Perşembe, Temmuz 16, 2009

YAĞMUR YAĞIYORKEN

"Şerburg Şemsiyeleri"nin müziğini arıyorum, dedi T. , birdenbire.
Tünel'den Kuledibine doğru yürüyorduk.

"Ben şu köşede ekmek dükkanı açsam" demiştim, bu sözün bir dakika öncesinde. T., "ben de karşı köşede müzik dükkanı" demişti. Tutkundur müziğe, bütün melodileri hatırlar.

Filmi çok iyi biliyorum, müziği hatırlayamadım. "Nasıldı, Şerburg'un müziği?" dedim. Hemen mırıldandı, "hah, tamam hatırladım" dedim, "bulurum sana onu, yarın gönderirim".

Bulmuşken, size de dinleteyim istedim.


LES PARAPLUIES DE CHERBOURG


Bu hafta geçen haftaki iç bayıltıcı sıcağın acısı çıktı, şükür. Ya yağmur yağıyor, ya rüzgar esiyor, olmadı azıcık rutubetli olsa da bulut var. Keyfim iyi, havadan yana.
Yağmurlu havaya
Les parapluies de Cherbourg/The Umbrellas of Cherbourg'dan başkası yakışmazdı, zaten.

Film çok eski.
Film dünyaya geldiğinde, çoğunuz, bu dünyada bir fikir olarak bile yoktunuz, eminim. Bendeniz vardım, merak buyurduysanız.

Sonra, çocukluk yılları içinde yukarda dinlediğiniz melodiyi binlerce defa dinlemişimdir.
O vakitler, müzik, henüz şimdiki gibi an içinde dinlenip tüketilmiyordu. Defalarca defalarca dinlenip, yavaş yavaş hükmünü sürüyor, varlığını yaşatıyordu.

Şerburg Şemsiyeleri'nin yönetmeni Jacques Demy. Kendine ait bir dünya yarattığı filmler yapmış. Bu film bir müzikal, örneğin. Ancak, o zamana kadar yapılanlardan farklı bir müzikal; komedi değil, dram.


Filmin müziklerini Michel Legrand yapmış ki, kendisi halen çok güzel film müzikleri yapar.

Sonra, önemli başka bir şey, başrollerdeki gençliklerinin, güzelliklerinin, çekiciliklerinin doruğunda olan Nino Castelnuovo ve muhteşem Catherine Deneuve'ün ilk önemli filmleri; parladıkları, yıldız oldukları.

Bence, şimdi arkanıza yaslanıp, filmin unutulmaz müziğini bir kez daha dinleyin.

.

12 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Ben de vardım Ekmekçi, hem Catherine'ciğimin o buz gibi, muhteşem güzelliğinin en zirvede olduğu yıllarda ama sen yine de kimseye söyleme, yaşımız çıkmasın ortaya:)))Film de, şarkısı da muhteşemdi, teşekkürler dinlettiğin için...

Gamlı Baykuş dedi ki...

Sevgili Ekmekçi,
Bu film ortaya çıktığında değil benim fikren bile varolmam, annemle babamın bile tanıştığından şüpheliyim. Ancak gösterdiğiniz kısacık bölüm bile bu filmi izlenecekler haneme yazmama yol açtı. Film ve müzik bilginize gıpta ile şapka çıkarıyorum,efendim.
Sevgiler :)))

Ekmekcikız dedi ki...

Leylak Dalı,
Fekat, şu var ki efenim, biz Catherine'den küçüğüz!
Bu ayan beyan ortada, di mi?
:)))

Ekmekcikız dedi ki...

Sevgili Gamlı Baykuş!
Nasıl söylesem, sinema ve müzik sevgisi bendeki "bilme" durumunun temeli. Sevdiğim için biliyorum, bildikçe sevgim artıyor.
:))

Artık gamlı olmadığınıza göre size Şen Baykuş diyelim, bence.
:)))

BAYAN E. dedi ki...

Neden her aşkta ayrılık vardır...ve neden ayrılık olunca o aşk unutulmaz olur???
Aklıma şimdi Catherine Deneuve'ün muhteşem "Tristan" filmi geldi...bir de "Gündüz Güzeli" tabi:-))

Ekmekcikız dedi ki...

Neydi o söz?
"Seversin,
Kavuşamazsın,
Aşk Olur!"
di mi?

Ayrılık da bunun türevi olmalı; "ayrılıkla yaşanan aşk unutulmaz olur" diyebiliriz, mesela!


Evet, "Gündüz Güzeli"!
O nasıl bir güzelliktir öyle?

Gamlı Baykuş dedi ki...

Evet Şen Baykuş ismi hiçte fena değil.siz nasıl isterseniz öyle çağırın makbulümdür. :)))

Adsız dedi ki...

Cok tesekkurler...
Unutamadigim filmlerdendi..
Tekrar tesekkurler..
Mine Ozgur

Ekmekcikız dedi ki...

Olmadı, Gamlı Baykuş!
Madem değişim yaşıyoruz, Şen olmakta yetmez, değil mi ki "Baykuş"luk, baki!
:)))
Buldum, en iyisi Bayan Şenkuş!
Nasıl?
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Mine Hanım,

Ben teşekkür ederim; hiç farkında olmadan başka yüreklere dokunmuşum demek. Bir de bunu öğrenmek, haberdar olmak ayrı bir keyif.
:))

zafer dedi ki...

Zuhal Olcay'da Deneuve izleri görmüşümdür hep.Fakat yazık oldu Zuhal"e..Türkiye"de doğma şanssızlığına uğradığından..Bizim oyubcularımızın nesi eksik efendim?Kabiliyetsiz yönetmenimiz bizim de var(alasından),bizim de siyasimiz sansürcü pek'alasından,yeteneksiz yetenekli oyuncularımızda pekçok mükemmel.Ah Zuhal ah takıldın Haluk"a..Ne diyeyim.Şarkılar seniii söylerrrr/Dillerde name adınnnnn....

Ekmekcikız dedi ki...

Zafer Bey,
Zuhal Olcay başkadır, çok beğenirim.
Catherine Denevue izleri dediğiniz soğuk, gizemli, az ulaşılmaz, hüzünlü duruş ise, haklısınız.
Bence, herşeyin sebebi Haluk değil!:)) O olsa da olmasa da, coğrafya daha belirleyici.
Ne yaparsınız?