Çarşamba, Aralık 03, 2008

ANSİKLOPEDİ OKUMAK

Yıllar önce bir hanımefendi tanımıştım. Bir kaç zaman önce, çok yaşlandığı için, bu dünyayı terk etti.
Bu eski İstanbul hanımefendisi, on seneden fazla zaman, sadece aynı yatakta yatıp, yanıbaşına yığdığı ansiklopedi ciltlerini defalarca, tekrar tekrar okur ve sigara içerdi. Bu garip alışkanlığı, çoğu kişiye tuhaf gelirdi. Ben yagırgamazdım.

Meydan Larousse yayınlanmaya başladığında, fasiküller halinde satılıyordu. Aklımda kalan, fasiküllerin her hafta çarşambaları yayınlandığı.
Babam, eve gelirken getirirdi, hemen karıştırır, maddelerine sırayla bakardım. Bir kaç cilt bu şekilde alındı. Sonraları, her bir cildin fasikülleri tamamlanıp bittiğinde gönderilmek üzere bir abonelik sistemi oluşturulmuştu. Bu defa, postadan çıkacak ansiklopedi paketini maddelerine göz gezdirmek, resimlerine bakmak için beklemeye başlamıştım.
Yıllar boyu, ders çalşırken veya merak ettiğim bir soru aklıma geldiğinde larus ciltlerini karıştırdım, durdum.
Ciltlerin üstündeki, o ciltte hangi harfler arasına ait bilgi bulunduğunu gösteren tuhaf bölümlenmiş harf dizilerini ezbere bilirdim; -dübr/gari-, -mono/peda-,... gibi.

Çocuklar okula gidip, ödev yapmak için araştırma yapmaları gerektiğinde, eski günlerdeki alışkanlığımla ilk yaptığım, ansiklopediye bakmaklarını önermek oldu.
Heyhat!
Ne ansiklopedisi, ne kitabı?
Bizim bebelerin nesli internet kuşu oldukları için, benim önerilerime kulak asan olmadı. Arada, "değişik bilgi bu, okuyun" diye ellerine tutuşturduklarıma da yüz verilmedi. Keyifleri bilir.
Yıllarını sadece ve yalnızca ansiklopedi okuyarak geçirmiş bir insanın varlığını bilsinler, unutmasınlar istedim.





.

16 yorum:

serpil dedi ki...

Şimdi annemin evinde duruyor eski ansiklopediler,mesela örgü ansiklopedisi bile var çok şık ciltleri,sonra sağlık ansiklopedisi var,gidince ilk işim onlara bakmak olacak,evet internet hızla değiştirdi hayatı.Bizim nesil için ne kadar bildik bir şeyse çocuklar için o kadar anlamsız ansiklopedi kavramı.Bir ara gazeteler de verirdi ve büyük sabırla kuponlar biriktirilirdi,yazını okuyunca neler hatırladım bak :)

Ozan K. dedi ki...

O'nun varlığını bilmek güzel, bilinebilir ise.

elektra dedi ki...

bir yaşlandık artık idrakiyle okuduğum yazı daha efendim:)
ben hala bayılırım ansiklopedi karıştırmaya. uzun sıkıcı tatillerde karıştırırdım çocukken. en çok beyaz yeşil ciltli bir sağlık ans.'i vardı, hastalıklar,korkutucu fotolarla konmuş, bakara bakar içimi karartırdım:) delimiy mişim ki?:))

Ekmekcikız dedi ki...

Serpilciğim,
O zamanlar kupon kupon ansiklopediler biriktirilirken, hiç bilinir miydi bir gün bunların yüzüne bakan olmayacak diye? Çeyiz gibiydiler, valla.:))

Ekmekcikız dedi ki...

Ozan K. hoşgelmişsiniz.
Bilinebilirse güzel, diyorsunuz. Öyle anladım.
:)

Ekmekcikız dedi ki...

Elektracım,
"Yaşlandık" idrakinden çok, "bir zamanların hikayesi" düşüncesiyle yazmıştım.:))
O zamanlar, ansiklopedi karıştırmanın -ki, başlığı "ansiklopedi karıştırmak" koysam daha uygun olacakmış- bilgi açlığına tek çare ilaç olduğunu düşünüyorum, delilik değil.
:)

Ozan K. dedi ki...

Her durumda güzel de, işte bilebileceğimiz kadar... demek istedim.

