Cumartesi, Haziran 06, 2009

YAZIMI ÇALMIŞLAR!


Pes artık!
Diyorum da, başka bişeycik demiyorum.
Yahu, bu da mı gelecekti başıma?
Şunun şurasında iki satır bi blog yazıyoruz, üç beş arkadaş, üç beş blog dostu, üç beş sağdan soldan googledan gelen derken, okuyan okuyor.
Derken, bu sabah bir de ne görüyorum?
Bir gazetenin kitap ekinde yayınlanan tanıtım yazısında benim cümlelerim!
Oh-ha yani, pes!

Hani, 26 mayıs'ta bir yazı yazıp "Canlarına Değsin"den sözetmiştim ya, konu o.
Bakın, aşağıda cümlelerin başında link vereyim, kendiniz bakın.
Aman şimdi kim uğraşacak diyene de şurada iki satır alıntı vereyim, onu okusun.


Çikifte’ ve ötesi yazısında deniyor ki:
"Saraç kitabında kayıpların anısıyla vedalaşmayı, kısmen yemek kültürü aracılığla yapıyor. Böylece okuyucu bir yandan da yazarın yaşadığı coğrafyanın yemek kültürünü tanıyor. Örneğin, yuha ekmek nedir, söğürme hangi sebzeden yapılır, kuymak ne zaman yenir ve kimin için pişer, Urfalıların ‘kıymalı’ dediğini biz ne olarak biliyoruz ve meyankökü şerbeti ne işe yarar gibi soruların karşığını Urfa diline göre öğreniyor."

"Canlarına Değsin" yazısında Ekmekcikiz demiş ki;
"Yazar, kitapta, kayıpların anısıyla vedalaşmayı, kısmen yemek kültürü aracılığla yapıyor. Böylece, bir yandan da yazarın yaşadığı coğrafyanın yeme kültürünü, yemek çeşitlerini de tanıyor, öğreniyoruz.
Yuha ekmek nedir, söğürme hangi sebzeden yapılır (sır vereyim size, balcandan yapılır balcandan), kuymak ne zaman yenir, kimin için pişer, Urfalı'nın kıymalı dediğini biz ne diye bilirmişiz meğer (bunu söylemiycem, okuyunca bulacaksınız), meyankökü şerbeti ne işe yarar? Dikkatinizi çekmiştir, isimler, tanımlar yerel ağızla ifade ediliyor, doğrusu da bu zaten. Ya anlamazsam diye endişelenmeyin, hepsinin anlamları kitapta var."


Star kitap eki yazarı diyor ki;
"Bu kitabın sadece Urfa’nın mutfak kültürünü öğrenmek için okunmaması gerekiyor. Mehmet Saraç’ın efsaneler ve söylenceler kentinden bize aktaracağı çok söz var. Gerçek olduğuna inanamayacağınız yaşanmış kırık hayatlar, nasıl dayanılmış bilemeyeceğiniz acılar ve anılar..."

Blog yazarı Ekmekcikız demiş ki;
"Sadece mutfak kültürünü öğrenmek, anımsamak için okumayacağız "Canların Değsin"i.
Efsaneler, söylenceler kentinden bize aktaracağı çok söz var, Mehmet Saraç'ın.
Gerçek olduğuna inanamayacağınız, aynıyla yaşanmış kırık hayatlar, nasıl dayanılmış bilemeyeceğiniz acılar, gülmekten gözlerinizi yaşartacak anılar..."

Dahası varsa da bilemeyeceğim, bu kadarı yeter zaten!

Oku acar gazeteci, güzelce oku!
Editörün de okusun.
Kitap tanıtıyorsan, önce sen oku ki, okumak isteyene diyecek sözün olsun.
Gidip, yazarla röportaj yapıp, ondan beş cümle, yayınevinin duyurusundan iki cümle, kitap kapağından bir cümle, kitabı okuyup üzerine iki laf etmiş kişiden üç cümle alıp, yazı yazılmaz.
Yazılırsa da, o yapılan adam gibi iş olmaz!

