Perşembe, Nisan 02, 2009

ÖĞRENİYORUZ, ÇALIŞIYORUZ, BAŞARACAĞIZ!


Konuşuyorduk.
Dedi ki arkadaşım, "akıllıyız biz, değil mi?"
Evet.
"O zaman, neden bunu da öğrenemeyelim?"
Öğrendiklerimizi ne yapacağız, peki? Unutacak mıyız?
"Gerekiyorsa unutacağız, hatta mümkünse hiç öğrenmemiş gibi yapacağız."
Olur, denerim.
"Hayır, denemek yok! Her hafta sınav var, bundan sonra. O hafta eski öğrendiklerinin hangisinden vazgeçtin, neyi uyguladın, başardın mı, çaktın mı, gelişmeleri kontrol edeceğiz, karşılıklı."
Peki, sınayalım bakalım.

Nedir bu akla ziyan sınav mevzuu derseniz, aşağıdaki yazıyı okuyun derim.
Kimin yazdığını bilmiyorum, arkadaşıma da arkadaşı göndermiş. Ortaklaşa kafa patlattığımız, "hayat ve biz" konularında uyaran niteliğinde olduğu için buraya ekliyorum.
Tanıdığım pek çok kadın arkadaşımın okurken cık cık cıklayacağına, "bak sen, aynı ben" diye düşüneceğine, "mümkün mü, ah keşke" diye söyleneceğine eminim.

Derim ki mümkün kılalım, deneyelim en azından.

Unutmayın, haftaya sınav var!


Perfect Woman



****************************

Mükemmel Kadın Olmayın!

"Mükemmel kadın" denildiğinde aklınıza ne gelir? Toplumun ve yaşamın üstüne yapıştırdığı tüm sıfatları eksiksiz yerine getiren kadın!

İyi bir eş, anne, dişi, seksi, ev hanımı, iş kadını, dost, evlat, sevgili ve daha birçok şey olan mükemmel kadın, neden mutsuz olur?
Çünkü bu kadınlar başkaları için yaşarlar!

Bir ilişkide kadın, eşinin hayatını gereğinden fazla kolaylaştırdığında, iyi bir iş yapmış olmaz. Her sorunu çözebilen, sorumlulukları üstünde taşıyan, düzeni koruyan ve bunun için insanüstü çaba gösteren kadın, karşısındaki erkeğin genetiğini bozar.

İnsan doğası almaya, tüketmeye eğilimlidir ve rahata çabuk alışır. Mükemmel kadın, her konuda başarılı olduğundan, karşısındakine yapacak bir şey bırakmaz. Armut piş, ağzıma düş!
İlişkiler, paylaşım olmadan büyümez. Kadın ve erkeğin gelişimi, yaşamın getirdiği sorumluluklar, dersler ve çaba ile doğru orantılıdır. Çocuğunun okul ödevlerini kendisi yapan bir anne, evladının öğrenmesini ve yeteneklerini geliştirmesini engellediğinin farkında değildir. Aynı durum ilişkilerde de geçerlidir. Eşinin işlerini üstlenen, yapması gerekenleri onun yerine yapan, beceremediklerini bir şekilde halleden mükemmel kadın, mutsuz olmaya mahkumdur.

İşin garip tarafı, bu yapıdaki kadınların ilişkileri genellikle hayal kırıklığı ile biter. En çok aldatılan, terk edilen kadınlar, kusursuz kadınlardır. Neden aldatıldıklarını anlayamazlar. Üstelik, eşlerinin seçtikleri kadınlar, kendilerinden çok daha vasıfsız olanlardır. "Benim neyim eksikti?" Bu cümlenin cevabı havada kalacaktır, hatta şok etkisi bile yaratabilir ama eksik olan kusurdur.

