Cumartesi, Ağustos 15, 2009

onyedi sene önce bugün...

hastanedeydim.
hava çok sıcaktı, ama sahiden çok sıcak.
bütün yaz sağnak yağmurlu ve serin geçmiş, ağustos başından itibaren yavaş yavaş ısı artmıştı; hafta sonu kırk derece bekleniyordu.
yine bir cuma günüydü, bu seneki gibi.
sabah kalktıktan sonra kahvaltı etmeden henüz, suyumun geldiğini hissettim.
anlatırlar ya, su boşaldı filan diye, öyle değil. sızıntı gibi, çokca terlemişim gibi.
babana verdim haberi, ikimiz de sakindik.
doktorun beklediği muhtemel doğum tarihine on gün vardı henüz.
olsun, yine de aradık doktorumu.
hastaneye gelin bir bakalım dedi.
bir-iki parça eşya aldık sanırım.
muhtemelen teyzene hastaneye gittiğimizi haber verdik.
lada cipe tırmandım yine -daha sonra o ciple uyumadığın gecelerde sakinleşmen için seni az dolaştırmamıştık- yola koyulduk.
hastanede bir odaya yerleştik, doktor muayeneye geldi sonra.
dedi ki; henüz rahim ağzı açıklığı iki üç santim, bekleyeceğiz.
öğleden sonra sancı verelim, kendiliğinden açılmayacak dediler.
bak, çok tuhaf!
kim dedi, ne oldu, o kadar flu bir perdenin ardında ki, anılar...
kardeşler, yani teyzen, halan hastaneye geldiler, anneanne, babaanne de tabii ki.
sonra, babanla ben onları kovaladık, bizi rahat bırakın yalnız kalmak istiyoruz diye.
eh yani! ben orda sancı çekiyorum, onlar başımda kakara kikiri... daha da neler!
sonra akşam oldu, doğum bugün olmayacak, sancı vermeyelim artık dediler.
o sırada hafif bir kanama başladı, ardından da kuvvetli bir sancı.
doktorum, işi bittiği halde gitmemiş bekliyordu. (bu davranışı nedeniyle kendisini bugün de takdirle anarım.) iyi ki de gitmemiş. geceyarısına doğru sancı şiddetlendi, nefes aldırmaz ve dayanılmaz hal aldı, kanama arttı.
meğer, plasenta ayrılmış, bebeğimi çok zorlayan ters bir durum olmaya başlamış. onca ay boyunca sürdürdüğüm "normal doğum istiyorum" tutturuklarım, nefes egzersizlerim, jimnastiklerim hepsi hepsi unutuldu, geride kaldı.
geceyarısına geliyordu, ameliyathaneyi acilen açtılar.
ameliyat masasında "yarabbim çok şükür! bu sancı bitecek sonunda" diye sevindiğimi hatırlıyorum.
sonra, gözümü açtığımda teyzen "abla, çok güzel oğlun" diyordu.
babanı gördüm, ağlıyordu.
sarıldı bana.
ben de ağlıyormuşum, narkozdan sonra olurmuş.
kaç dakika geçti hatırlamıyorum, biraz kendime geldiğimde, bebeği getireceğiz dediler.
seni, ilk göz ağrımı, kucağıma verdiklerinde, kalbim yerinden çıkacak sandım. (benzer duyguyu bir de dörtbuçuk sene sonra kardeşini ilk gördüğümde yaşamıştım.)
o muhteşem heyecanı, sevinci, coşkuyu tarif edecek söz bulamıyorum.
böyleyken böyle.
istedim ki, doğum saatini beklediğin şu sıra sana eşlik ederken, o günü hatırlayayım ve sana anlatayım.
yavrum, şükürler olsun hayatımda, hayatımızda olduğun için.
ömrünü sür, sefasını yaşa!

.

22 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Duygulandım be Ekmekçi, benim oğlan da benzer bir başlangıçla ama daha kolay doğmuştu sıcak mı sıcak bir Antalya Temmuzunda.Oğluna upuzun sağlıklı ömürler diliyorum, hani eskilerin dediği gibi dört gözle, ya da ne kadar istiyorsa o kadar gözle. Yaşama sevinci hiç bitmesin.
Sevgiler...

thesaint dedi ki...

benim de gözlerim yaşardı.

