Cuma, Kasım 14, 2008

EVCİLİK


Yukardaki resim aldı beni, çook uzak geçmişe götürdü.

Kardeşim bugün okul arkadaşlarıyla kısa bir geziye gitti. Gezi kısa, yol uzun.
Resmi görünce onu hatırladım ve burnumda tüttü, özledim.
Küçükken, kardeşimle en sevdiğimiz oyunlardan biri, üstünden örtü sarkıtılmış orta masasının altına girmek, yanımıza çeşitli eşyalarımızı almak ve annem yemeğe çağırana kadar, ya da aramızda bir maraza çıkana kadar, o bizim özel küçük yuvamızda oynamaktı.

Dilerim, yukardaki resimdeki teyzecikler gibi şen şakrak yaşlılar olup, tepemize örtüyü çekip oyunlar oynarız, o vakit gelince.

.

17 yorum:

zero dedi ki...

Bir fena oldum şimdi ben de. Acaba böyle masaların altına girip etrafına örtülerle korunaklar çevirip evcilik oynamayan kız çocuğu var mıdır? Varsa şimdi bir de bu keyfi yaşayamamış olmalarına mı üzüleyim?
Nasıl güzel bir resim! Masanın üstü kitaplarla dolu. ve bir lale buketi... altında iki ihtiyar çocuk, belki 70 sene öncesini yeniden yaşıyorlar, sanki dünmüş gibi... dedim ya, bir fena oldum.

Ekmekcikız dedi ki...

Zerenciğim,
Yoktur değil mi? Yani, böyle ev eşyasıyla yapılıvermiş evciklerde oyun oynamamış kız çocuğu, diyorum.:))
Bayıldım ben bu ihtiyarcıklara, bayıldım.
:)

Büşra dedi ki...

Mrb,resme bayıldım,içimde korkunç bir özlem duydum ama bu özlem yaşadıklarımı tekrar yaşamak değil,ben hiç evcilik oynamadım,hiç sokağa çıkmadım onun için bu özlemem...

Simon Templar dedi ki...

belki birazdan bir maraza çıkar aralarında:)
kızılhaç'ın yaşlılar konukevi afişi galiba.

elektra dedi ki...

masa altlarında oynadım mı hatırlamıyorum, ama sokağın başından sonuna yayılankilimlerin üzerinde, evden kaçırılmış gerçek nesenelerle evcilik oynamışlığım var sokakta. gün boyu evden bir şeyler çıkararak oyun kurulur, kurulma işlemi bittiğinde akşam olur, geri toplanır. pratik değil anlayacağın, ama uzun, sıcak yaz günlerini çekilir kılar:)

kardeşceğizin güle güle gitsin gelsin:)

zeynep dedi ki...

Kızkardeşimle ikimiz yaşlanınca aynen böyle olacağız kesin. Hayatımda sohbet ederken bu kadar eğlenip güldüğüm başka kimse olamaz.

zeynep dedi ki...

Sevgili Elektra ahh o kilimin üstünü nasıl donatırdık. Akşam yorgun argın (saatimiz akşam ezanıydı:) eve sürüyerek eşya taşımak, bazılarını anne görmeden gizlice dolaba sokuşturmak.

Annemin en sevdiği tabak çanağın içine çamurdan pastalar yapıp arkadaşlarıma servis etmişliğim var:)

Bir de tüllerimiz uzundu o zamanlar, yerlere kadar. ona sarınıp gelin olurduk:)

şule dedi ki...

hos bir resimmis cidden. evcilik oynamayi sevmesem de, salondaki buyuk masanin alti benim siginamdi. oraya girer, tek basima saatlerce hayaller kurar ya da arabalarimla falan oynardim. hala severim gerci boyle kendime ait kucucuk mekanlari.
dilerim kardescagizinla ilerde de girersiniz masalarinin altina. yaninizda soyle torunlar olsa daha da eglenceli olur hatta :)

Ekmekcikız dedi ki...

Büşra hoşgeldiniz!:)
Çocukken, yeterince keyifli zaman geçirmemiş veya geçirememiş olmak, üzücü.:((
Yine de, şimdi yaptığınız güzel, oyuncaklı işlere baktım da, biraz o eksikliği gideriyor gibisiniz. Öyle değil mi? :))

Ekmekcikız dedi ki...

Simoncum,
Maraza her hal ve şartta kesin çıkar.:))
Dikkatinden hiç kaçmamış, sen söyleyince baktım, ben de. Bunlar bir seri eğlenceli afişti, kaynağını bilmiyorum, doğrusu. Bir-iki tanesini daha ekleyeyim, onlarda da sokakta dans eden, ağaçtan elma yürüten aynı keyifli tipler var.

Ekmekcikız dedi ki...

Elektracığım,
İlk çocukluğumuzdaki ev, Orta Anadolu kasabasının ana meydanı, yolu gibi bir yerde ve ikinci kattaydı. Dolayısıyla, özellikle kışın sokağa filan çıkılamıyordu. Oyun yerinin evin masasının altı olması o nedenle.
Bizim bahçeye sokağa yayılmamız Bursa'ya yakın kasabadaki çocukluğumuzdadır. O kadar unutulmaz zamanlar geçirdik ki, orada...
:)

Ekmekcikız dedi ki...

Zeynepcim,
Senin de mi kızkardeşin var?
Ne güzel!
:))

Biz de tül perdelere sarınır veya altından geçer gelin olurduk. İyi ki o dandik kornişler kafamıza düşmemiş, yani.:P

Ekmekcikız dedi ki...

Şuleciğim!
Arabalarınla mı oynardın?

Size "Şoför Nebahat" deyebülür müyüz abula?
:)))

Gelecek planlarımızda yalnız değiliz. Geçen sene konuşmuştuk bir ara, belki hatırlarsın; kendimiz için bir yaşlı kızlar evi kurup eğleneceğiz, diye. :)

şule dedi ki...

aaa, buyrun deyin efendim, ne demek...esram beni oyle cagirir zaten kimi zaman. bir de siz katilin bu kervana :)
ben, daha once de anltamistim ya, arabalari, sliahlari ve serif rozetleri olan bir kiz cocuguydum hayatim. dolayisi ile masanin alti evcilik mekani degildi benim icin. bir tur garajdi :)))

yaa, kuralim su yaslilar evini gercekten ilerde. 30'umuzda komun hayati yasayamadik, 70'simizde yapalim bari :P

Ekmekcikız dedi ki...

Anlaşıldı, Nebahat abla!
:))
Hımm, tamam garaj! Olabilir, tabii ki.:))

miso dedi ki...

İçim ezildi ekmekçikızcım. Ben de Burcuyla böyle olmak istiyorum. Ve tabi o da istiyor :)

marruu

Ekmekcikız dedi ki...

Misopisim,
Şimdi uzak düşmüş olsanız bile, bunun daha kaç yıl sonrası var. Daha çok zaman birlikte olacaksınız, içini ferah tut.:))
Ayrıca, şu bizim "yaşlılıkevi" projemiz de var. Orada hepimiz birlikte oynarız.:P