Pazartesi, Ağustos 31, 2009

İÇİMDE KALMASIN, BEN DE YAZAYIM...

Yok hayır, hiç bi şeyin içimde kaldığı vâki değil, aslında.
Baksanıza, iki elim kanda olsa, gün sektirmiyorum yazıp duruyorum.
Tarla kuşu gibiyim vesselam; aklım zıpladıkça, yazdıklarım da zıplayıp duruyor.
Aklıma gelen, hoop yazıya geçiyor.
Hal böyle olunca, google efendiyi tıklayıp her ne sorulursa bende cevabı varmış gibi oluyor.
İnanmazsanız, bir günlük google taramasına bir bakın. Müze soran mı, yemek tarifi arayan mı, ölçü-ölçek birimi denkleştiren mi, şarkı adı soran mı, ooo, ne isterseniz var.

Bu arada, bugünün en eğlencelisi "dönme fotoları"nın burada aranması olmuş.
Hiç anlamadım valla, dönme fotosu arayan birisi benim ekmekcikiz'a nasıl geldi?
Hayır yani, ne dönmelere karşıyım, ne onlarla bir meselem var. Olabilir, onların hayatı, onların tercihi de bağlantı nereden, ey yüce google?
Haa, belki de geçen gün benim Passive'in blogundaki şiirin şarkı halini ararken, Joa'nın bloguna aydan düşen adam edasıyla konmam gibidir, bu dönme fotosu şeysi. Ne biliim, yani?

Neyse.
Gelelim, bu günkü google hasatına:


arkeoloji müzesi nerde
Evet, bilirim. Giderim. Siz de gidin. Muzurat yapacağınıza faydalı bir iş yapmış olursunuz. Belki, şu dünyadaki fani halimizi biraz olsun anlar, vıdı vıdı ile iç baymaktan vazgeçersiniz.


moon cake tarifi
Tee iki sene önce GÖKKUŞAĞI ve DOLUNAY diye bir yazı yazmışım, gökyüzüne bakık hallerimdeymişim anlaşılan, MorK. cığım bir moon cake tarifi mi vermiş neyse artık, ben de
"Bu senenin Eylül dolunayı parlaklığını yitirmeden "moon cake" tarifi bulup, yapmam lazım.:))" buyurmuşum.
Bakın, iyi ki şu blogu yazıyorum, kattiyen hatırlamazdım böyle bir bilgiyi, üstelik "o da ne?" diye inkar bile edebilirdim.


annemin revanisi
Soruyu soran kişinin annesinin revanisi nasıldı, bilemeyeceğim de, aramakla bulunan revaniyi hatırladım, bakın.
Geçen seneki doğumgününde annemin canı revani çekmişti de, gittiğimiz yerde bulunamamıştı. Ben de, evde revani yapmıştım, pasta yerine revani yemiştik. Sanırım, yaklaşık olarak böyle olmuştu, hatırladım dediysem de, işte bu kadar.


çocuğumuzla iletişim
Hıı, ben bilirim ya bu işleri üstad kompeteman olarak, o da bana soruluyor!
Efendim filhakika bilirim de! Bilmesem nasıl yazacağım, bakın ne demişim?
ÇOCUĞUMUZLA İLETİŞİM NASIL OLMAMALI
Benimki biraz ters takla bir bakış galiba, ama olsun. Amaca hizmet ediyor ya, siz ona bakın.


1 kg şeker kaç bardak
Hah işte!
Son zamanlarda en sık tekrarlanan soru bu.
Bunu da ben biliyor muşum, her nasılsa?
Sanıyorum, bu aramaya takılmam GÜL REÇELİ YAPIYORUM yazısından yadigâr kaldı bana.
Ehh, bu da bir şeydir. Gül reçelini beceremedimse de, ölçü üstadı oldum.


cin tonik
Bu da sık gelen aramalardan biri. Geçen sene bir cin-tonik içip çarpılma anımı yazmıştım. O gün bu gün cin tonikler benden soruluyor.
Bir de köpek sesleri soruluyor benden. Truman Capote'un bir öyküsünü anlatmıştım bir defasında. Oradan takılmış olmalı arama kancasına.


İSTANBULDA KABAK ÇİÇEĞİ DOLMASI NEREDE YENİR
Dedim; bilemeyeceğim şekerim, ben Bodrum'da yedim, biliyorsanız, bulduysanız bana da haber verin diye, ama, dinleyen kim?
Bil-mi-yo-rum. O kadar!


