Salı, Mart 10, 2009

SU İŞLERİ



Bu kış bol yağışlı geçti. Geçen seneki gibi yağmur yağsa da, baraj dolsa da, diye başım havada dolaşmayacağım, şahsen.
Evet ya, tüm hava koşullarıyla olduğu gibi, yağmur ve dolu baraj-boş baraj durumlarıyla da ilgiliyim. İlgili olmanın ötesinde adeta sorumluyum.
Geçen seneki o kuraklık hali, suyu yeteri kadar alamayan bitkiler gibi hissetmeme neden olmuştu.


Hatırlayan bilir, yıllar önce, Kuruçeşme'ye koca bir su gemisi yanaştırılmıştı da, İstanbul'un bir kısmının su ihtiyacı oraya balonlarla, gemilerle taşınan sular sayesinde karşılanmıştı.
O günlerde yeni evlenmiş, çiçeği burnunda bir gelin hanım olarak, az su istiflememiş, çamaşır makinesini ve hatta bulaşık makinesini taşıma suyla az çalıştırmamıştım.

Sanırım, geçtiğimiz neredeyse susuz olmaya aday yaz, bana o zorlu günleri şiddetle hatırlattı ki, tüylerim diken diken olmuştu. Şimdiki durumda bu sene için gam kasvet gerekmeyecek, %80 doluluktan söz ediyorlardı, bugünkü yağmurla 85 geçilmiştir. Yakında baraj kapaklarını açıp, su boşaltırlarsa hiç şaşmam. Yine de, o acıklı durumun tekrarlamayacağının garantisi yok.

Neyse, bu kadar laftan sonra yukardaki afişin ve
şu linkteki platformun beni neden ilgilendirdiğini anlatabilmişimdir, umarım.

Su işi çok önemli, hem de öyle böyle değil. Uzun süredir, geleceğin savaşlarının su savaşları olacağı konuşuluyor.

Savaş mavaş istemem ve savaş sebebi buysa, yani dünyadaki hayatın sebebiyse, önleminin şimdiden alınmasını isterim.

.

Hiç yorum yok: