Pazar, Ağustos 16, 2009

BAHARDA MOR SALKIM, YAZIN BORU ÇİÇEĞİ



Bu ağaç, Fenerbahçe Parkı'nda.
O bir çitlembik ağacı.
Kimbilir kaç senelik?
Ben deyim dört yüz, siz deyin üçyüz elli.
Gövdesi dallarını canlandırmaya yetecek güçte değil.
Bilmiyorum sebebini. Belki, erişemiyor uzaklarına, belki bir hastalık.
Yine de duruyor o gövde orada.
Dimdik duruyor, hem de.
Ne oluyor bilir misiniz?
Bahar aylarında bir mor salkım yuva edinip sarılıyor o gövdeye. Taa tepelere tırmanıp, Marmara'ya, Prens adalarına bakınıyor, şöyle bir.
Onun çiçeklerinin kokusu uçup, döküldükten sonra sıra geliyor boru çiçeğine. Şimdilerde tepeye tırmanıp, turuncu çiçekleriyle şöyle havalı havalı alemi seyretme sırası onda.
Buyrun, siz de onu seyredin bakalım.
.

8 yorum:

Elestirel Gunluk dedi ki...

valla siz botanikci falan olmaliydiniz...

Ebru dedi ki...

Biliyor musun ben çiçek sevmem. Yeni eve taşınınca minik bahçemize baktıkça sayfalarından taşan doğa sevgisine tanık oldukça önümüzdeki yaz pencerelerin önünü, bahçeyi çiçeklerle süslemeli dedim. koca bile şaşırdı:))
Benimkisi doğayı sevmemek de değil çiçek sevmem belki bakmayı bilmiyorum, belki yüklediğim anlamdan. yıllarca bir mezara çiçek diktik ve çiçek denilince aklıma gelen oralar oldu hep. Yaza değiştirmek için çaba harcayacağım başarırım değil mi?

Ekmekcikız dedi ki...

Eleştirel Bey,
Valla iyi bildiniz; kenarından sıyırdım botanikçi olmanın. Üniversite sınavında daha az bilseydim, şimdi merakımı hevesimi değil de, mesleki bilgimi aktarıyor olurdum, muhtemelen.:))

Ekmekcikız dedi ki...

Ebrucuğum,
Ben şanslıyım ki, çiçeğe bir anlam yüklemeden sevdim onları.
Böyle olunca, babamın mezarında açan akşam sefalarını da daha çok sevdim sanki.
Zorunlulukla yapılan her iş, insanı yoruyor. Senin çiçekle olan ilişkinde de benzer bir yük olmuş olmalı. Kaldı ki, doğa sevgisi içerisinde "her tür çiçeğe bayılacaksın" diye bir komut taşımıyor. :))
Canın çiçek çektiyse, gelecek yazı beklemeden sonbahardan, kıştan başlayabilirsin.
Az kaldı, yakında saksı saksı açelya da, siklamen de çıkar ortaya. Bir saksı alıp başla, keyfin olursa devam edersin. Yoksa bırakır doğada seyredersin.
Di mi, ama?
:))

Ebru dedi ki...

Ben de vakti geçti diye başlamamıştım bilsem dışarı çıktığımda alırdım:) Geçmedi mi yani vakit hala olabilir mi?

Ekmekcikız dedi ki...

Olabilir, tabii ki. :))
Biraz da balkonun konumuna, ne kadar güneş aldığına bakarak sardunya deneyebilirsin, mesela.
Açelya, ardından da siklamen ekimden sonra çıkarlar sanırım.
Yaz başı olsaydı, petunya, cam güzeli, minyatür gül filan önerebilirdim.
Ya da, balkonda sebze bahçesi yapabilirsin, seneye; birer saksı, domates, biber, soğan, maydanoz, nane...
Nasıl?
:)))

Ebru dedi ki...

Not etmeliyim isimleri papatya dışında hiçbir çiçeği birbirinden ayıramam:)

Ekmekcikız dedi ki...

Merak etme, bir kere çağımızın kurtarıcısı internet araması var.
Sonra, çiçekçilere de sorabilirsin.
Yeter ki, iste ve dene.
:))