ŞULE şarkı yada şiir
Şuleciğim, bak bu soru sana olsa gerek.
Şu tatilini bitir de gel artık, yoksa bu sorular bir cevap ve nihayet bulamayacak.
Hadi canım!


sodade ne demek
Evet, bilirim ne demek. Anlaşılan siz de öğrendiniz, çünkü, o soru ile gittiğiniz yazımda bir temiz açıklaması var.
Hatta kulakları çınlasın Metin Bey'in değerli katkılarıyla birlikte.
Ne güzel konserdi o, yahu!

.

14 yorum:

şule dedi ki...

göbeciğimi hoplatarak güldüm. sorulardan birinin benim ismimle ilgili olması da ayrıca komik :)

Passive Apathetic dedi ki...

Ekmekcikiz Hanimcigim,

Benim de ne zaman aklima birsey takilsa icimde `hah Ekmekcikiz Hanim'a sorayim, kesin o bilir` diye bir his peyda olur da kendimi tutarim. Mesela bugun cigerlerimi soke soke oksururken `adacayi mi iceyim, ihlamur mu` diye dusundum, icimden `Ekmekcikiz Hanim kesin bilir hangisi daha iyi` dedim, sonra Cohen'in bir sarkisini mirildaniyordum, sozunu unuttum bir yerde, bir taraftan googlelarken diger taraftan da yine `Ekmekcikiz Hanim biliyordur bunu bloguna mesaj mi atsam` diye dusundum. Yani demem o ki siz bu blog aleminin super kahramanisiniz, bence bu aramalar da googlein degil sizin marifetiniz. :)

Ebru dedi ki...

Google elimiz ayağımız oldu artık:) son günlerde bel ağrısı baş ağrısı arıyorum hep.Ha bir de her dk izmirde hava nasıl diye bakıyorum oğluş orada ya:)

Ekmekcikız dedi ki...

Şuleciğim,
Sen gül, sen gül! Ne güzel.:))

Şu isim meselesine gelirsek, sanırım, şu yorumlarda çıkan ismi benimsemiş google da ondan olsa gerek, seni benden sormuşlar.
Sorsunlar tabiy!
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Passive Hanımcığım,
Ihlamur iç, ıhlamur. İçine bir çay kaşığı bal ve bir kaç damla limonla daha da leziz olur, hem.:)))

Efendim, soruların cevabını bilir kişi sıfatıyla, beklentinizi karşılamış olduğumu umarak, iltifatınız sayesinde yüz kızarmasına uğradığımı belirtmek isterim. Nedir o, süper kahraman filan yahu? Çok cömertsiniz!
Ve de çok teşekkür ederim.
:)))

Ekmekcikız dedi ki...

Ebrucuğum,
Dün bilgisayar sistemimizde teknik bir aıza oldu, üç-dört saat elimiz kolumuz bağlandı kaldı.
Neymiş, bu internet bağlantısı bağımlılığı?
İnanılmaz!
Sahiden, eskiden ne yapardık?
:))

zafer dedi ki...

İnternet yokken Kerime Nadir,Muazzez Tahsin Berkant veee Barbara Cartland okur,acıcık da TRT'ye bakardık saatini bekleyip bittabi hafta sonları gündüz semt pazarına çıkar eve gitmez bir yerde atıştırır gecesi de açık hava sinemalarında Türk filmlerine giderdik Ekmekçikız Hanım kızcığım öhhö öhhöööÖÖ..:PP

zafer dedi ki...

Ay aman belim,bastonum nerde,kız gözlüğümü bulamıyorum gaste okucam(dede başında gözlük başındaa..)..Yaşlandık yafuu ah ben gençken ne fındıklar kırardım(palavrayla yani keh keh)...:))

zafer dedi ki...

Bir o zamanlardan kalma özdeyiş aklıma geldi bak şimdi..""Geçmişe NAZİ derler(şey mâzi derler,biz Nazileştirirdik gençken gırgırına..)""... Yaşlanmışız sahi yaa :PP

Ekmekcikız dedi ki...

Zafer Beyciğim,
Acayip abartmışsınız inanın!
Ne çabuk baston sahibi oldunuz öyle?
Durun daha...
:)))

Tijen dedi ki...

Ekmekçikız abla,
Ben de mutluluğun formülü nedir diye sorcaydım. Bilir misiniz?

Adsız dedi ki...

Bu durumda size "the blogger lady who knew too much" diyebilir miyiz :)

Ekmekcikız dedi ki...

Tijenciğim,
"Bilirim" desem, ayıp olabilir de, bilirim.
:))
Sen de bilirsin bence, değil mi?
:)))

Ekmekcikız dedi ki...

Adsız,
Estağfurullah!
Çok bilen çok yanılırmış, değil mi?
:)))