Bu gün bir kez daha anladım ve inandım ki, şu bizim bloglarda yaptığımız iş, medya denen acayip alemde yapılandan yüz kere daha gerçek ve bin kere daha dürüst.
İşte, o kadar!

Urfa, Aynzilha (Zeliha'nın kendini ateşe attığı yerdeki göl)

Hamiş:
Bugün, kitap için bir de güzel referans okudum.
Doğan Hızlan'ın, Hürriyet gazetesi Cumartesi ekindeki kitap yazısında "Doğan Hızlan'ın Seçtikleri"nde "Canlarına Değsin" var.
Yaşasın!

Eh, bugüne dek sözüme kulak asmadınız ve kitabı almadınızsa, artık bi zahmet alın ve okuyun.
Tamam mı?
.

26 yorum:

şule dedi ki...

dumur oldum ben de inan. ne garip insanlar...
ote yandan bak ne guzel yazmissin ki, elin gazetecisi senden kopya çekmiş hayatım :)

Ekmekcikız dedi ki...

Bir pess de sana Şulecim!
Daha yazımı düzeltiyordum ki, yorumun düştü.
Bu ne sürat!
:))

Yahu, elin gazetecisi neyse de, bu zihniyet fena; emek çekmeden hoop hazıra kon!
:(

şule dedi ki...

gazetenin yaziisleri mudurune durumu bildirsene. ya da en azindan yazara bir e-posta atip,yaptiginin farkinda oldugunu ve kinadigini soylemelisin bence. gercekten cok abuk bir sey cunku...

serpil dedi ki...

Ekmekçikız, kitap dergilerine yazı yazan bir arkadaşım var, onunla hep konuşuruz bu konuyu. Çoğu kişi kitabı okumadan yazı yazıyor genelde hangi kitabı yazacaklarını bir kaç gün önce öğrenip alelacele yazı hazırlıyorlar. Bazıları da yabancı kitap dergilerindeki yazıları çevirip kendileri yazmış gibi yapıyorlar.
Demek senin blogu da keşfettiler, ne kadar sevinmiştir adamceyiz bulunca senin yazıyı :))
Şule'ye katılıyorum, gazeteye bildir. Bu kadar da pervasızlık olmamalı.
Haftasonun güzel geçsin.

funda dedi ki...

aa çok ayıp etmişler..çok kızdım valla..tazminat davası aç..benim o yazı de, bişeyler yap ama bence..
kızdırmasınlar beni..

metin dedi ki...

Çok güldüm valla! Bizim medyadan başka ne beklerdiniz ki Ekmekçikız Hanımcığım? Geçmiş olsun demekle kalmayalım, bence siz bu fiilin başka bir çatısını fiiliyata geçiriniz efenim marifetlû şahıslara karşı.

KAYGILI ANNE dedi ki...

Merhabalar

ben yazdıklarınızın ilk cümlesinden hemen şu sonucu çıkarmıştım.Hımmm dedim demek başka bir blog yazısını kendi yazmış gibi kopyalamış yazınızı okumaya devam ettikçe dumur oldum sinirden şuan gülesim var

thesaint dedi ki...

gazetenin sayfasının altında okur temsilcisi diye bir link var. oradan mesaj gönderebilirsiniz. ben yazmayı düşündüm ama belki siz yazmayı istersiniz diye önce size söyleyeyim dedim.
tabi, yazan kızın (muhtemelen yeni gazeteci bir kız bu) mail adresi verilmiş olsa onu uyarmak (bir daha gugıl'dan yazı yazma, başkasının yazısının altına imzanı atma) daha iyi olabilirdi, şikayet etmek yerine.

Ekmekcikız dedi ki...

Şulecim,
Yazıişleri Müdürüne bildireyim de, çağırıp fırça atmakla yetinmeyeceğini bilsem, yapacağım bunu.
En iyisi kolajı yapana doğrudan ulaşmak, sanırım.

Ekmekcikız dedi ki...