İlişkiler paylaşım üzerine kuruludur. Mükemmel kadın, eşinin yapacaklarını üstüne aldığında, zaferlerini de elinden almış olur. Çaba göstermek, uğraşmak için ortada sebep bırakmaz. Heyecanı, hevesi kalmayan bir eş, doğal olarak gidip, kendini göstereceği, yaratacağı başka ortamlar arar.
Çevrenizdeki insanları bir düşünün. İçlerinde, mükemmel olduğuna inandığınız ama hala neden evlenemediğini ya da mutsuz bir ilişkisi olduğunu anlayamadığınız kişiler yok mu? Dışarıdan bakıp, dört dörtlük kadın dediklerinizle birlikte yaşadığınızı hayal edin. Hazır bir hayat. İlk başlarda çok keyifli gelse de, zaman içinde son derece sıkıcı, tek düze ve boş bir yaşam şeklini alır. İnsani egonuz zarar görür.

Mükemmellik, kendinden vazgeçmek demektir. Sürekli başkaları için yaşamak, onların ihtiyaçlarını gidermek, onların sevdiklerini seçmek ve hazırlamak, hep başkalarını düşünmek, mükemmel kadını kişiliksiz kılar.
Kendi hayatından vazgeçmek, saçının her telini süpürge etmek, gereksiz özveri ve fedakarlık göstermek, karşı taraftan alkış ve takdir almaz. Düzenli olarak bunlar yapıldığı için, görevmiş gibi algılanır ve kıymet bilinmez.

Kusursuz ve mükemmel olmak, sadece zarar verir. Eşini, çocuğunu, kendini hatta dostlarını bile zor bir psikolojik sürece sokar. İlişkiler paylaştıkça değer kazanır ve keyif verir.
Mükemmel kadın mutlu olamaz.
Başkalarının hayatını düzenlerken, kendine ait bir yaşamı unutur.

İnsan dediğin kusurlu olur. Hataları, yanlışları ile var olur. Mükemmellik, insana ait değildir.
Kusursuz veya mükemmel kadın olmayın.
Bu sizi ancak, ruhsal köle ve yaşam hizmetçisi yapar.

*********************************

Not 1: Yazarını veya nerede yayınlandığını bilen varsa, söyleyin, hemen referans vereyim.
Not 2: Metin içindeki boltları ben çizdim, okumaya üşenen olursa, ana fikri toparlasın diye!

.

8 yorum:

şule dedi ki...

cok dogru ya...genetiklerini bozduk biz bu adamların...

Passive Apathetic dedi ki...

Ne kadar dogru ve yerindebir uyari. Bu yaziyi ilkokulda andimizi okuttuklari gibi usenmeden her sabah yuksek sesle okutmak lazim bize.

Adsız dedi ki...

Kendimi gördüm okurken, hak verdim...
Şu zamana kadar deger bekledim vazifelerim altında cogu zaman ezilsemde ama
aldatılmayı haketmiş mi oldum şimdi ben...
SELİN.

Ekmekcikız dedi ki...

Şulecim,
Bence kendimize o kadar haksızlık etmeyelim.
Aslında var olmayan bir bozukluğu ne kadar uğraşsan da kendi kendine var edemezsin, di mi?
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Sevgili Passive,
Andımızı okur gibi, evet! :)))
İşte, o nedenle ben de şuraya yapıştırdım, gidip gelip bakalım diye...
:)

Ekmekcikız dedi ki...

Sevgili Selin
Hoşgeldiniz!:))

Olur mu hiç, "aldatılmayı hak etmiş olmak"?
O bir hak etme durumu değil, haksızlığa uğrama durumudur. Hiç kimsenin de durup dururken bunu hak ettiğini düşünemem.
Mesele, mükemmel kadının "bile" aldatılabileceği, bunu hak ettiği değil.

elektra dedi ki...

anladım ben onu:)

Ekmekcikız dedi ki...

Anlıyoruz tebiii! Hiç anlamaz mıyız?
:=)
Uyguluuyor muyuz? Sınavı geçiyor muyuz?