Çarşamba, Temmuz 22, 2009

KUM TANECİĞİ

Ayak parmaklarımın arasındaki kum taneciklerine bakarak oturuyorum, iskemlede. Denizden biraz önce çıkmışım, yürümüş eve gelmişim. Duş sırasının bana gelmesini bekliyorum. Ayak parmaklarım arasında kalmış kum taneciklerini seyrediyorum.
Kaç sene öncesine kadardı acaba? Ne zaman değişti bu his? Hatırlayamadım.
Şunu:
Eskiden olsa, ayak parmaklarımın arasında kum kalmış olmasından, öylece yürümekten, sonra oturup beklemekten kendimi çok rahatsız hissederdim.
Şimdi, şimdi artık daha doğrusu, ayak parmaklarımın arasındaki kum tanecikleri bana hiç bir şey söylemiyor. Onlar oradalar; kendi başlarına, yalnız, sadece oradalar...

Bir kum taneciği, tek başına bir kum taneciği, ne iyidir, ne kötüdür, ne değersizdir, ne mucizedir. Olsa olsa, tek başına bir kum taneciğidir, o.
Bir kaçı bir arada, mesela denizden çıkmış bir kadının parmak arasına yapışmışken, kaşındıran bir nesne haline dönüşebilirler. Oysa, kadın o kaşınma hissinden rahatsız olmaktan vazgeçmişse, o kadarına bile neden olmaz, orada öyle dururlar. Ya da varlıklarıyla ilgili çağrışımlar eşliğinde, anımsamalarla algılanırlar.
Hepsi bu.


Fotoğraf, şuradan. Başka güzel fotoğraflar da var, meraklısına.

.

8 yorum:

Elestirel Gunluk dedi ki...

Bazan insan bir kum taneciginin ontolojisinden baslayip filozof olabilir mesela...:-)

Guzel bi yazi olmus.

BAYAN E. dedi ki...

Senin kum taneciğin bana, nedense sıcak yaz günlerini ve uzun aydınlık yaz akşamlarını değil de Eylül'de güneşin erken batmasını, yazlıkçıların dönmesi nedeniyle erken boşalan kumsalları,yazın artık bitiyor olması nedeniyle içimi kaplayan hüzünleri,eve döndüğüm ilk günler yaşadığım bocalamaları,sarsaklıklarımı...
ve... kendi ayaklarımdaki kum taneciklerini hatırlattı
çok sevdim yazını çok

Ekmekcikız dedi ki...

Eleştirel Beycim,
Bu felsefe kırıntısı tatil günlerinden kalma.
İşe yetişme, eve yetişme, onu bunu halletme telaşı olmayınca, insan kendini pekâlâ filozof sanabiliyor!
Teşekkür ederim.
:)))

Ekmekcikız dedi ki...

Sevili Bayan E.,
Tatil uzadıkça, dönüşlerinde yaşanan zorluk katsayısı doğru orantılı artışta...
Bundan böyle "her aya bir tatil" kampanyası başlatıyorum!
İşe yarar mı?
:))))

Elestirel Gunluk dedi ki...

"her aya bir tatil" kampanyasi?

Benim idolum olma yolundasiniz efendim.... Soyle gizli mizli bir orgut kurarsaniz haberim olsun...

:-)

endiseliperi dedi ki...

sevgili ekmekçikız, ne güzel, ne güzel bir yazı bu! insan sonunda gözyaşları içinde bile kalabiliyor.

sadece, sadece bir kum taneciği olabilmek, işte o kadar bir şey olabilmek, hayatı ve kendini öylece kabullenebilmek ne zor ve ihtiyacımız olan tek şey de bu.

teşekkür ederim, yazı için. çok zevk aldım okurken.

Ekmekcikız dedi ki...

Eleştirel Bey,
Ne gizlisi?
Açık açık kuralım örgütü...
Dernek mi olur, STK mu, her ne ise, artık!

Zaten ben yıllardır bu fkri içimde gizli gizli büyütüyordum. Bu kadar gizlilik yeter, açığa çıksın, kitlelere ulaşsın, netekim...
:)))

Ekmekcikız dedi ki...

Periciğim,
Demek sana da Bayan E.'ye verdiği gibi hüzün vermiş yazım.
Aslında o kum taneciğini düşünürken ve yazarken hüzünlü olmaktan ziyade, sakindim. Dingin daha çok.
Duygularını anlattığın için, ben teşekkür ederim, sana.
:))