Salı, Eylül 29, 2009

ÇOCUKTUM UFACIKTIM, TOP OYNADIM ACIKTIM, BULDUM YERDE BİR ERİK, KAPTI BİR ALAGEYİK, GEYİK KAÇTI ORMANA...

Yaaa!
Öyleydi başı tekerlemenin.
Devamını da bir solukta söylerdim.
Denedim, hâlâ söyleyebiliyorum.
Google'dan bakmadan devamını bilenlere hediyelerim var.

Hem de iki tane!


Moody Blues • Nights in White Satin



Procol Harum - A Whiter Shade Of Pale


Ve fakat, niyeyse görüntü yok.
İyi saattte olsunlar mı işe karıştı nedir?
Gerçi, isimlerin üstüne tıklayınca videolara ulaşılıyor, amma...
.

10 yorum:

liladreams dedi ki...

'Geyik kaçtı ormana,
Bindim bir ak doğana.

Doğan, yolu şaşırdı,
Kaf Dağından aşırdı.'

diye gidiyor. amma velakin google'a bakmadim dersem yalan olur, baktim valla. Sirf merakimdan. :)

O kadar uzunmus ki, ezberine de hayran kaldim :)

Leylak Dalı dedi ki...

Ben bilirim, ben bilirim:
"Doğan yolu şaşırdı
Kaf dağından aşırdı
Attı beni bir göle
Gölden çıktım bir çöle,
Çölde buldum izini
Koştum tuttum dizini
Dedi ki ey Türk beyi
Tanıdın mı geyiği
Kimse beni bu devden
Alamazken ancak sen
Deniz aştın dağ yardın
Geldin beni kurtardın
Ah o imiş anladım
Sevincimden ağladı"

He he he arada atlasam da hatırlamışım di mi? Eh normaldir ben senden büyüğüm ne de olsa. Bu arada Ziya Gökalp'in kulakları çınlasın. ay pardon adam ölmüştü, Allah rahmet eylesin:)) Ben hediye olarak Nights in white satin'i alayım. aslında ekmek alsam daha iyi olurdu ya, neyse:)))

Leylak Dalı dedi ki...

Haa, valla Google amcaya sormadım...

zapere dedi ki...

İne mine dosiiii.Dosi,saklambosi..Saklambos,saklambos.........................Devamın yarın :))

Ekmekcikız dedi ki...

Sevgili Liladreams,
Aslında ezberim zayıftır. Böyle hatırladığım pek az tekerleme, şiir vardır.
Bunun sürek avı gibi devamlı oluşu mu cazip gelmiş, nedir?
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Leylakcığım,
Tebrik ederim, süpersin! :))
Hediyeni zevkle dinlemiş olduğunu umuyorum, ne güzel şarkıdır değil mi?
Ekmek, tabii söz verdim ya, gelirken memleketimize haber sal, tamamdır.
:)

Ekmekcikız dedi ki...

Zafer Bey,
Hile yapıyorsunuz, şarkıyı haketmek için, başını yazdığımın devamını getirecektiniz.
Saymam! ;)

zapere dedi ki...

N'apayım Ekmekçihanım.benim çocukken arkadaşlarımla Erzurum-Kandilli'de söylediğimiz tekerlemelerden biri budur.Ve evet hâlâ unutmadım.bir de oyun oynamaya başlamadan önce eş seçimi için karşılıklı adımlaştığımız "aldım,verdim.Ben seni yendim" mealli başka bir tekerlememiz vardı.Yakar top,kuka,çelikçomak,ip atlamaca(değişik şekillerde mesela iki çocuk ipi çevirir.değişik varyasyonlarda ipe giriş çıkış ve ipte atlama yapardık.Yanan çıkardı).Ve efendim istop,bu arada sapan,tahta kılıç,tahta kalkanlar ve dalla yaptığımız ok attığımız yaylar.Ve evet teksas-tommiks,Doğan Kardeş(Erzurum-Kandilli'ye kar muhalefeti yüzünde zamanında gelmezdi bu dergiler.Biz çocuklar yolunu beklerdik).Ve evet tek bir sinemamız vardı.İzlediğim çocuk filmleri hafızamdadır.İspanyol Sarita Monte'nin oynadığı TOMASİNA(bir kedinin adıdır Tomasina ve onun çevresinde geçer olay).Ve evet Sound of the Music(Türkçe'ye NEŞELİ GÜNLER adıyla çevrilmiştir).Ve diğer çocuk filmleri..Erzurum-Kasndilli sivil bir yerleşim yeri değildi.Askeri bir Garnizondu.Bütün toprak damlı köy evi gibi oda ortalarında dam çökmesin diye konulmuş direkleriyle bu derme çatma ismi lojman olan askeri kasabada çocukluğumun en masalsı yılları geçmiştir ki KIŞ MEVSİMİ'nin büyülü atmosferi,yalnız radyo,dergi,mecmua,sinema ve olağanüstü komşuluk ilişkileriyle müthiş bir atmosferdi.Babamın yaptığı 2 metrelik kardan ayı Ramazan Bayramında bayram ziyaretine gelip bizi evde bulamayan muzip komşularımızın(hepsi asker aileleriydi) bu Kardan Ayı'ya kâh kaşkol,kâh ağzına sigara koyarak "biz geldik"mesajları....Velhasıl Alice Harikalar Ülkesi orası mıydı acaba,bilemiyorum ?!.. :)

zapere dedi ki...

Bahsettiğim yıllar 1964-1965-1966 yıllarıdır.8-9-10 yaşlarım orada geçti..

Ekmekcikız dedi ki...

Anladım Zafer Bey!
Siz "çocuktum ufacıktım"ın aklınıza getirdiklerinizden yola çıkmışsınız. Peki, o da kabul. Hediye şarkılardan seçiminizi yapabilirsiniz.:))

Anlattığınız çocukluk anılarının benzerleri, verdiğiniz tarihlerin az sonrasında benim dağarcığımda da var. Bizimkisi Orta Anadolu civarlarındaydı önce, sonra daha batıya kaydı. Filmler, dergiler, kitaplar da aynı, oynanan oyunlar yöresel farklılıklarla benzer...
Şimdikiler, elektronik oyuncaklarla sınırlı kalıyor, en fazla bisikletle sefa yapabiliyorlar. Ne büyük fark var, yazık ki!