Salı, Şubat 12, 2008

EVLERİNİN ÖNÜ BOYALI DİREK

Dedi ki kardeşim, bir de entellektüel geçinirsin, söyliycem herkese onu dinliyor diye.
Dedim ki, söyleee, zaten ben de bloga koyacaktım.
Dedi ki kardeşim, ee pes yani, abla!
Dedim ki, bak şimdi kızına da dinleticem, o da sevecek.

Sonuç:
Kardeşimin esefle kınayan bakışları altnda, yeğenim dinleyip oynamaya başladı.

Konu şu aşağıdaki videodaki şarkı idi.
Henüz duymadıysanız, dinleyin, fikrinizi söyleyin.

Ne var?
Hem yeni bir yorum, deneme bu, hem de fıkır fıkır.

Daha ne olsun?


21 yorum:

şule dedi ki...

Aaaa, kardesin bana da kizacak herhalde ama ben de seviyorum bunlari. Fıkır fıkırlar. Bi de yeni ve degisik bir sey denemisler. Guzel de yapmislar bence :) Ama cd'lerini pek tutmadim dogrusu (sarkiyi begenip cd'yi de almistim yani :P)

ekmekcikız dedi ki...

Şulecim,
Doğrusu, ben diğer çalışmalarını dinlemedim. Değişik ve eğlenceli bir deneme.
Bu videodaki ses, kayıt nedeniyle çok iyi değil. Bunu, kim oldukları ve neler yaptıklarını da anlattığı için seçtim.(Uzun yazmak yerine tembellik yaptım, kısacası.)
:))

elektra dedi ki...

ekmekçikız, bu türkünün şappi şappi versiyonundan, euuuuwwwwlerinin önü diye başlayan versiyonlarından daha iyi en azından valla:)

Simon Templar dedi ki...

aa, çok güzel. flamenko/alaturka karmasından çok türkçe flamenko denemesi demek lazım. çok hoş olmuş. abacı da beğenmiş belli.

ama bunun entellektüel geçinmekle ne ilgisi var ki? entellektüeller hep wagner, şostakoviç filan mı dinlemeli?

Simon Templar dedi ki...

çavdar'anımcım, onu dinlerken bir de buna rastladım. şarkı, temposunu havasını daha iyi bulmuş sanki böyle seyirci katılımıyla.

ekmekcikız dedi ki...

Elektracım,
Bence en iyisi klip gibi çekilmiş olanıydı da, bunu açıklamalı diye tercih ettim.
Kardeş hiçbirini tercih etmiyor, o ayrı mesele.:))

ekmekcikız dedi ki...

Ay yok Simon, Wagner Şostakoviç ilk tercihlerim değil.:)

Ben, daha hercaiyim kardeşime göre, yeni olanı denemek eğlenceli gelir. O klasik denince "klasik" olanı anlar, yenilik meraklısı değildir.
Bir de yeni öğrendim; bizimki zaten flamenko dinlemeyi sevmezmiş, sadece seyretmek istermiş.
:)

Kardeşkaya dedi ki...

Şimdi bir konuya açıklama getirmek lazım! Ben yanık yanık bağırmaların hiç ama hiç birinden hoşlanmam. Bu "averajın üstünde olma" durumundan da kaynaklanmıyor, sadece tahamül edemiyorum. Ayrıca sevgili yeğenin sanırım senin onu !f'e götüreceğini de dikkate alarak dinlettiğin "şey" ile oynamaya başlamıştır. Eve döndüğünde bu konudan hiç bahsetmedi de:))

Kardeşkaya

Adsız dedi ki...

Sefardik mi yoksa Endulus baglarimizi mi deprestiriyor bilmiyorum. Fakat, bir seyleri kimildattigi suphesiz..

Oglan (Berk) biraz daha, bir kac sene daha calismali. Sesi ve uslubu henuz insaat amelesi seviyesinde bile sayilmaz.

Kiz (Oyku) ses ve tavir acisindan fena degil. Henuz butun albumu dinleyemedim ama dinlediklerim kadariyla Boyali Direk en iyi (hatta tek) parcasi sayilabilir.

Kisacasi, ozel repertuar gerekiyor bu ikiliye. O da cok zor.

Bu arada, bir youtube kilipi ile meshur olmak olsa olsa boyle ozel soyadlari olanlara nasip olur...

metin dedi ki...

"Ben yanık yanık bağırmaların hiç ama hiç birinden hoşlanmam. Bu 'averajın üstünde olma' durumundan da kaynaklanmıyor, sadece tahamül edemiyorum."

Aynen.

(Ayrıca son yorumcu beye de mahsus selam ederim.)

ekmekcikız dedi ki...

