Çarşamba, Ocak 07, 2009

EKMEK İYİ GELİR


İlk kez Tijen İnaltong'un yazılarından birinde okumuştum. Bir İspanyol sözüymüş; "ekmek, tüm acılara iyi gelir". Şimdi baktım da, ilk yazılarımdan birine de bu başlığı atmışım.

O zamanlar, ekmek mayalarken bir şeyler ters giderse, paniğe uğrardım. Sanki, pişince ekmeğin mayalanması sırasında atladığım her ne ise o yoluna girecekmiş gibi, ekmeği hemen pişirmeye kalkardım. Böylelikle, hiç kabarmamış ekmek elde etmek sonucunu garantilemiş olurdum.

Sonra sabretmeyi, mayanın çalışmasına izin vermeyi, doğal akışa bırakmayı, hata yapmışsam ekleye çıkara düzeltmeyi öğrendim. Şimdi hiç falso vermiyor musun derseniz, olmaz mı tabii ki arada arıza çıkıyor. Ancak, arıza çıkabileceğini biliyorum, o sırada şunu da şu kadar eklesem ne olur acaba, deneyi yapıyor oluyorum ve aksayana müdahale edebiliyorum. Kısacası, olmadı bu deyip, kuşlara yem haline getirdiğim ekmek olmuyor, artık.

Dün akşam gördüm ki, oğlumun sandviçlerini yaptığım ekmekcikler bitmiş. Hemen makineye malzemeleri koydum ki, ben iki günlük yemeği birarada çıkarırken o da hamuru yoğursun ve sonra, o hamura şekil verip fırına atayım.
O sırada tüp bitti. Akşamın dar vakti, nasılsa tüpçü açıkmış, tüp geldi, salata yapayım bir yandan, hadi sofra kur, kaldır derken hamur yoğrulmuş, makine biplemeye başladı.

Amanın o da ne, bu hamur cıvık. Ne koymuşum ben buna? Hatırladım ki, biraz fazla olsun da, yarına da ekmek olsun diye sütünü fazla koymuştum, bu kadarı iyi diye eklediğim un çok gelince, biraz daha su eklemiştim filan, işte bi şekilde hamuru acayip hale getirmişim.


Dedim ya, artık panik yok. Kek kıvamlı hamuru, yoğurma kabına aldım, un ekledim, kaç zamandır ilk defa elimle yoğurdum, ekmek hamuru haline getirdim, şekil verip tepsiye dizdim, tekrar kabarttım, pişirdim.
İşte oldu. Her zamankinden çok kap kacak bulaştırdım ya, olsun. Ekmeği kurtardım.
Şimdi size bu ekmeğin tarifini veremeyeceğim, takdir edersiniz. Sadece, kahvaltı için dilimlenmiş halini gösterebilirim.


Bir de itiraf: Şu gördüğünüz ekmek, kaç zamandır yemediğim kadar çok ekmek yememe neden oldu, nasıl da ekmek gibi olmuş.
Azıcık kenarından diye başlayıp, bir parça peynirle, azıcık da tereyağı bal süreyim diye, yedim de yedim.
Kaç gündür, armudun sapı üzümün çöpü diye kafama taktığım herşeyi unuttum huzura erdim, o arada.
Şimdi yeniden gündelik hayata, bombalara, yağmura, sersemliklere, küçük takıntılarıma dönebilirim. Nasılsa, ekmek tüm acılara iyi geliyor. Yoğurmak da, yemek de.

.

6 yorum:

serpil dedi ki...

Yazılarını okumak ta bana iyi geliyor, hafifliyorum sanki.

Ekmekcikız dedi ki...

Serpilciğim,
Öyle hissetmene neden oluyorsam, bu beni çok mutlu eder.
:))

zeynep dedi ki...

Serpil'e katılıyorum. Hele de Ekmek yapmanın sana ayrıca bir huzur ve güzellik verdiğini düşünüyorum. Bize buralardan bile yansıyabilecek kadar. Bir gün tüm cesaretimi toplayıp ben de deneyeceğim.


Babayla dialog:

-Hemen gidip bir ekmek makinesi almalıyım. İnternetten araştırdım ...markası en iyisi diyolar. Kızım sence?(hadi buyur! erken emeklilik sendromunun son mevzusuna selam)
-Babacım bana kalırsa hiç alma. Zaten iki kişisiniz günde bir kaç dilim siyah ekmek yiyosunuz, gerek yok bu işle uğraşmana.(zira en fazla 3-5 kez yapılıp rafa kaldırılacak eminim)
-Yok kızım içeriğini, temiz mi pis mi bilmediğim ekmekleri yemek içime sinmiyor. Kendim yapıcam, hatta eşe dosta hediye götüreceğim.(vayy olay sandığımdan daha kapsamlı, eş dost filan)
-Ben Ekmekçikız'dan tarif alırım, makinesiz denemeler yaparız önce hı. (ekmekçikız'ı yeni açılmış bi fırın filan sanıyor)
-Ekmekçikız'mı hı hö!
-Babacım bir arkadaşım. Tanımıyorum ama arkadaşım. Yani internetten.
-Hımm (bu çocuk hiç büyümeyecek ifadesi:S)
-Bakarız olmadı, boş yere mutfağı yeni bi elektrikli zımbırtıyla doldurmamış olursun. Çünkü hayli büyük o makineler. Hem hamur yoğurmak bence terapi gibi bi şey.(bu arada annemde fonda şiddetle destekliyor beni. şimdilik, sayemde paçayı kurtardı ekmek makinesinden:)

Ekmekcikız dedi ki...

Zeynepcim,
Babayla diyaloga bayıldım.:))
Hele "Babacım bir arkadaşım. Tanımıyorum ama arkadaşım. Yani internetten." kısmına en çok. Çünki, benim de başıma sık geliyor. Neyse ki, bir kaç "tanımadığım arkadaşım"la yüz yüze de görüştük de, artık anlatmak kolaylaştı. :))
Babacığının hamur yoğurmadan da yapabileceği bir ekmek tarifi şurda var. Bir öner istersen, sen de deneyebilirsin, hem.
http://ekmekcikiz.blogspot.com/2008/11/yourmadan-ekmek-yapmak.html
Sevgiler.

zeynep dedi ki...

Teşekkürler canım bunu ilk fırsatta yapacağım. Tabii hiperaktif baba o zamana kadar yeni bir uğraş edinmemişse onunla deneriz:)

Ekmekcikız dedi ki...

Zeynepcim,
Önce sen dene, istersen. Baba, sahiden hiperaktif ise, bu mayalanma süreci uzun süren ekmek için sabrı gelmeyebilir.
:))