Salı, Ocak 22, 2008

YEŞİL AĞAÇ KIRIĞIYMIŞ

Dün akşamüstü, her Pazartesi yaptığım gibi, okul takımının voleybol antremanına kalan kızımı karşılamak üzere, işten erkence çıktım.
Tam dolmuşa binmek üzereyken, cep telefonum çaldı. Meydan gürültülü, ses kötü geliyor. O hengamede kızımın okul müdürünün adını güç bela duydum. Ardından da, .... antremanda ufak bir kaza....., ........sesini duyun isterseniz......, .......hemşire hanım çatlak olabilir diyor......, .......sizi beklemeden röntgen çektirmeye götürelim, isterseniz..... sözlerini duydum.
Kızımla konuştum, sesi ağlamaklı çıkıyordu. (Sonradan öğrendim, canı yanıyormuş, ağlıyormuş.)
Hemşire hanımla hangi kliniğe götürüleceği konusunda anlaştık.
Kızımın babasını arayıp durumu haber verdim, gel istersen, dedim. Hemen yola çıkıp beni aldı, karşıya geçtik.
Kliniğe ulaşmadan az önce hemşire aradı; röntgen çekildi, sol kolda kırık var, alçıya alınması gerekiyor dedi. Beş dakika sonra doktorla konuşuyorduk.

Doktor, "yeşil ağaç kırığı" bu, dedi. Birazcık yerinden oynamış, yerine oturtup alçıya alacağız, şimdi siz biraz dışarda bekleyin diye bizi odadan çıkarttı.
Kızım, o an bağırmış. Onu duymayalım diye dışarı çıkarılmışız.
Şükür ki, kırık yerine oturtulduktan sonra kazadan sonra sürmekte olan acısı dindi.
Sonra alçı yapıldı. Bir hafta dirsek üstüne kadar, iki hafta dirsek altından olarak, üç hafta alçıda kalacak.
Tekrar röntgen çekildi, kırığın alçı sonrası durumu kontrol edildi.
Sigortayla görüşülüp, muaftı, değildi, faturayı kim ödeyecekti faslı geçirildi.

Okula gidip, kızımın eşyalarını aradık. (Kaza antremanda olduğu, kliniğe şort, tişörtle gelmişti.) Şaşkınlıktan söylemeyi unutmuşlar, sonradan eşyaların kızımı taşıyan okul aracında unutulduğu anlaşıldı.

Eve geldik.
Kızım, akrabalara ve arkadaşlara olayı anlatıp geçmiş olsun dileklerini kabul etti.

Gece biraz ağrısı oldu, yine de uyuyabildi.

Bu sabah hatır sorma telefonlarına cevap verirken keyfi yerindeydi.











Kızım, geçen sene, piyano çalmak istemişti. İki ay kadar ders aldı.
O arada bir gün, yine voleybol antremanında, sağ koluna çarpan hızlı bir top bileğini çatlattı. Bir ay atelle dolaştı, piyanoya veda edildi.

Bu sene de tam gitar resitali sonrası yine spor kazası oldu. Bu durumda, gitar bir süre odanın köşesinde yalnız kalacak.
Sanırım, çiçek kızımın, müzik kariyeri ile spor kariyerini birbirinden ayırması gerekiyor.
Müzik, sporun kazalarına kurban gidiyor, ne yazık ki.



Ya da, en iyisi yavruma nazar boncuğu takayım.


25 yorum:

metin dedi ki...

Çok geçmiş olsun kızınıza Ekmekçikız Hanım.

(Aah ah, benimki spor kariyerini bitirdi müzik kariyeri yapmak için...)

Kardeşkaya dedi ki...

Japon-anne her durumda iş başında anlaşılan :)) Benim tatlı yeğenim bunu da (!) atlatacaktır. Hem kendi deyişiyle "İleride çocuklarına anlatacağı yeni bir hikayesi" daha oldu böylece.

Kardeşkaya

Köşenin Delisi dedi ki...

aaaaa çok geçmiş olsun ya...:(
neyse, daha kötü bi şey olmasın da...

kecilerin cobani dedi ki...

simdi bisii diycem, beni yagdanlik zannedeceksin, (olsun ne yapayim).
birikmis yazilarinin hepsine yorum birakmaya calisirken ilk once bu yazi cikti onume ama okumadim, kronolojik sirayi bozmayayim diye, fakat gecerken 'ne tatli bir yuz bu kim bu, ekmekcikiz olamaz' dedigimi hatirliyorum. Buraya gelene kadar da hizli hizli yorum yazip heman bir bakayim dedim, kizinmis. simdiii, ne guzel gulen, ne guzel yuzlu bi kizin var desem iltifat sanacaksin diye bu girizgahi yaptim. usenmedim, yazdim.
cok gipta ettim, hem spor hem muzik, hem de ikisine kabiliyet!
ilk basta soylemem gerekeni en sona birakip gecmis olsun guzelgulus'e diyecegim. keyfi de pek yerinde keratanin hakketen.
simdi koluna yazi da yazar arkadaslari falan sonra sakla alciyi evin bi tarafinda. oofff..

miso dedi ki...

