Çarşamba, Kasım 07, 2007

KEFARET / ATONEMENT

Son zamanlarda gördüğüm en etkileyici ve güzel anlatılmış film hakkında yazmak istiyorum.
Uzun uzun anlatmak için zamanım yok, bu günlerde.
Yine de ondan söz etmeden geçmeye gönlüm razı olmadı.

Anlatım, müzik kullanımı, oyuncular hepsi çok başarılı.

Asıl etkilendiğim ise, filmin ve sanırım romanının temeli:
İnsan kötülük yapmayı kastetmeden, sadece o anki eksik veya yanlış algılamaya, sebebi keşfedilememiş bir hisse kapılarak başka insanların hayatının olumsuz etkilenmesine neden olursa ....
İşte o zaman ne olur?

Ve dikkatinizi çekerim, Hollywood sermayesi işin içinde olsa da, film tamamen Britanya adasının eseri ve bu ayrıntı filme değer katıyor.

Son diyeceğim, dilek mi desem acaba, James McAvoy'u, 1979 doğumlu, 1.70 m.lik bu Glasgow'luyu, parlak bir oyunculuk kariyeri bekliyor.

İşte huzurlarınızda: KEFARET

12 yorum:

Tijen dedi ki...

Komşucuğum,
Bizim mitmit site açmış gördün mü?
http://lezzetlihatiralar.blogspot.com/

endiseliperi dedi ki...

ekmekçikız,
ben şöyle bir uğrayıp merhaba diyeyim, dedim. geldim, miyazaki'yi yazdım. hızımı alamamışım, biraz uzunca oldu.

bu filmi göreceğim. britanya işlerine bayılıyorum. yalnız fragman tam amerikan usulü:)keira hoş hatun ama biraz fazla rol kesiyor sanki. james mcavoy'un da görmediğimiz filmi kalmayacak, gözümüzün önünde büyümüş gibi olacak:)ne kadar kısa boyluymuş lakin. demek ki gösteri sanatlarında kısa boy daha iyidir demeleri boşuna değilmiş.

ben gideyim. haa, ben besin değeri az diye patlıcan yemeklerini pek yapmıyorum. (gerçi yarın patlıcan musakka yapacağım). böreği çok seven çocuklar için, aşağıdaki gül böreğinin içine peynir de eklesem olmaz, değil mi? tuhaf olur. hımmm

ben gideyim.

sevgiler, öpücükler.

ekmekcikiz dedi ki...

Tijencim,
Sağol, görmemiştim.
Gittim, gördüm, yazdım.
Çok heyecan verici bence.:)

ekmekcikiz dedi ki...

Periciğim,

Yeni yazına şöyle bir göz atıp geldim, cevap vermeye.
Yazını tekrar okuyacağım, çok güzel.

Yok yok, fragman yanıltmasın, Kiera da, küçük kız da çok iyiler. Ay, aslında bütün oyuncular çok iyi. Doğru demişsin, James gözümüzün önünde büyüyecek. Yeni filmi bir aksiyon, fragmanını İMDB de gördüm.

Patlıcanlı böreğe gelince, soğanını azaltıp peynir ekleyebilirsin, bence. Hem, süt yumurta girdikten sonra besin değeri az sayılmaz, hem de sebze yenmiş olur.
Yaparsan sonuçtan haberim olsun.
:)

müzi dedi ki...

ben de keira knightley'e pek tahammul edemiyorum. hele o gozlerini kisarak bakmasi yok mu, pek dogal gelmiyor bana. hani sanki aynaya bakmis boyle guzel gozukuyorum demis de simdi aklina geldikce kisiyor gozlerini. esime taklidini yapiyorum ayni oylesin diyor, cok guluyor :))
ama bu filmi izlemedim, o yuzden buradaki performansi hakkinda birsey demeyeyim.

ekmekcikiz dedi ki...

Müziciğim,

Hiç bir şekilde tahammül zorunluluğun yok, canını sıkma.:)

Bu konuda şunu söyleyeyim, Keira'nın içsel sorunları var gibi geliyor, bana. Bir kere bir oyuncu olarak vücudunu bir türlü dik tutamaması acayip, nerdeyse.
Bir de son zamanlarda çok fazla zayıfladı. Sanki kendinden memnun değil gibi bir hali var.

Filmdeki durumuna gelince; oynadığı karakter itibarıyla o sana batan halleri iyi durmuş. Özellikle filmin başında tam da o hissi vermesi sözkonusu.

Fırsat bulur seyredersen, tekrar konuşuruz.
:)

B5 dedi ki...

Film Ian McEwan in hikayesi uzerine mi yapilmis??!!!
Iki senedir hala okuyamadim ama cok okumayi istedigim su yazarin neredeyse tum kitap isimlerini ezbere biliyordum.
Simdi daha da merak ettim...

neolitik hanım dedi ki...

ekmekci kız,

kaç gündür bir şeyler yazacağım şu kefaret yazısının altına ama bir türlü fırsat olmadı. adamım Ian Mcewan'ın (sahiplenmeye de bakınız :) şahane kitabı kefaret'in filmi de tabii ki de güzel olur. filmi henüz görmedim, bu hafta sonu inşallah. (bi de beşiktaş maçına gitme planımız vardı, galiba o da olacak, hızlı bir haftasonu beni bekliyor)

bu arada mcewan'ın kitaplarını sevmekle birlikte yabancı düşmanlığına varan fikirlerini benimsemiyorum, bunu belirtmezsem huzursuz olurum. bir yazarın fikirleri kitaplarından bağımsız mıdır tartışması yapılabilir tabii ama bu yazar özelinde böyle benim için.. (amma savunmaya geçtim yahu kendi kendime, kimsenin de bi sey dedigi yokken, tuhafım).

ekmekcikiz dedi ki...

B5'ciğim,

Ben yazarı bilmiyordum, film vesilesiyle adını duydum.

Tahminim o ki, kurgusu sağlam kitaplar yazıyor, iyi bir anlatıcı.

Filmi seyret önce, o zaman kitaptan daha çok zevk alabilirsin, belki.
:)

ekmekcikiz dedi ki...

Neocuğum,

Sekiztaş PAF takımıyla oynamaktan vazgeçince maç yolu gözüktü galiba.
Kızma bana.:)
Bir arkadaşımın genç kızı kopkoyu bir beşiktaşlı da, oradan bu bilgiler. Yoksa, ne alakam olacak?

Mcewan'ı tanımazdım, filmden önce.
Gerçi şimdi de tanımıyorum da, en azından romanından yapılma bir film görmüş oldum.
Yazarı seviyorsun madem, filmi görünce senin anlatacakların daha ilginç olabilir.
:)

B5 dedi ki...

Senle bu yazismamizi hatirlayip gecen hafta izledim nihayet ATONEMENT i ve cok cok begendim.
Esimle tekrar izleyecegim...
Bikkinlik gelmisti hep ayni tarz filmlerden.

ekmekcikız dedi ki...

B5ciğim,
Bu yorumunu posta kutumda yakaladım, hemen yazıyorum.:)

Filmi beğendiğine sevindim, benim de tekrar seyretmek istediğim bir film.

Bakalım Oscar'larda şansı ne olacak?
:)