Cuma, Kasım 16, 2007

KEYİFLİ BİR HAFTA SONU OLSUN, HEPİNİZE!


Feist - 1 2 3 4

Bu hafta yazdığım bir seri öğretenkadın yazısından sonra, haftayı kapatırken bu müzik ile keyfiniz yerine gelsin istedim. Daha önce hiç duymadığım bu şarkıyı Simon'un dünkü yazısından öğrendim.

Simon Templar nam-ı diğer The Saint dünkü yazısında diyor ki:
"....Bugün derin bir rüyadan uyanıp radyoyu açtım ve hep dinlediğim, her tarafından pas akan kanalda, başta eski sandığım ama belli ki olmayan 1234 çalmaya başladı. Camera Obscura’ya benzeyen hafif ve hoş bir tarzı ve şarkı kadar sevimli bir videosu var. Diyorum ki biz birbirini tanımayan bir Feist hayran grubu olarak bu dansı biliyor olsaydık. Sonra dans salonlarında, kulüplerde bu şarkı çaldığında bu dansı yapabilen seçkin kişiler olarak ortaya atılıp birbirimize gülümseseydik.."

Bu öneriyi candan destekliyorum, çok eğlenceli bir fikir.
Ya, bir mucize olur da, bir gün gerçekleşirse?


Wordpress'deki saçmalık sürdüğü için size onun blogundan doğrudan link veremedim. Yine de sağ yandaki sütunda tıklanacak yeri bulabilirsiniz. Veya kendisinin önerisiyle eklediğim linki tıklayarak, bacadan girip yazısını okuyabilirsiniz.

10 yorum:

Biyonikkedi dedi ki...

Bir anda keyfim yerine geldi:)))
Sana da iyi hafta sonları ekmekçiKızzzz;)
van tu tiri for.........ehiii

ekmekcikiz dedi ki...

Sana da Biyooo!

Çok neşeli bir şarkı, değil mi?
:)

neolitik hanım dedi ki...

ekmekci kız,

süpermiş şarkı! iyi dansedebilen biri olmak isterdim, daha dogrusu dans ederken nasıl gorundugune kafayı takmadan dans edebilen biri :) ancak cok sarhosken falan olabiliyor bu, onu da ne zamandır yapasım yok.

iyi haftasonları

ekmekcikiz dedi ki...

Neocum,

Hah, işte anahtar cümle o: "dansederken nasıl göründüğüne kafayı takmayan biri" !

Doğrusu, yetiştirilme biçimlerimizden midir, nedir kafayı bu görüntü hadisesine pek takarız. Oysa, müziğin ritmini hissedip, kendini bırakıvermek gibisi yok da, işte kırk yılda bir mi desem?
:)

Fatma dedi ki...

Selam Ekmekçikız,
Bu hafta sonu gecelere akılmıyor gibi öyle mi:))
Videoda iki şey kafama takıldı:)) Birincisi, şarkıcı kızın büstiyeri o kadar harekete rağmen nasıl da öyle kalıp gibi düşmeden duruyor, ikincisi de sayarken neden 6'dan 9'a atlıyor? Yanıtlamanı beklemiyorum elbet, kıllık yapıyorum:)) Ama eğlenceli bir klip ve şarkı, katılıyorum.

Ben aslında sana, şu zeytinli ekmek tarifin için kocaman bir teşekkür için yazıyorum. Kitap klubünün toplantısı dün akşam bendeydi, iki akşam üst üste ekmek yaptım, zeytinli, cevizli, baharatlı... Humusla ve krem peynirle öyle güzel gitti ki ekmekler. Cevizi hamura karıştırdım senin dediğin gibi. Bu zamana kadar pekçok tarif denedim, içi çökmeden yada dışı sertleşmeden, böylesine güzel ekmekler yapmayı başaramamıştım inan. Çok teşekkür ediyorum.
İyi haftasonları sana da.

sumuklubocek dedi ki...

bu sarki son zamanlarda buradaki yeni video calabilen apple ipod reklamlarinda cikiyordu; oradan ogrendim ben de. dilime pelesenk oldu -boyle deniyordu degil mi:)- soyluyor hatta Selim'e bile ogretiyorum :)))

elektra dedi ki...

