Perşembe, Ağustos 27, 2009

ODALAR

İstanbul Modern, Eylül ayına hazırlanıyor.
Bu arada, bitmeden yakalayabilirseniz, çok ilginç bir sergi var: "Oda Projesi"

Oda projesi ne ki, mobilya katalogu lazım değil diyebilirsiniz.
Değil.
Çok ilginç bir fikirden yola çıkılmış.


Fotoğrafçı Annette Merrild, Hamburg Sanat Akademisi'ndeki öğrenimi sırasında yabancı oluşunun sağladığı farklıyı olanı gözleyebilmeye dayanarak bir proje gerçekleştirmiş.
Dört yıl boyunca, önce Hamburg, New York ve Kopenhag’da aynı apartmanda oturan komşularının oturma odalarını fotoğraflamış. Sonraki iki yıl içinde, Varşova, Barselona, Tallinn, Lyon, Manchester ve İstanbul'a gidip buralardan odaların fotoğraflarını çekmiş.
Odaların fotoğrafları hep aynı açıdan, içinde hiç insan olmadan çekilmiş. Aynı şehre ait odalar yanyana sergileniyor.
Böylelikle, sırf estetik bir bakış değil, aynı zamanda o şehre ait tarzın farkına varış, belki bir çeşit sosyolojik gözlem imkanınız oluyor.

Buyrun, bunlar benimkiler:
New York'da tavan aydınlatması kullanmıyorlar.
İstanbul'da en uyduruk evde bile tavanda avize var.
Barselona'nın balkonları ne kocaman, Tallinn'de mutlaka pencereye dönük oturma düzeni kurmuşlar.
Varşova'da yemek masaları, televizyon rahat seyredilecek şekilde yerleştirilmiş.
Lyon'da da yemek masası önemli, en küçük mekanda bile büyük masalar var.
....
İnanmıyorsanız, siz de bakın:


Barselona Odası


Hamburg Odası


New York Odası


İstanbul Odası

Demiştim, değil mi?

Her şey bir yana, ev içlerinin mahremiyetinin hem de içlerinde yaşayan insanların görüntüsü olmaksızın ne çok hayal kurma, tahminde bulunma imkanı verdiğini görseniz, şaşarsınız.

Sergiyi yakalıyın, bence.

.

11 yorum:

Ebru dedi ki...

Çok hoş bir proje. işimle ilgili olmasından kaynaklı (sektör olarak direk işim olmasa da) mobilya ve insanların tarzı hep ilgimi çekmiştir. Hafta sonları bazen ben de müşterilere bakıyorum ve çok ilginç gözlemlerim oluyor. oturma odası, misafir odası ayrımı hep ilginç geliyor bana. Yadırgıyorum. Sonra koskoca vitrinlerde kadehlerin sergilenmesi. Almanya da Alman bir kadınla kalmıştım onun evinde 1+1 evdi ama aklınıza gelebilecek her türlü konfora çok sade bir şekilde sahipti. halılardan çok hoşlanmam cami gibi serilmesinden. ve binlerce kattan oluşan tül perdelerden hoşlanmam. Hayatımızı kolaylaştıracak kadar eşyaya sahip değiliz tam tersi zorlaştıracak denli çok şeye sahibiz. Bütçemize göre değil eşyalara göre ev arayarak yaşıyor ve bir ömür taksit ödüyoruz:)

zafer dedi ki...

Eylül'de Gel... :))

http://www.youtube.com/watch?v=V0VC_lgOiQU&feature=related

Ekmekcikız dedi ki...

Ebrucuğum,
Farklı ülkelerin ortak düzenleri, dünyanın bambaşka yerlerindeki insanların benzer tarzları ve odalara hep aynı açıdan, adeta tarafsız gözle bakılması hepsi çok ilginçti.
Arzu edersen, linkini verdiğim sitede başka ayrıntılar da görebilirsin, senin kişisel gözlemlerini de onlara katarak.
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Zafer Bey,
Sizi de mesleki olarak etkilerdi, sanırım bu sergi.
Yakalyın, bence.
:))

Şarkı için teşekkürler, efendim.
:)

BAYAN E. dedi ki...

Canım Ciğerim Ekmekçikız'ım :-))
Bu sergiye seninle birlikte gitmek isterdim.Şimdi tek başıma gideceğim.Ne fena :-( Evler, odalar, içimden geçen, içinden geçtiğim mekanlar hep çok önemli oldu benim için.Ben toprak insanıyım.Hiçbir yerde eğleşemem ya yerleşirim ya da yerleşemem, geçerim.Ev soluk almalı ama minimalistlerin soluk aldırdığı kadar tek düze olmamalı.Kişiyi yansıtmalı, ruhu olmalı ama maksimalistlerin doldurduğu kadar ve insana yaşam alanı bırakmayacak kadar da kalabalık olmamalı.Bahçesi, balkonu veya terası olmalı, hiçbiri olamıyorsa mutlaka içinde çiçekler olmalı ve sen her gün onlara su vermelisin...sevdiklerin olmalı içinde, çok ama çok sevdiklerin, hiç vazgeçemeyeceklerin... :-))

Ekmekcikız dedi ki...

Canım Bayan E.,
Ne güzel anlatmışsın odaların, mekanların değerini, önemini.
Bu kadarcık bir yazıdan bu anlamı çıkardığına göre, sergiye gidebilsen neler yazarsın, kimbilir?
:)))

BAYAN E. dedi ki...

Gel benimle birlikte gidelim...oda oda gezelim hehe :-)))

şule dedi ki...

ben de gitmek istiyorum bu sergiye ya. ne hoş fikirmiş. bence bir ailenin yıllar içindeki oda değişimi de izlenmesi gereken bir süreç olabilir bu arada.

Ekmekcikız dedi ki...

Hanımlar, sevgili arkadaşlarım,
keşke, daha önce gitmiş olsaydım da, size daha önce haber verebilseydim.:((
Ben de ucundan yakalamış oldum, ne yazık ki...

Adsız dedi ki...

Yaziyi okumaya baslarken "turkiye'den de oda varsa kesin zigon sehpa vardir" diyordum yanilmamisim :) ha kucumsemek icin demiyorum, yanlis anlasilmasin, bizde de var. Ince belli cay bardagi gibi bize ozgu bu zigon.
Esra

Ekmekcikız dedi ki...

Çok doğru!
İnce belli çay bardağı gibi zigon sehpa da, bize özgü.
Tanımlayıcı, özellikli...
:))