Canım kardeşim,

!f yüzünden diyorsun, ha!
:(
Bence değil. Sen, sevgili yeğenimin, bu şarkıya karşılık olarak bana ne videolar dinlettiğini görsen, neden "oynama"yı konu etmediğini anlardın ya, neyse...
:))
"Hain" Teyze iftiharla sunar!
:)

ekmekcikız dedi ki...

İsimsiz (Bey) hoşgeldiniz,

Metin Bey selam gönderdiğine göre, sizi tanımış. Ben bilemedim, kusura bakmayın.

Albümlerini alıp dinlediğinize göre, sizin de ilginizi çekmiş olmalı. Bu durumda, özel repertuar gerekliliği, konusundaki yorumunuz doğru olmalı.

Bir ufak itirazım var, Berk'in söyleyişinin "amele" çağrışımı yapması, flamenkocuların söyleyişini kullandığı için, bilerek yapılmış olmalı diye düşünmüştüm. Onlarda öyle, adeta kulak tırmalayarak söylemez mi?

ekmekcikız dedi ki...

Metin Bey,

İşte biz böyleyiz, kardeşimle.
Pek uyuştuğumuz söylenemez.
Ama, herkes kendini ve karşısındakini bilir, illa ki diğerini kendi tarafına çekmeğe kalkmaz.
Böyle olunca da, hem birlikte olabiliriz, hem sınırlarımızı biliriz.
:)

Ses verdiğinize sevindim.

SekerPembe dedi ki...

Ben de yorum yapcam, ben de ben de.

Sevmistim basta turkunun bu duzenlemesini ama Istiklal Caddesinde oyle cok caldi oyle cok caldi ki, bir gun kizin sesi kulagima Yildiz Tilbe gibi gelmeye basladi (ses donusumu diye bisi var mi fende?). Ayni gunun aksami da Beyaz Show'da fena halde simarik tavirlar sergileyince bu kiz (inatla da adini zikremtmiyorum, niyeyse), buzzzz gibi sogudum kendilerinden. Artik sevmiyom. Basta sevmistim ama...

ekmekcikız dedi ki...

Ben o kadar çok duymadımsa da, son günlerde daha çok taksilerde rastlıyorum. Daha doğrusu taksicilerin dinlediği radyo kanallarında çalınıyor.
Çok seçkinci bir yaklaşım mı oldu, bu? :))

Bir ara, İstiklal Caddesinde, Angeloupoulos'un "Arıcı" filminin müziği hiç durmaksızın çalınırdı. Çok hoş bir melodiydi, ama, Beyoğlu'nda her sokağa çıkışta duyunca sinir olmaya başlamıştım; "Beyoğlu Marşı" diye adlandırmıştım, kendimce.
:)

Lilium Bosniacum dedi ki...

ben bunu çok seviyom da.. doldurdum martinimi daha da güzel... çocuğun sesi öyle ahım şahım sayılmaz ama hissettiği kesin söylediğini... teknik ve uskup ve gerisi için yorum yapacak kadar bilgili değilim ama nacizane fikrim iyi oldukları yönünde... buralardayım evet(not düşeyim dedim:)

ekmekcikız dedi ki...

Liliumcum,

Doldurdum Martinimi, sizin o tarafların türküsü müydü?
Belki, ondan mı daha yakın geldi.
:))

Ben, bu çocukların bu işi kafaya takıp, eğitim de alıp, öyle ortaya çıkmalarından etkilendim.
:)

kecilerin cobani dedi ki...

I-ıh. Ben bu kombinezonları sevmiyorum. türküyle flemenko, hülya avşarla entellektüel ve şostakoviçle çoban. Tabiatlarına ters...
(pek)bilmiş çoban-

ekmekcikız dedi ki...

Olsun, Çobancım!
Yalnız değilsin.
Bakınız kardeşim, bakınız Metin Bey,...
Ben ise, karışık olabilir, sade olabilir, yeni olsun, denensin, bir de öyle bakalım, ne var yani takımındanım.
Tamam, serbest herşey!
:))

kecilerin cobani dedi ki...

ekmekciimkizciim, ben de yeni olsun, denişik olsun, yapsinlar bakalim takimindanim aslinda ama naapim begen(e)medim. sifirdan çizmedim, baktim çizdim..
yalniz şostakovic ve hulya avsar kombinezonlarina da baktim vallahi, onlari da oturtamadim, o yuzden klasifikasyon eş oldu, içerik itibariyle diil yamnederim... .)

ekmekcikız dedi ki...

Canınız sağolsun, Çobancıım.
Zaten, bu gece siz beni müzikman biraz çizdiniz, Tom Waits filan, diyorum.
:)