Cuma, Ağustos 22, 2008

İLAN EDİYORUM: DEPRESYONDAYIM!

Sıkıldık, kabak tadı verdi, ikide bir sıcaktan şikayet de neyin nesi filan demeyin.
Sıcaktan b-u-n-a-l-d-ı-m.
Ziyadesiyle depresyondayım.
Şu anda tatilde olanları, suda, serin bir yerde, rahat nefes alabilenleri hiç tabiatım olmadığı halde kıskanıyorum.
Bugün, arkadaşlarımla mailaşırı yaptığım eğlenceli dedikodu bile işe yaramadı.
Eyy siz kışın depresyona girenler, ben gibi az sayıda insancağızın da sıcak yüzünden bunaldığını bilmiş olun.
Güneş görünce kaçıyorum bu günlerde. Isınan beton yapılar yüzünden ev içleri yaşanmaz hale geldi. Şakır şakır bir yağmur yağsın diye duacıyım.

Ah! Bahar aylarının cıvıl cıvıl güneşi, kış aylarının insanın iliğini kemiğini gevşeten dost güneşi, sonbaharın bulutları arasından çıkıveren puslu güneşi nerdesiniz?
Şöyle bir dünya istiyorum: Günün yarısı aydınlık geçsin, hava sıcaklığı 24-28 derecede dolaşsın, arada hafif esinti olsun, eh peki, arada yağmur da yağsın.
Çok mu?

.

12 yorum:

Arzu Çur dedi ki...

Eyvah! Olacağı buydu işte, getti kızımız gettiii:)

Kıyamam sana. Tamam, ben de serinlik istiyorum artık. Oldu mu?

zeynep dedi ki...

Merhaba Ekmekçikız,

sahiden de normalde millet kışın depresyona girerdi değil mi. İnanın sizinle aynı durumdayım. Güneş ışığı görmek istemiyorum artık. Klima sersemi olmaktan bıktım.

Yağmur istemek elbette hiç çok değil. Dahası ben kar kış ister oldum. Hayatımda ilk kez kışı özlediğim bir Ağustos geçiriyorum. Üşümek özlenir mi yahu, ben valla özledim : )

elektra dedi ki...

ekmekçiiiiim:((( ben de ben de ben de... hem depresyondayım, hem yangınlardayım, hem hafakanlar bastı... dün gece hakan'ı uyardım valla. sen istersen başka yerde yat, ben bu gece cinnet geçirebilirim diye:(allahım üçüncü sayfalara haber olacağım yakında yahu:(((( yağmuuuurrrrr istiyorum, hatta arsızım, zıvanadan çıktım, direkt kar istiyorummmmmmm....

ekmekcikız dedi ki...

Hah, şöyle Arzu Hanımcığım!
Bu sıcak sizi de yola getirdi madem, eh, bekleriz artık.
:))

ekmekcikız dedi ki...

Zeynep, merhaba!
Sizi "soğuk yemek"ten tanıyorum, değil mi?

Valla, aynı fikirde olmanıza pek sevindim, sıcak karşıtı yandaşlarım artıyor.
:))

ekmekcikız dedi ki...

Elektracııımmm!
:))
Aha da bir an önce sayın ablanız ilen kulaklarınızı çınlattık ve de dedim ki, "bu havada bu hızlandırma saçmalığından ne verim alacak ki, bu dersaneler?"
Yani, sana kolaylıkların en kralını diliyorum, en sulu tarafından, hem de...
:)

zeynep dedi ki...

Evet! Siz beni "soğuk yemek"ten ama, ben sizi hayli zamandır okurum. Bir de hep söylemek istemişimdir; isminiz sıcacık, samimi tabii ki yazılarınız da...

ekmekcikız dedi ki...

Ne kadar hoş sözler bunlar! Zeynep, teşekkür ederim, çok.:))
Keşke, ben de sizin blogunuzu okuyabilseydim, ancak, erişim yok sanırım.(?)

zeynep dedi ki...

Sevgili Ekmekçikız,

ben teşekkür ederim. Bloguma gelince, Obli Bey'in çok beğendiğim
tanımıyla bir "blog-intiharı" ile yok ettim. O sıralar Jim Morrison'ın ruhuyla fazla haşıneşir olmuş olmamla ilgili olduğunu düşünüyorum:)

Hem size bie sır:) verebilir miyim. Yakında çoluk çocuğun okulu başlayıp, hayatımız eski düzenine girince, küllerimden yeniden doğmayı pek bi istiyorum:)

Sevgiyle...

ekmekcikız dedi ki...

Flaş, flaş, flaş!
Diye ünlemler atıp, yaz sıcağına neşe getirmek arzusundayım. Çünki, "blog intiharı"nın ardından "küllerden yeniden doğuş"un gelmesine çok sevindim.
Harika!
:)

zeynep dedi ki...

Neyse ki insan sadece bir kez intihar edebiliyor. Sanki bu defa ki dönüş ölümsüzlük gibi bir şey olacak:))

Bak şimdi, canım vallahi heyecanlandım:)

ekmekcikız dedi ki...

Ölümsüz!
Bekliyoruz. Aynı heyecanla...
:))