Cuma, Şubat 13, 2009

"!f istanbul 2009" HUZURLARINIZDA

Geldik yeniden "!f istanbul" zamanına...
Kaç zamandır aklımdaydı, "!f zamanı geliyor, şu filmlere bir baksam" diye.
Sonunda geçen Pazar gününün lodos fırtınası ve nefes aldırmayan yağmur nedeniyle, yürüyüş yapmaya bile çıkamayıp evde tıkılı kalınca, internet üzerinden kısa bir tarama ile bir kaç bilet alıverdim.
Umarım, İstanbul dışındaki arkadaşları ve İstanbul'da olup da geçerli sebepleri olduğu için gidemeyenleri kızdırmıyorumdur.
Bu sene salonları artırmışlar, karşı kıyıdaki salonu büyütmüşler filan, seyir imkanı daha çoğalmış.
Bu yazıyı okuyup gitmeğe niyetlendiyseniz, şansınız büyük, henüz bir şey kaçırmadnız diye düşünüyorum. !f'in bağımsız ve öncü filmlerden yana programında kendinize göre bulacağınız filmler, mutlaka vardır.
İsterdim ki, biletleri almak için beklerken gördüğüm gencecik insanlar gibi, o filme de buna da gideyim diye heves içinde olayım. Aslında heves içindeyim de, zamanım yok! Sadece iki hafta sonunu değerlendirebiliyorum. Hafta arası için kırk takla atmak gerekiyor ki, o kadar enerjim yok.

Oldu olacak, filmlerimi de yazayım, ayrıntıları yukardaki linkten görebilir.
Better Things, Afterschool, Country Wedding, The Burning Plain, Involuntary, Salamander, Cold Lunch, The Wackness.
Hoş sürpriz olursa ya da feci hayal kırıklığı kısaca yazarım, yine.

Son bir sinema ve İstanbul bağlantılı sözle, ayrılayım:
Bu sabah bizim kıyıdan karşı kıyıya Boğaziçi Köprüsü üzerinden geçtim.
Uzaklardan Karadeniz tarafından gelen kurşuni bulutlar, aşağıdaki adeta donuk görüntülü, gri yeşil boğaz suları, Marmara tarafındaki sütlü gri renk müthiş çarpıcıydı.
Ahh! dedim, içimden. Keşke Nuri Bilge Ceylan şu an, şuradan elinde fotoğraf makinasıyla geçiyor olsaydı da,....

İşte öyle.

.

8 yorum:

neslihan dedi ki...

Kızmak değil tabi de gidemediğime çok üzülüyorum yahu:-( bu sene de çok güzel filmler var.iyi seyirler diliyorum.sevgilerimle...

metin dedi ki...

Ben kızıyorum, niye kızmayayım! Haset doluyor içim! Dolup taşıyor!

Ekmekcikız dedi ki...

Neslihancığım,
Teşekkürler, seyredip anlatınca bir faydası dokunur size de, umarım.:))

Ekmekcikız dedi ki...

Metin Bey,
Bakın, koordinatları verdim.
Haset edeceğinize, bilgisayarın tuşlarına dokunun ve ulaşın.
Bir tane bile olsa kârdır, değil mi?
:))

Simon Templar dedi ki...

yok yok, ben kızmıyorum (üstüme alındım da o lafı:) gerçi !f'nin programı içinde bile büyük bütçeli holivut yapımları olmasını pek beğenmedim.
ama sizin seçtikleriniz hiç öyle değil. country wedding'i seyrettim, geçenlerdeki festivalde. sevimliydi. a, evet, hatta 1 dakikalık kısmını da seyrettirmiştim blogda, görünce hatırlarsınız.
iki iyi haftasonu dilerim.

peTRelli dedi ki...

Böyle şeyler İzmir'de neden olmaz anlamam. Bizim ne eksiğimiz var?

Ekmekcikız dedi ki...

Haklısın Simon; Holivut !f'e de yanaşmış. Acaba dedim, bu sene programı, belki biraz daha yaygın bir yelpazeye ulaşmak amacıyla mı o eklemeleri yaptılar?
Evet, söylediğin filmi hatırladım, şimdi. Teşekkür ederim, iyi dileğine. İyi bir bağımsız ya da bilinmeyen ülke sineması filmi, değme meşhur filmden daha kalıcı iz bırakabiliyor. Bilirsin sen de.:))

Ekmekcikız dedi ki...

Petrelli, hoşgeldiniz!
:)
Eksiğiniz, belki birbirinin dilinden anlayan, birbirini destekleyen birkaç kişinin biraraya gelmesidir.
Mesela !f geçen sene Ankara'ya da gitmeye başladı. Belki, seneye İzmir'e de gelir. Neden olmasın?