Pazar, Ocak 11, 2009

NİHAYET: AVUSTRALYA


Neyse.
Artık üçüncü haftası başlamışken, Avustralya'ya gitmek ancak kısmet oldu.

Hadi, pis espri de yapayım.
"Nee! Avustralya mı? Kaç saat sürer oraya gitmek? Zor olmadı mı?"
"Valla, sinemaya gidince hangi salonda oynuyorsa, oraya çark ediveriyorsun, pek zor değil."
Nasıl?
Eğlendiniz mi?
Şaka bir yana, Avustralya'ya gitmek değilse de, seyretmek uzun sürüyor; üç saat.

Yönetmen Baz Luhrmann, elini hiç korkak alıştırmamış, destan anlatır gibi, ayrıntısıyla çekmiş filmini.
Film, bir çeşit "Rüzgar Gibi Geçti" hikayesi anlatıyor. Hatta, kadın ve erkeğin konum farklılıklarına bakarsanız, "Afrika Kraliçesi" de denebilir. Ama, demeyelim, o film başkadır ve çok güzeldir.
Ayrıntılı bilgi için buraya bakabilirsiniz.
Burada filmin künyesi var.
Buradaki tık ise, sizi filmin resmi sitesine ve fragmanına götürecek.

Üç saatin sonunda sinema zevkim tatmin olmuş olarak koltuğumdan kalkarken, ek kazançlarım da vardı.
Etkileyicilik sırasıyla (!) anlatayım:
-Yaşayan en seksi erkeği seyretmiş olmak,
-Kıtaların yerlilerinin beyaz insan tarafından nasıl aşağılanıp, telef edildiğine bir kez daha hayıflanmak,
-Güzelim "Oz Büyücüsü" filmini ve şarkısını anmak,
- "İnsanların hikayelerini anlatırdı. Çünkü, hikayesi anlatılan insan unutulmaz olur." cümlesini duymak ve artık bu filmi, sadece hatırlanan bu tek cümle ile sevecek olmak.



Judy Garland söylüyor, Oz Büyücüsü'nün unutulmaz şarkısı: Somewhere Over The Rainbow.

.

8 yorum:

malla dedi ki...

Ben o yaşayan en sexi erkeğe taktım çok yaşasın emi:)))

şule dedi ki...

ben nedense gitmeme karari vermistim bu film icin, cok cekmemisti beni. ama once 7.odadan ardindan senden okuyunca, "seyredilmeli" kategorisine girdi benim icin de. bi de gidecek zaman buldum mu tamam demektir :P

metin dedi ki...

Film fena değil. İlki ihtisas alanıma girmiyor (!) ama son üç kazancınız benim için de geçerli Ekmekçikız Hanım.

Unutulması imkansız, muhteşem şarkı için de ayrıca teşekkürler.

funda dedi ki...

emre avustralyaya ya avustulayla diyor. be de öyle okuyorum sanki artık. fimlerde senin peşinden gemeyi seviyorum umarım bulabilirim yada tez gelebilir buralara avustulayla... "koza , kelebek onları da merak etmiştim canımçekmişti sen yazınca.. bakalım..

Ekmekcikız dedi ki...

Mallacığım,

Biliyorsun çok satışlı dergiler var ve çarklarını döndürmek isteyen bir sinema ve yan dalları endüstrisi.
Ehh, onların işi bu; her sen böyle birilerini tepeye taşıyıp, bizim çenemizi yorma merakında oluyorlar.
Sadece keyfin için bak, gerisi yalan, nasılsa!
:)))

Ekmekcikız dedi ki...

Şuleciğim,
Uzun olmasına rağmen, iyi vakit geçirten bir film.
Zevk alırsın sen bu filmden...
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Metin Bey,
Öyle olur işte; bazen bir karakter, ya da kullanılan müzik, bazen bir kare bile filmi gözünüzde ayrı bir yere taşıyabilir.
Bu sefer, o son cümle benim bağlanma noktam oldu.
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Fundacığım,
Ben küçükken Avusturya ile Avustralya'yı karıştırırdım.
Hangisi kıta olanı, hangisi Avrupa'daki ülke bir türlü ayırt edemezdim. Sonunda uzun ve söylenmesi zor olanın uzaktaki kıta olduğunu bağladım ve rahat ettim.
Yakında gelir size de, merak etme.
Öyle destansı filmleri sever bizim sinemacılar.
:))