Çarşamba, Mayıs 06, 2009

NE DENİR BUNA, ŞİMDİ?

Gece vakti, yatma saatinde az evvel cep telefonumun "mesaj geldi" sinyalini duydum.
Olsa olsa bir yakınımdır bu saatte diye, merakla mesajı açtım.
Hiç de tanımadığım bir numara ve uzun, acayip bir mesaj.
Şu:

"UGUR ABI ÜÇ ÇOCUK BABASIYIM ÇOK DARA DÜŞTÜM BUNALIMA GIRDIM ADETA YALVARDIM ISSIZIM BORÇLARIM VAR DEDIM BURDA BANA ALLAH RIZASI IÇIN YARDIM EDECEK BIR TANE INSAN ÇIKMADI KARŞIMA INSANLAR MERHAMETSIZ ZALIM GADDAR OLMUŞ HERKESIN DINI IMANI PARA OLMUS DÜSENE KIMSE YARDIM ETMIYOR AKSINE BIR TEKME DAHA VURUYOR EV KIRASINI VEREMIYORUM EV SAHIBI EVDEN ÇIKARIYOR IS BULAMIYORUM BIR DÜNYA BORCUM VAR EVIME EKMEK GÖTÜREMEZ OLDUM ÇOCUKLARIMA AYAKKABI PANTALON DAHI ALAMIYORUM FAKIRLIK ÇOK KÖTÜ ARTIK ÇOCUKLARIMIN YÜZÜNE BAKAMIYORUM UTANIYORUM DÜSTÜNMÜ DOSTUNDA ARKADASINDA OLMUYOR AKIL VEREN ÇOK SABIR ET DUA ET DIYORLAR YARDIM EDEN IS VEREN YOK BENI AYIPLAYANI ALLAHIM BILDIGI GIBI YAPSIN ABI SANA BUNALDIGIM IÇIN DERDIMI YAZDIM KUSURA BAKMA YÜCE ALLAHIM PEYGAMBER EFENDIMIZIN HATRI IÇIN VE ÇOLUMUN"
+90 531 3454157


Mesaj metni, bir destan gibi uzun uzadıya sürdükten sonra, Allah Peygamber derken aniden kesiliveriyor. İçinde, her kesimden insanın kalbini titretecek iletiler var. "Ah canım, sen yanlış adama mesaj atmışsın, ben Uğur abin değilim ama, senin için ne yapabilirim" diye aramanız an meselesi.
Oysa ben, refleks halinde, bunun yardım çağrısı değil de olsa olsa herhangibir çeşit sahtekarlık olabileceğini düşündüm, sadece.

Bu mesajın gerçek bir çığlık ve yardım çağrısı olduğunu düşünmeyecek kadar çok yıldır hayattayım ve üstelik bu memlekette yaşıyorum.
Bilirim ki, bu ülkede yaşayan ve gerçekten yardıma ihtiyacı olan insanlar, hiç bir zaman bu isteklerini yüksek sesle dillendirmezler.
Ve yine bilirim ki, bu topraklarda sesini inceltip, başını eğerek para talep eden hiç kimse gerçekten aç değildir, yardıma ihtiyacı yoktur, sadece vızıldanmaktadır.
Özellikle de ekonomik zorlukların arttığı dönemlerde, insanlarımızın saf, çocuksu, düşünmeden hareket eden yanlarına hitap eden türden sahtekarlar hızla artar ve çeşitli şekillerde adam dolandırırlar.

Çalışmadan, üretmeden, uyanıklıkla öne geçmek, kendine bir değer atfetmek, başkalarını kandırmak ve kazıklamak burada yaşayan insanların, zekice kıvraklıkla becerebildiklerindendir.
Diğer yandan bir de, bu insanların kandırdığı saftirikler yaşar buralarda.
Bir de benim gibi tüm bu sersemliği görüp, bir şey yapmayıp/yapamayıp hop oturup hop kalkanlar vardır.

