blame on mame şarkısını söylemek isterdim rita hayworth'tan (o söylemiyor tabii şarkıyı ama olsun:)

ekmekcikiz dedi ki...

Ah Periciğim, tam da bir an önce buradaymışsın ki, ben de senin yorumları okumaktan gelmiştim.:)

Hem de ne eğlence!
Tam o günkü yağmurlu havaya uygun bir eğlenceydi.

Aman canım, kimin sesi bülbül ki?
Sen çalan müziğe kulak verip sözleri yakalayayım diye uğraşırken olup bitiyor herşey.
Tamam, gelecek sefere daha iyi söyleyeceğim diye hırslanırsan da eğlenceli, bu olmadı başkasını deneyeyim dersen de.

Bizim gençliğimizin eğlencesizliği konusunda çok haklısın. O nedenle sanırım, yaşıtımız çoğu insan yaşanmamış gençliği yakalamak için acayip dağıtır hale geldi.

Eh, biz de çocukların eğlencelerine takılarak eksik kapatıyoruz, böyle.:)