Serpilciğim,
Arkadaşından dolayı biliyorsundur; dar zamanda çok iş isteniyordur diye tahmin ediyorum.
Bu işi yapanın işinden olması gibi bir uç sonuç çıkarsa üzülürüm, buna neden olmayı istemem, o nedenle yönetime şikayet etmeyeceğim.
Kendisine ulaşmayı deneyeceğim.

İyi bir Pazar günü olsun, sana.:))

Ekmekcikız dedi ki...

Fundacım,
Tabii ki kızdırmasınlar seni!
Dava mı?
Aman! Avukat mavukat, kim uğraşacak şimdi allasen?
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Metin Bey,
Siz gülün bakalım!
Sizin yazınızdan yırtma yapıştırma yaptıklarında ben gülmeyeceğim!...
Bi şekilde duyuracağım durumu.
Bakalım.

Ekmekcikız dedi ki...

Kaygılı Anne, hoşgeldiniz! :))
Evet, o dediğinizi yapanlar da var, blog aleminde. Ama, bu basın, yazılı basın!
Güveniyoruz güya kendilerine. Güvenmeyecekmişiz, demek ki!
:(

Ekmekcikız dedi ki...

Simoncum,
Teşekkür ederim.
Senin bu tür davranışlardaki tepkini biliyorum. Buradaki samimiyetine inanıyorum, sağol.
Haklısın e-posta yazmak en iyisi, öyle yapacağım.

metin dedi ki...

Size gülmediydim ki, onu yapan gazeteciye güldümdü. Valla beni yanlış anlamışsınız Gezginç Hanımcığım.

Köşenin Delisi dedi ki...

pes yani yuhh... ekmekçikızcım ağızlarının payını vericeksin heralde di mi?? di mi di mi di mi? :S

BAYAN E. dedi ki...

Aaaaaa çok şaşırdım.Daha geçen gün bunu konuşumuştuk hatırlarsan ve hatta nasıl önlem alınabilir diye de kafa yormuştuk.Bu kadar kısa zaman içinde başa gelinebilir olduğunu hiç düşünememiştik.Pes doğrusu...bir şeyler yapacaksın değil mi??

Ekmekcikız dedi ki...

Peki Metin bey,
Pardon!
Sinirlenmiştim, ayırdedemedim.
:)

Ekmekcikız dedi ki...

Deliciğim,
Verdim bile!
:))

Ne güzel sesini duymak!
:)))

Ekmekcikız dedi ki...

Bayan E.ciğim,
Eee! Benim gibi tanınmış bir blog yazarını kopyalayacaklardır tabii ki... Ne yaparsın?
:O)

Şaka şaka!
Seni kızdırayım dedim. :)))

Evet, yaptım bişeyler.

Adsız dedi ki...

Vay vay! Ne demeli! Gurur duydum sevgili arkadaşım! Yazıların çalınmaya başladıartık :))

Ekmekcikız dedi ki...

Diyorsun ki;
"Tür-kiye senin-le gurur du-yu-yor!"
:O)
Mersi!
:)

Adsız dedi ki...

Tevazu gösterelim hadi! Türkiye demeyelim! En azından ben duyuyorum... vee biliyorsun ki ben tarihe mal(şapkalı a) bir insanım. Dhs

Ekmekcikız dedi ki...

Sen sadece şapkalı "a"lı değil, başımın üstünde yeri olan bi insansın!
:)))

Adsız dedi ki...

Hiiic sasirmadim. Google'da ilgili yazi ara, kes yapistir. Tamamdir. Hangi ise ozen gosteriliyor ki, buna gosterilsin.

Bari, ne guzel, senin yazini almaya deger gormusler diyeyim! :o)

Seni alsinlar ise, sana versinler maasi diyecegim ama kes yapistir usulu kimseyi rahatsiz etmiyor ki! :o(

www.elifsavas.com/blog

Ekmekcikız dedi ki...

Elifciğim,
Galiba, ben de bir çeşit bıyık altı gülümseme ile bakıyorum bu sinir edici duruma.
Evet ya, okunmaya değer laf etmişim işte, daha ne olsun?
Değer bilmeyenler, her yerde...
:))