Ama "ansiklopedi karıştırmak" denince, onu öyle kesinlikle biliyorum ki, birkaç söz etmeden edemeyeceğim. Bu, onu yaşama şansı bulanlar için öyle bir deneyimdi ki, ne internet ne bu link bolluğu yerini asla tutamaz. Çünkü ansiklopedik bir paragrafın bütün referansları için taşıdığı mesafe zahmetli bir mesafeydi. İnsanı ışık hızıyla bir başka "yere" göndermezdi ansiklopedi; okur halde tutardı. Hafif ve hemen sakinleşecek "meraklı" bir "izleyici" yaratmak yerine, binlerce sayfa arasında sabırla okuma yapacak ve bu arada dikkat dağıtacak abuk şeylerle karşılaşmayacak bir "okur" yaratırdı.

Çok özledim ansiklopedilerimi. Bir kısmı kitap toplama kampanyalarına gitti, bir kısmı eski evlerde kaldı...

şule dedi ki...

ozan'in odevleri ile ilgili ben de ayni seyi yapip : "annem ansiklopediye baksana" diyorum. "annem google'a sorsak ya" diyor o da bana yanit olarak :) ne zevklidir oysa sayfalarin arasina dalip gitmek...

Elif dedi ki...

Sana komik bir sirrimi aciklayayim: ben kucukken tuvalette ansiklopedi okumaya bayilirdim! Herhangi bir fasikulu ceker, yallah tuvalete gider, bir saat oturur da okurdum. :oP

http://turkishjournal.com/ 'da hosuna gidecegini tahmin ettigim, ekmekli bir yazim var. :o)

www.elifsavas.com/blog

Ekmekcikız dedi ki...

Sevgili Ozan K.,
Şimdiki çocukların anlayamayacağı kavramlardan biri, "ansiklopedi karıştırmak". Tam da dediğiniz gibidir.
Andığım yaşlı hanım, belki de, hayatla ilgili her şeyi ansiklopedilerine gömülerek unutuyordu, ya da hatırlıyordu.
Katkınız için teşekkürler.
:)

Ekmekcikız dedi ki...

Şulecim,
Evet ya, şu google amca çıkalı mertlik bozuldu.
Geçende, kızım ödev yaparken googla da ben sormak zorunda kaldım, çünkü her sorulanı tam anlamıyor, hazret. Daha önce aradığı şeyi bulamayıp, benim yazdığım şekilde sorup cevabı alınca, çok şaşırdı çiçekhanım.:)) Üslub önemli, mirim.:P

Ekmekcikız dedi ki...

Elifciğim,
Demek sen de ansiklopedi okuyan meraklı turşuculardandın! :))

Verdiğin linkteki bilgilere bayıldım.
Aynı ekmeğin içinde koyun peyniri ve incir fikrini önce sindiremedim. Sonra düşündüm, neden olmasın?
Sen sadece keçi peynirlisini mi denedin, yoksa yanısıra incir de koydun mu?
Yapacağım da...
:)

ayçobanı dedi ki...

İlkokulda Cumhuriyet Ansiklopedi'lerine bakardım ödevler için. Babam öğretmişti hatta bir Ansiklopedi'nin nasıl kullanıldığını. Sonra tıpkı senin de anlattığın gibi fasikül fasikü AnaBritannica'yı topladığımızı hatırlıyorum. Nasıl kıymetliydiler ve ne çok kullanıldılar. Şimdi kader mahkumu hesabı kütüphane bekliyorlar. Ben bile yitirdim bu alışkanlığımı :(

Elif dedi ki...

Ikisini de koydum. Isin enteresani, keci peyniri ile bir incir ezmesi, kizarmis ekmek uzerinde kanape seklinde cok nefis olur ve Fransizlar ve Italyanlar sarap yaninda yerler. Bir de ayva ezmesi. Yani bu adamlar bunu binlerce yil onceden yapiyorlarmis zaten! :o)

Ama ben bir tane kitabin yazdigi gibi, bir de benim yontemle yaptigim ekmege ekleyerek yapmistim. Birbirlerinden farkli oluyorlar ama guzel oluyorlar. Yalniz, yazida dedigim gibi, peynirle kuru olsun ve top top kalsin.

www.elifsavas.com/blog

Ekmekcikız dedi ki...

Ayçacığım,
Hepimiz ansiklopedilerin ağır ciltlerini yüklenip araştırmak yerine internete abanmayı alışkanlık haline getirdik.
Oysa, ansiklopedi bir bilginin toplanmasını, oluşturulmasını somut şekilde gösteriyor.
Ne diyelim? Modern zamanlar, işte.:)

Ekmekcikız dedi ki...

Elifciğim,
Zıt tadların bir arada çok çekici olabileceğini bilirim de, ilk okuduğumda, nasıl söyleyeyim beynimdeki lezzet hücrelerinde bir tad oluşmadı. Deneyip, göreceğim. Bugün gerekli malzeme evde yok. Başka bir uçuş deniyorum, yazacağım.
:)