OzlemPansiyon dedi ki...

cok garip ama benim de yasardi:)

funda dedi ki...

nice mutlu yıllar yakışıklıya... yeni yaşı kutlu mutlu olsun..

hafif abi dedi ki...

vallaha benim de yaşardı gözlerim...

nalan dedi ki...

anlaşılan hepimizi ağlattın :)
nice yaşları olsun mutlu , sağlıklı, hep birlikte...

elektra dedi ki...

hiiii, 7 dakika ile yakaladım o yakışıklı oğlanın doğum gününü kutlamayı. çooooook mutlu olasın ekmekçi'min bir numaralı göz ağrısı. dert nedir görmeyesin, annenin yüzünü hep ışıtasın. yüzün gibi aydınlık olsun ömrün. anneciğin de heeeep gururlansın, çatlasın mutluluktan hatta. seninle delikanlı delikanlı tokalaşır, annene kocaman sarılır annelerin bildiği dilden hisli hisli ağlaşırım:))))

Ekmekcikız dedi ki...

Leylakcığım,
Teşekkür ediyorum.:)))
Hepimizin çocuğu, yaşama sevinciyle sürsün hayatını.
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Simoncuğum,
İtiraf ediyorum; yazarken benim de gözüm yaşardı.
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Sevgili Özlem Pansiyon,
Sevigili gezgin kadın!
Hoşgeldin. :)
Bana garip gelmedi, biliyor musun?
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Fundacığım,
Hayatımızın yegane yakışıklıları hep onlar olacak!
Bilmiyorum, farkında mısın?
;)

Ekmekcikız dedi ki...

Hafif Abi,
Siz de hoşgeldiniz!
Biliniz ki, hafif halinizde bile olsa sizi buralarda görmek öyle keyif verici ki!...
Göz yaşlarınız hafiflemiş de olsanız hassasiyetinizin devam ettiğini gösteriyor, desem?
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Sevgili Nalan,
Değerli Pembeci!
Amacım ağlatmak değildi inan.
Galiba, olayın kendisi bu hissi veriyor ve sağolun, siz de bu hisse katıldınız.
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Elektram,
Nasıl da güzel dilekler bunlar!
Aynen katılırım ve senin delikanlı için mislini dilerim.
Bir gün, en keyifli günlerinde onların, yan yana durup yaşlar akıtacağız, gözpınarlarımızdan. Biliyorsun, değil mi?
:)))

Adsız dedi ki...

Sevgili Ekmekcikiz Hanım,
Benim de okurken gözlerim doldu, burnumu çeke çeke yazıyorum yorumu. Oğlunuzun dünkü doğum gününü kutluyorum, kendisine sevdikleriyle beraber çok güzel, uzun, şanslı bir ömür diliyorum.
Not: Ben de doğurmak istiyorum :)(Aşık olacağım baba adayını bekliyorum sabırla)
Sevgilerimle,
Dezire

Ebru dedi ki...

Doğum günü kutlu olsun yakışıklının. Yeri gelmişken bir itirafta bulunayım. 17 yaşında bir çocuğa sahip olduğunu düşünmüyordum belki 1 ay öncesine kadar. Neden bilmiyorum hani bu yaşlıymıyşsın vay be gibi anlaşılmasın olur mu:)) ama ben seni hep mesleğine yeni başlamış genç bir kız gibi düşünmüştüm. Belki de sayfana yansıyan dinamiklikten bu:)
İltifat edeyim dedim olmadı di mi:)

Ekmekcikız dedi ki...

Çok sevgili Dezireciğim,
:))
Dolmuştur gözlerin, dolmaz mı?
Sen o delikanlının bebekliğini değilse bile, küçük çocukluğunu bilirsin. Ablalık faslındandır o gözyaşı. :))
Bir de, gönlüne göre olsun derim; sevgin ve sevgilin de, bebeğin de...
Öpüyorum.
:)))

Ekmekcikız dedi ki...

Ebrucuğum,
Hem de nasıl güzel bir iltifat oldu ve ağzım nasıl da kulaklarıma vardı, anlatamam.
:)))
Oğlum adına da kendi adıma da çok teşekkür ederim.
:))

Sndrfknella dedi ki...

Haftasonu yoğunluğundan blogları ihmal ettim. Bak bu güzel kutlamayı da kaçırmışım arada. Geç de olsa tebrik ederim bu güzel anne ve yakışıklı oğlunu :)))

Ekmekcikız dedi ki...

Kaçırmadın Sndercim, kaçırmadın.:))
Kırk gün kırk gece devam ettiriyoruz kutlamamları; az ve öz.
Teşekkürler, mersi mersi!
:)))

şule dedi ki...

dilerim çok güzel bir hayatı olur kuzunun. o muthis bir adam olacak. bu simdiden belli. her gorusumde "dilerim benim oglum da ekmekcinin oglu gibi olur" diyorum. insallah oyle olur :)

Ekmekcikız dedi ki...

Şuleciğim!
Ne kadar hoş senden bunu duymak!
Teşekkür ederim, ikimiz adına da. :=)))
Sen hiç merak etme Ozi için, senin gibi annesi olan bir delikanlı müthiş bir beyefendi olacak, emin ol.
:))