Ah be ekmekçikız, noooluyo ya. Resmen nazar olmuş şekerleme kızın. Ağrısı sızısı diner umarım bir an önce.

Çoban'ın da dediği gibi muhteşem gülüyor. Güzel kızım, şeker kızım.

marruu

endiseliperi dedi ki...

ekmekçikız, çok geçmiş olsun, çok üzüldüm.

mitmit dedi ki...

Çook geçmiş olsun. Pembe yanaklarından öp benim için. Herşey bir yana tatil boyunca tabu oynamasına engel yoktur herhalde:)Biz sıkı antreman yapıyoruz ona göre, kendilerine iletiniz lütfen!

elektra dedi ki...

aman çiçeğe nazar mı değdirdik hep beraber? canım çiçek çok geçmiş olsun:( bir kaç günn sıkıntısını sonra ilginin dibini bulmak için tüm hızınla şımarıklığını yaşar , yaşasın da. son resimdeki poza ve tutulamayan kahkahaya bittim. dur annesi, tamam, maşallah:)

Elif dedi ki...

Nazara inansam, nazar degdirdik kizcagiza diyecegim. Hay Allah!!! :o(

Ben keman calarken, voleybola ara vermek zorunda kalmistim. Senin kiz gibi degil, bahcede oynuyordur ama onu bile yapamiyordum. Opera yuzunden yapamadiklarim dag gibi kitap olur! Bu isler boyle. Voleybol yuzunden de yapilamayacak bir dolu sey var. Sigara filan. Zaten eksik kalsin.

www.elifsavas.com/blog

Simon Templar dedi ki...

nazar değdirdik bence bal gibi. neyse, böyle birşeyden çıksın, en kısa zamanda da iyileşsin çiçek kızın.

pelin dedi ki...

çok geçmiş olsun, çabucak iyileşir inşallah.

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Dün sabah, kızım, "anne blogunda yazacak mısın kolumu" dedi.
Meğer, son zamanlarda yazdıklarımı okuyormuş.
Peki o zaman gel fotoğrafını da koyalım dedim. Poz vermek komik geldi, kıkırdadı. Ona kalsa, tek fotoğraf yetecekti, ben üçledim.
Sonra, akşam geçmiş olsun mesajlarını okudu. Kendisine ilgi gösterilmesinden memnun oldu, neşelendi.

Çok şükür, kırık iyi oturtulmuş ve alçılanmış olsa gerek, ilk gece dışında ağrısı ve parmaklarında şişme, kızarma olmadı. (Buna dikkat edin demişlerdi.)
Gelecek hafta alçısı dirseğinden aşağıya indirilince, daha da rahat hareket edecek, umarım.

Bu arada sömestr tatili biraz farklı yaşanmış olacak, bu da böyle bir anımız olacak. Kaza bu, çaresiz.

Hepinize, ilginiz için çok teşekkür ederim. Sağolun.

Nazara gelince, olabilir, belki.
Ancak, sizin nazarınız olmaz, çünkü siz kötü gözle bakmıyorsunuz.

gülçin dedi ki...

sevgili ekmekçikız, resital yazısını okuyup ona sonra yorum yazarım diye düşündüm, yorum yazamak için açınca bunu gördüm, hay allah ya. çok geçmiş olsun, dilerim çabucak iyileşir :)

sevgiler

neolitik hanım dedi ki...

ekmekci kız,

gecmis olsun, cabucak iyilesip eskisi gibi olsun insallah..

biz cocukken alcının uzerine imza attırmak diye bir sey vardi :) halen yapılıyor mu merak ettim.. bir arkadaşın kırık kolu üzerindeki alçı, alınana kadar saçma sapan bir sürü imza, not vs dolmuştu.

ayçobanı dedi ki...

Çok geçmiş olsun!! Başka şanssızlıklar yaşamadan istediği serbest zaman kariyerlerini gönlünce yapabilmesini diliyorum.

Not: Annem senin poaçalarla bizi sabah akşam beslemekte!! Fena müptelası olduk. Kilo alıp dönücem bu gidişle!! Dediğine göre hamsileri de senin önerinle yapmış gizli hayranın ve meslektaşın, annem :))

B5 dedi ki...

Bu guzel kiza gecmis olsun dileyim kolundaki alciya bir yazi yaziyorum, aslinda resim cizerim ama ;)
Hic onemli degil, baska agir kaza olmasin. Sadece caninin yanmasina uzuldum ama. Diger isleri istedigi yerden devam eder.
Benim koltukdegneklerim vardi, voleybol takimindaydim, bacakla az alakasi var ama piyanoya da devam ettim (rezalet nota okurum), bu yasimda hala da dans ediyorum ;)
Bu kiz tam yesil dal, eskisinden saglam olur ;)

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Bir günlük ev tatilinden sonra, çiçeğim okula gitti.