ekmekçikız, ne çok yorum yazabilirim şu anda. ama saate bak.:) ben hepsini buraya sıkıştıracağım. bir kere bıçak sırtı'nın, nejat'a rağmen şansı kalmadı. elveda rumeli beni benden aldı götürdü. bıçak sırtı'ndan vazgeçtim. ramisss usta'ya bakıyorum ben. tavsiye ederim:)

sonra, o aile içi iletişim vaazlarını veren rehber öğretmenleri maalesef sevemiyorum. . onlara göre her durumda genç ya da çocuk bir vaka. benim çocuğum bütün çelişkilerine, yanlışlarına rağmen vaka değil.insan işte, büyümeye çalışıyor. pamukların arasına koymak bazen de zarar veriyor. steril evlerde büyüyen çocuklarda astım'ın daha çok görülmesi gibi bir çelişkili durum yaratıyor bu yaklaşım. öyle çok küçücük yaşından beri belirli bir uzman tavsiyesiyle yetiştirilen ve o uzmanlarla büyümek zorunda kalan öğrencim var ki benim. bu kısır döngü'nün suçunu uzmanlarda aramaya başlar oldum. doğal davranmak, o anda hata da yapabilmek en doğrusu. hatalı insan nasıl olurmuş görsün bu çocuklar. gelişim bu bence.

sonra ben bu parçada dans edenler gibi kareografik dans ettiğimiz disko yıllarıma giitim. hahahaha, nasıl da eğlenirdik yanyana karşı karşıya dizilip aynı figürleri yaparken:)deneyelim mi bütün bloggerlar? çalışıp çalışıp buluşalım ve milleti ağzı açık bırakalım mı?:)))))))))

nasıl da yazıyorum görüyor musun? özlemişim ekmekçikız. iyisin değil mi? sevgiler...

ekmekcikiz dedi ki...

Fatmacığım,

Afiyet olsun, eline sağlık. Memnun kaldığına sevindim.
O ölçü iyi oldu; malzeme değiştirip, çeşitli şekillerde kullanıyorum. Sandviç ekmeği yaparken de iyi oluyor.
Bugün, o hamurla sandviç yaparken kalıp kullanmayı denedim. Net bir ölçü oluşturunca, onu da yazarım.
:)

"Geceler, aahhh, geceler!" faslına gelinceee; yahu, o iş kırk yılda bir oluyor, nerede öyle her hafta akmaklar filan. Sonra, yerlere yapışır kalırım.
Nerde bende o performans, ohhooo!:)

ekmekcikiz dedi ki...

S.böcekciğim,

Evet, tam öyle söylenir; dilime pelesenk oldu!

Ben de you tube'dan videoya bakarken, i-pod reklamını görmüştüm. Şarkıcı/grup Kanadalı sanırım. Kuzey Amerika'da çok popüler olmuşlar, anlaşılan.
:)

ekmekcikiz dedi ki...

Elektracan,

Haftalık olağan ziyaretine hoşgeldin.:)

Sana, en yakın zamanda tatil ve dinlenme diliiyorum, daha doğrusu dileğimi yineliyorum.:)

Peki, zamanını yerini bulursam, Ramiss ustaya bakayım, bir.

Kızma rehberlere, danışmalara.:)
Her meslekte olduğu gibi, işinin ehli olan da var, olmayan da.
Ben, şanslı olduğumu işinin ehli olanlara rastladığımı biliyorum.

Sen de eğitimcisin; çocukların doğru destek alıp, doğru yönlendirildiğinde hem mutlu olduklarını, hem kendilerini daha iyi ifade ettiklerini bilirsin.

Mesele hatasız, tek tornadan çıkma insan yetiştirme isteği değil. Sorunu olana, içinden çıkacak yol bulamayana nasıl destek olunur, nasıl yaklaşılır, araştırması daha çok.

Bir gün daha derin bir sohbet yaparız bu konuda. Uzun uzun konuşulur, çünkü.
:)