Perşembe, Şubat 05, 2009

BİR İŞ GÜNÜNÜN ARDINDAN

"Peki, evlilik tavsiye eder misiniz?" dedi genç adam. Öyle, pat diye.

Sahiden o kadar genç ki, sonradan öğrendim, 27 yaşındaymış.
Üstelik üniversite bitirmiş, Amerika'da bişey bişey yapmış, iki sene orada, on ay şurada çalışmış, şimdiki işinde bir buçuk senedir çalışıyormuş.
İlk gençliğinde, yok canım tıfıl delikanlılığı demeliyim, babasından aşırıp kullandığı arabanın yeni modelinden almış. Kırmızı, kıpkırmızı bir araba.
Nasıl da sevimli ve güler yüzlü bir insan.
Herşeye nasıl da olumlu yaklaşıyor.

Burcumu sormuştu, hiç de sırnaşıklık taşımayan bir içtenlikle.
"Yay" dedim.
"Benim de yükselenim yay" dedi. "Akrebim, aslında".

Ben de bir taraftan kendime şaşıyordum, yeni tanıdığım, üstelik de iş için bir arada olduğum bir insanla nasıl böyle koyu bir sohbete daldım, diye.
Bütün gün sürecek bir işlem. Gün, sıkıntı verecek sessiz bekleyişlerle geçecek.
Oysa bu, tam tersine eğlenceli. Öfleyip pöfleyip koridorda volta atmak yerine, bir fincan çay yanında tatlı bir sohbet.

Yay tarafı çekmiş olmalı.
Tam kafama ve ruhuma göre bir insan.
Mesele çıkınca panik yok, karamsarlık yok, çözüm aramak var, başka bir yoldan sonuç almaya çalışmak var. Ki, gün içinde defalarca sorun çıktı ve çözüldü.

"Soruyu tam adamına sordunuz" dedim.
Evliliğini bitirmiş, sırtından yükünü atmış gibi rahatlamış birine bu soru sorulur mu?
Şaşırdı sanki, biraz.
Garip şey! Bende ilelebet-evli-kadın tipi mi var acaba?

"Kişiliğinize güveniyorsanız, benliğinizin oluştuğunu düşünüyorsanız, üstelik karşınızdaki insanın da aynı yollardan geçmiş olduğuna eminseniz, bir hayat arkadaşı iyi bir şey" dedim.

Öff! Çok didaktik oldu bu laf.
Biraz açmak gerekecek, kafası karıştı genç adamın.
Nasıl açarsın ki? Hayat hikayesine gireceğiz. Aman ya, kastırmaya ne gerek var? Anlat gitsin.
Anlattım, gitti.
Biraz merak, biraz şaşkınlık, biraz heyecanla dinledi.
Hele de ben sözü, "iki tane güzelim çocuk var, üstelik çok iyi zamanlarımız da oldu" diyerek, "evlenin evlenin, iyidir"e bağlayınca aradığı cevaba kavuştu mu, bilemeyeceğim.

O, çözümüne kavuştuysa, benim de bir yeni bilgim var, dağarcığımda.
"Nefes terapisine gitmiştim, çok faydasını gördüm, hayata bakışımın şekli değişti, babamı da affettim" diye anlatmıştı.
Gerekirse diyorum, bir de nefes terapisi denerim.
Ne zararı var?

.

10 yorum:

metin dedi ki...

Nefes terapisi???

Ekmekcikız dedi ki...

Genç adamın anlattıklarına benzer şeyler, şurada
http://www.hurriyet.com.tr/saglik/7465781.asp?m=1
ve şurada
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=nefes%20terapisi
anlatılıyor.

zeynep dedi ki...

Canım çok güzel yazmışsın, çook. Eğer nefes terapisi diye bir şey varsa, zaten bu yazıya benziyordur.

Mehtap P.G dedi ki...

Evlenilir, ya mutlu olunur-kalinir ya da mutsuz-gidilir. (% 50-%50) Bir de bitkisel hayata girip, olduklari yerde duranlar var..Hani "sinek kadar kocam olsun basimda dursun" kitabindakiler gibi..
Ayrilmak cesaret isidir.. ustelik bir kadin icin daha da cogunu ister.. Hele ki bundan soz edebilmek boyle dogallikla..

Basak dedi ki...

çok ilginç: az önce bir arkadaşımla nefes terapisi hakkında yazıştık. Kendisi eğitimine gitmiş, yanlış kullanımında veya etkili kullanımında yol açabildiği şeyler inanılmaz...

Ekmekcikız dedi ki...

Zeynepciğim,
Nefes terapisi diye bir şey gerçekten varmış, ben de yeni öğrendim.
Ve benzetmen için teşekkür ederim.:))
Yukarda Metin Bey'in sorusuna verdiğim linklere bir bakarsan, derli toplu bilgi bulabilirsin.
Sonra Başak da yazmış, aynı konuda. Demek ki, son zamanların trendi bu tür sağaltımla sonuç almak.
:)

Ekmekcikız dedi ki...

Mehtapcığım,
Tam da aklımdan geçen ancak sözü dağıtmamak için es geçtiğim konulara girmişsin.
Bir söz vardır ya; "Evlenin, evlenin. Eşiniz iyi çıkarsa mutlu olursunuz, kötü çıkarsa filozof!" der, hani. Senin söylediğin de öyle.:))
Cesaret konusu, evet, üzerinde uzun uzun konuşulacak bir konu. O cesareti toplamak, yuttuğun sulardan boğulmadan bugüne ulaşmak kolay değil, doğrusu.
Biliyor musun, genç adam da aynı şeyi söyledi, "annem sizin kadar cesur olamadı, o babamla evli hâlâ" dedi.
:)

Ekmekcikız dedi ki...

Başakcığım,
Bu işle ilgilenmiş birini yakından tanıyorsan, ne güzel. :))
Bize de daha ayrıntılı anlatırsın, belki?
:))

miso dedi ki...

Ruh terapisi olmuş yazın :) Genç adamı da merak ettim. Kasılmayan genç adam mı kaldı yahu? Ne kadar olumlu bir tipmiş.

marruu

Ekmekcikız dedi ki...

Misocuğum,
İnanılmazdı!
Sıkıcı bir gün olacak derken şenlik gibi oldu.
Bence kasılmamasının yanısıra kasmaması da önemliydi.
Kalmış, valla!:))