Cumartesi, Kasım 22, 2008

YETİŞEMEYECEĞİM DİYE ÖDÜM KOPTU!

Bugünümü okuyunca muhtemelen "deli, bu!" diyeceksiniz.
Zaman zaman, ben de hafifen sıyırmaya başladığımı düşünmüyor değilim. Henüz eksiklerim var, çalışıyorum, azimliyim.

Sabah, bir koşu berbere gidip saçımı ütülettim. Amaç sıcak rüzgarlı ütüden ziyade, saçımı yıkatmaktı. Malum, apartmanda büyük tamirat var, kalorifer ve sıcak su, mafiş.
Ardından, anneme haftalık olağan hafta sonu kahvaltısı yapma ziyaretimi eda ettim.
Arada, tamir işleriyle ilgili durumu kontrol etme turu yaptım.
Bilahare, dün akşam iki arada bir derede yapmış olduğum elmalı keki paket edip, kitap kulübümüzün ilk toplantısına gittim.
Toplantı iki saate yakın sürdü, çok tatlı insanlarla tanıştım. Ne okuyacağımıza karar verdik, çay içtik, sohbet ettik.
Bi koşu eve döndüm. Tamirat gelişmesine nezaret edip, "akşama yağmur, yarın kar geliyormuş, bu iş bugün bitecek değil mi" yalvarması yaptım.
Annem için, sağlıklı sebze çorbası icat ettim ve pişirdim.
Okul gezisindeki oğlumu aradım, babaya gitmiş kızım beni aradı; telefonlaştık.
Bir müddet yine ustaların başında dikildim, "nerelisin, hemşerim" muhabbeti yaptım ve "apartmanınızın kalorifer tesisatı pek kötü yapılmış, siz bunu yeniden yaptırın, biz iyi yaparız" münazarasına katıldım.
Annemi çaya çağırıp, ilgi ve şefkat gösterdim ki, işi bir saatten önce bitiremeyecekleri belli olan ustaların başında dikilsin ve ben yola çıkıp karşıya geçebileyim.
Sonra, bu planımı uygulamaya koydum.
Arkadaşımla buluşup, deniz yolu fırtına tarafından engellenmiş olduğundan (iskele battı yahu, ne acayip!) dolmuşla sıkışık trafikte karşıya geçtim.
Yolda, tamirat ekibiyle telefon konuşmalarına devam ettim, bir yandan.
Konser ve de yağmur başlamadan CRR Konser Salonuna ulaştık. Fuayedeki "Türkan Şoray'ın Film Kostümleri" sergisini dolaşıp, eski filmleri andık.
Ve de, şu konseri dinledik. Enerji dolu, harika bir müzik keyfi yaşadık.
Şansımıza, çıktığımızda hem yağmur durmuştu, hem de karşıya geçen dolmuş-taksi vardı.
Evde, ilk kontrol ettiğim şey ısı oldu. Borularda hava olduğunu gösteren foşurtulu sesler çıkarsa da kalorifer yanmaya başlamıştı.

İnanın, yarın kıpırdamaya niyetim yok. Öööle oturacağım.
Sanırım!




Dinlediklerimizden, tadımlık.

.

10 yorum:

şule dedi ki...

gülümsedim hizli gecen gununun hizli ozetini okurken :) konser deyince linke tiklamadan ne konseri oldugunu bildim ve "eh neyse en azindan arkadasim izlemis" diye kendimi avuttum :) ben haftalar onceden biletleri alinmis candan ercetin konserindeydim o sirada. bu yuzden de son hafta haberim olan nigel kennedy'yi cok fena kacirdim...

Ekmekcikız dedi ki...

Aaa! Ne sürat, çok çabuk teşrif buyurmuşsunuz, Şule Hanımcıım! :)))

İki haftadır, sevgili bir okul arkadaşımın kıyağı sayesinde, süper konserler dinliyorum.
Size haber veremememin sebebi, benim yancı oluşum.
Hem, senin konser de hiç fena değildir, sanırım.
:))

elektra dedi ki...

deli bu:))

bak hava ne güzel, sen dün geceki kararlılığında mısın hala. çıkmayacaksı mısın? hiç sanmaaam:) deli bu:)
valla dersiniz dedin diye diyorum:)

Sndrfknella dedi ki...

Helal olsun diyorum :))))

Ekmekcikız dedi ki...

:)))
Çıktım, çıktım dışarı. Ancak, sadece market alışverişi için. Sabah kalkıp, havayı güneşli görünce çok mutlu oldum ve bugünlük onunla yetindim, Elektracım. Çünkü, yine, çeşitli ustalarla muhabbet sürdü. En son yarım saat önce marangoz gitti. Ayy, ay!

Ekmekcikız dedi ki...

Ne hoş, arada Sndercim gelmiş! :)))
Benden de size, mersilerden bir demet efenim! :))

Arzu Çur dedi ki...

Vallahi tüm samimiyetimle "helal olsun" diyorum. Sanal altın huni takdim ediyorum. Küpelerini bizzat ben takmak istiyorum.

Maaşaalllaaahhhh benim arkadaşıma bre.

Ekmekcikız dedi ki...

Arzucum,
Altın huni ve küpeler için çok teşekkür ederim.:)
Peki sorarım sana; küpeler de altın mı? :))))

Arzu Çur dedi ki...

Eee.. üüüüü:) Bilahare konuşalım bunu:)

Ekmekcikız dedi ki...

Arzu bak, inan gümüş de olabülür, sen zorlama kendünü!
:PP