Perşembe, Aralık 11, 2008

BAYRAM İLTİFATI

"Oh-ha anne! Taa, oraya kadar mı yürüdün?"

"Anne çüş! Sabah sabah oraya mı gittin?"

Haçan, yeni nesil uşakkalarun iltifatı böyledir, daa.

Eminim kızı, oğlu, bebesi, sıpası, uşağu, veledi -her ne ad veriyorsanız çocuğunuza- olan beni anlamıştır.
"Oh-ha" ve "çüş" artık, takdir ve yerine göre iltifat sözcükleri olarak kullanılıyor.
Bana öyle geliyor ki, bizim zamanımızda argo ifadeler daha yaratıcı idi.

İltifat konusu, dün sabah ve bu sabah yaptığım yürüyüşler.
Dün sabah, bebeler fosur fosur uyurken kalkıp yola koyuldum. Niyetim, sahile kadar inip, dönüşte kahvaltılık alışveriş yapıp, en geç bir saat içinde evde olmaktı.
Denize yaklaşırken, güneş iyice ısıtmaya başladı. Bir yandan da buz gibi rüzgar esiyor. Mis gibi, pırıl pırıl, sağlam bir hava. Birazcık deniz kenarından yürüyüp, içime deniz havası çekmek istedim. Bir de baktım ki, sahildeki büyük marketin olduğu yerdeyim ve bir saat dolmuş bile. Hemen alacağımı toparlayıp, atlayıp taksiye eve döndüm ve ilk iltifatımı aldım: Oh-ha!

Bu sabah balkona kafamı uzatıp, havanın dünkü gibi olduğunu anlayınca, uzun yürüyüşe baştan niyetlendim. Evden çıkarken i-podumu da aldım ve müzik dinleyerek Fenerbahçe Parkı'na kadar yürüdüm.
Kış hüznü çökmüş, tenha, sarı yapraklarla ve çıplak dallarla dolu parkta bir tur atıp, sevgili erguvan ağacıma da selam sarkıttım.

Eve dönüşüm onbeş dakika sürdü. Hayır. Tabii ki, uçmadım. Malum, taksi denen bir ulaşım aracı var.

Bugünkü iltifata gelince; sanırım o, dünkünden daha kuvvetli bir takdir taşıyor, öyle anladım.




Fenerbahçe Parkı.
Fotoğraf, sadece altı ay öncesinden...


.

8 yorum:

şule dedi ki...

ama kuzular haklı yani. benim de yurudugun yolu duydugumda gozlerim portledi :)

Ekmekcikız dedi ki...

Valla, bugün senin kuzunun yürümeyi planladığı yol da, benimkinden az değildi. Hatırlatırım, şekerciğim.
:))

elektra dedi ki...

şimdi şerbetli olduğunuzu düşünerek ben de bir ohhaaaaa dyeyim mi deeeeermişim. şaka , valla demem. ne kadar iyi gelmiştir yürümek. hava çok güzeldi tüm tahmincilerin aksine. iyi ki atmışsın kendini yollara canım :)

Ekmekcikız dedi ki...

Heh heh! De bakalım, sen de de! Evet, şerbetliyim.:)))
Attım kendimi sokaklara ve de tatil bitene kadar atmaya devam edeceğimdir.:))

Elif dedi ki...

Ben daha kanka lafina alisamadim! Uzun zaman kanka yakin arkadas degil de, uzaktan tanidik zannediyordum. :oP

www.elifsavas.com/blog

Ekmekcikız dedi ki...

Bu "oh-ha"nın "oha falan oldum yaneee" şekli vardı, bir-iki sene öncesinde. Şimdi kısa yoldan oh-ha'yı geçiriveriyorlar.

Elifcim, senin "kankla" muhabbeti de pek hoşmuş. Her nasılsa, tam tersini anlamışsın.:o)

metin dedi ki...

"Bu 'oh-ha'nın 'oha falan oldum yaneee' şekli vardı, bir-iki sene öncesinde."

İkincisi daha fenaydı bence Ekmekçikız Hanım.

Ekmekcikız dedi ki...

Doğru, daha fenaydı! Böyle kısa, öz, amaca yönelik...
:)