Cuma, Nisan 03, 2009

BİFTEK JÜLYEN



Geçen hafta bir arkadaşımın evinde yemeğe çağrılıydık.
Orada yediğimiz yemek tam da ağız tadıma uygundu. Üstelik, eklenecek veya çıkarılacak malzemeyle bir kaç çeşitleme yapmaya uygundu.
Hiç vakit geçirmeden, denedim ben de. Doğrusu tadan beğendi.
Size son verdiğim tariflerin fotoğrafı bul buluştur karelerdi. Bu defa, yeniden yaptım ve malzemesi de, pişmiş halini de fotoğrafladım.

Yemeğin adı neymiş, derseniz...
Bi kere ismini ben uydurdum, çünkü kuralına, eskilerin deyimiyle adabına göre yemek yapmadığın zamanlarda, ne isim taksan mübah.
Yemeğin esas malzemesi jülyen kesilmiş biftek olduğundan, değişmeyeni isim yapmak mantıklı geldi.


Malzemesi:
-Biftek veya bonfile
(Jülyen kesilmiş, adam başı 1-2 biftek hesabıyla)
-Zeyinyağı
(1/2 Çay bardağı, eti sote ederken)
-Taze soğan
(İki santim uzunluğunda doğranmış)
-Yeşil ve kırmızı biber
(İnce halka doğranmış)
-Hardal (Bir tatlı kaşığı)
-Ketçap (Bir yemek kaşığı)
-Soya sosu (1/2 çay bardağı)
-Bal (Bir tatlı kaşığı)
-Sarmısak (İki-üç diş)
-Acısso (Bir çay kaşığı)
-Susam (Bir yemek kaşığı)

Yapılışı:


-Derin bir teflon tavaya, (tercihen wok) zeytinyağını koyup, kızdırın.
-Eti yağa atıp, harlı ateşte, suyunu salmamasına dikkat ederek, rengi dönene dek çevirin.
-Sırayla, sarmısak, hardal, ketçap, bal, acısso ve soya sosunu ekleyin. Suyunu salıp çekene dek (yaklaşık 7-8 dakika kadar) arada karıştırarak pişirin.
-Ateşi kapatın, biber ve soğanları tavaya ekleyin, etle karıştırın, bir kapak kapatıp 2-3 dakika bekleyin.
-Servis tabağına aldıktan sonra, üstüne bol susam serpin.












Servis yaparken, haşlanmış yasemin pirinci veya tercih ederseniz tereyağlı pirinç pilavı öneririm.

Not: Hardal yerine toz zencefil kullanabilirsiniz veya yeşil biber yerine havuç ve/veya kabak kullanabilirsiniz, et yerine tavukla deneyebilirsiniz. Keyfinize göre oynayın işte.
.

2 yorum:

zeynep dedi ki...

Nefis görünüyor ellerine sağlık canım. Not olarak verdiğin alternatifleri değil de senin yaptığın şekli daha uygun geldi bana da.

Yalnız, "tam da ağız tadıma uygundu" demişsin ya, aklıma tv'deki yemek yarışmaları geldi. Hani böyle çatalın ucuyla yemeği didikliyolar, sonra gözlerini devire devire inceleyip, sanki taş yutar gibi yutuyolar da sonra "damak tadıma uygun değildi" diyorlar. Oysa o özene bezene yemeği kamerasız bi ortamda bulsalar nasıl zevkle yumulurlar:)

Ekmekcikız dedi ki...

Zeynepcim,

O "müsabaka"lara toplam üç-dört kez ve sadece iki-üç dakika kadar baktıktan sonra, her türlü tahammülümü aştığını anlamakla semtine bile uğramaz oldum.

Her türlü referansı tersine çevirmekle kalmayıp, yapış yapış iğrenç bir sakız haline getirdikleri için, o program yapımcılarına ayrıca kızgınım.

"Ağız tadıma uygundu" derkenki kastımı sen zaten anlamışsındır. Yine de senin aklına bile, bu sözün o yarışmaları getirmesi, benim o programlara sinir olmamamı doğruluyor, kendimce.

Dedim, sabah sabah hızımı alamayıp.
:)))