Üstelik dün okulda onların sınıfının sorumlu olduğu bir kermes vardı.
Kermes, sayısı çok azalmış olan telli turnaları koruma desteği için yapılmıştı.

Bizimki tek koluyla satışta kullanılmak için bir dolu eşya ve benim yaptığım bir çukulatalı keki götürdü.
Akşam, "anne, öğretmen kekin fiyatını ucuz koydu, hepsi hemen satıldı" diye anlatıyordu. Keki tadan kuzenleri ve abisi, bunları 3 liradan satın demişti, oysa öğretmeni 1 lira olsun demiş.:))
Gerçi bu fiyat belirlemesinde, tadıcıların tarafsız olmamasının payı var, şüphesiz! :))

Bugün karne öncesi son gün.
Karne günü, serbest kıyafet giyeceklermiş. Hazırlanması daha kolay olur, böylece.

Tek tek cevaplayacak zaman bulamadığım için özür diliyorum.
İlginiz ve iyi dilekleriniz için çok teşekkür ediyorum.
:)

Mademoiselle dedi ki...

Cok cok gecmis olsun. Sporcumuzun kolunun cabucak iyilesmesini ve acisinin dinmesini dilerim.

sumuklubocek dedi ki...

Gecmis olsun diyorum ben de. Fotolardan hal hatir sormanin onu memnun ettigi anlasiliyor.
Gozlukleri ve guler yuzuyle kendime benzettim ben kizini :)))

şule dedi ki...

ah canım ya, çok çok geçmiş olsun. ne de güzel gülmüş ve ne aydınlık bir yüz ifadesi bu, kırık kola rağmen...öpüyorum...

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Bugün karne günü!

Tüm çocuklara iyi tatiller olsun!

İyice dinlensinler, dinlenelim ki ikinci dönem de gelip geçiversin, kocaman insanlar olsun, mutlu olsunlar.

:))

TalismanDiyette dedi ki...

Ekmekçikızcım, canımm,
Kaç gündür şuraya "geçmiş olsun" yazcam bir türlü yazamadım çook afedersin..
Geçmiş olsun küçük hanıma..
İki çocuğunun da çok tatlı gülümsemeleri, aydınlık yüzleri var, sakın yağcılık olarak alma ama ben onları çok iyi yetiştirdiğini düşünüyorum.. Ellerine sağlık. :)
Öpüyorum seni de küçük hastamızı da..

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Yahu Arkadaşlar!

*Çoban ve Talis,

Önce şu yağdanlık-yağcılık konusunu halledeyim.
Olur mu hiç öyle şey; çok hoşuma gidiyor sözleriniz, koltuklarım kabarıyor.
Biraz da mahcup oluyorum; hay allah, şimdi sanki mecbur tutuyorum, geçmiş olsun desinler, güzel çocuklar desinler filan gibi.
Ben, çocuklarımı biliyorum.
Siz olmayan bir şeyi söylemiyorsunuz. Onlar, sahiden güler yüzlü ve pozitif çocuklar. Öyle olsunlar diye uğraştım, hep. Onları hiç görmemiş izlerden böyle fotoğraf aşırı duyduklarım, beni çok sevindiriyor.

Aynı sözleri tekrarlayıp sizi bunultmamak için sözlerinizi tek tek cevaplamadım, kusura bakmayın.
Şimdi, hiç değilse adınızı anayım diyorum.

Metin Bey, Deliciğim, Çobanım, Misopisi, Perikızı, Mitmitcim, Elektragülüm, Elifcim, Aziz Simon, Pelinciğim, Gülçinciğim, Neocuğum,
Sevgili Ayçobanı ve sevgili annesi, B5ciğim, Matmazelcim, S.böceğim, Şuleciğim, Talisciğim,

Sağolun.

:))

Biyo dedi ki...

Ya ekmekçiçız önce kocamanıdan bi geçmiş olsun.benim avişde burnunu çatlatmıştı.O zaman "iyi ki yeşil agaç kırığı değilmiş"dedi doktor,film çekildi"yeşil ağaç kırığı"dedi salak!
-"Ama korkmayın tam kırık değil" dedi,bende dururmuyum hiç,ilerlettim

-"doktor bey şimd diyeceksinizki- tam kırıkmış ama üzülmeyin burun yerinde"
"Burun düşecek ama üzülmeyin yeri boş duruyor hala,tahta burun takar adınıda pinokyo olarak değiştiririz"
Hahhaa

Yaw ekmekçiÇızım ben bi sandaviç oğlan var sanıyordum sende:/O da mini mini bişeydir derken bu koca kızda nerden çıktııııı?Çabuk açıkla,seninle ilgili her gerçeği öğremnek istiyorum nihahhahhaaa

:)

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Ha ha ha!
Bi kere, sandviçoğlan kocaman; abi o!
Hem de lise öğrencisi, hadi yaşını da söyleyeyim, 15,5!
Kırıkolluçiçek küçük olanı ve 10,5 yaşında.
Dahasını sorma, yaşımı söylemem, Biyo. O kadar!
:))