Adam olmayız vesselam, diyeceğim.

.

10 yorum:

ayliz dedi ki...

okurken bende sizin gibi düşündüm haklısınız biz alıştık artık böylelerine.ve hiç inandırıcı değil.

serpil dedi ki...

Günaydın Ekmekçikız,
Bak bunu hiç duymamıştım, çok şaşırdım, sonra aklıma Anneler Günü için para verilecek diye bankalara koşan kadınlar geldi, yani bu tür şeylere inananlar öyle çok ki, üzülüyor insan.

endiseliperi dedi ki...

ben inanmıştım okurken, üstelik başka bir ihtimal bile gelmemişti aklıma. sonra sen diyince üçkağıtçılık falan filan, diye o zaman anladım. param olsa, galata köprüsünü filan da satmışlardı bana. iyi ki yok.:s

Ekmekcikız dedi ki...

Ayliz,
Hoşgeldiniz.:))
Yine de insan, bir tereddüt geçirmeden, acaba mı diye kendine sormadan edemiyor. :(

Ekmekcikız dedi ki...

Serpilciğim,
Bunu duymamıştım.:0)
Yine de şükür, tersi de olabilirdi; gelin para yatırın anneler günü için denirdi, yine koşa koşa giderlerdi...
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Perikızı,
Böyle bir yerden okurken ben de inanırdım, aslında. Genlerimizde var bu saf ve acımaya eğilimli hal. Ancak, cep telefonuna öyle destan halinde gelince, "dur yahu, bunda bir iş olmalı dedim", şansa!
:))

elektra dedi ki...

önce, 'aha dedim benim şapşal mesajı mı yazmış? anneciiim, rezil olucam', sonra baktım ııh, benim ki kısacıktı. di mi? kısacıktı di mi?:PP sonra, daha başından inanmadım ben mesaja. aynı taraftayız yani ekmekçikızcığım:)) biz ne zaman yitirdik aceba inancımızı, güvenimizi?

serpil dedi ki...

O kadar çok dolandırıcılık haberleri duyuyorum ki, kimileri de polise gitmiyor kimseye söylemiyor aldandığı için utanıp.
Anneme gelmişler iki adam boynunda ziraat banka kimlik kartları ellerinde dosyalar, annem ve babamla ilgili bütün maaş dökümü. Teyzecim devlet ölen eşiniz için size 40 milyar ödeme yapacak ama işlemler için 4 milyar vermeniz lazım demişler kimliğini istemişler, annemi ikna edemeyince de sonra gelicez diyip gitmişler.Annem şoke oldu nasıl temiz yüzlü çocuklardı, bu kadar bilgiyi nasıl toplamışlar hakkımızda diye,annemin yazlık evi olduğunu bile biliyorlarmış.
Ürkütücü bu, ama benim favorim eve elektrik ya da telefon için gelip ev sahibine kablo tutturup o esnada odalardan eşya çalanlar.Gülermisin ağlarmısın?
İşte böyle.

Basak dedi ki...

Eknmekçi kız düşüncende tamamen haklısın. Senin başına gelenin benzeri ben ve oda arkadaşımın başına, farklı zamanlarda geldi. Bizimkinin msaj içeriği farklıydı ve ben "beyefendi yanlış numaraya gelmiş mesajınız, haberiniz olsun" diye msj attım, atmaz olaydım, yakama yapıştı. Yani amaç belli. Bir insana yapılacak en büyük kötülüklerden biri de ona acımaktır bana göre, oysa kültürümüzde kendini acındırmak, bu yolla bir şeyler elde etmek çok makbul, dijital çağ ile birlikte yöntemleri de değişiyor:)

Ekmekcikız dedi ki...

Sevgili Başak,
İçgüdüsel bir iyimserlikle hareket etmenin bile, enayilik olarak düşünüleceği bir duruma itilmiş oluyoruz ki, bence bu kandırılmaktan da fena. :(