Perşembe, Eylül 10, 2009

İYİ Kİ KAHVE VAR!

Gittimdi ya, eh, çarnâçar döndüm kürkçü dükkanına.
Şimdi sayıkla dur, "dün bu vakitler vırvır da dırdır da, geçen hafta sabah denize girerken de, sonracığıma günbatımında ve de ay doğarken mehtaba filan da falan, o da bu da şu da..."...
Neyse!

Söz vermiştim kendime, tatil dönüşü bıkkınlık, sıkıntı girdabına kaptırmayacağım ruhumu diye, al sana, pis bir yarım başağrısı peydahlandı bile.
Bir önceki gece civardaki tavukları örnek alıp onda (rakamla 22:00, hatta diyenin ifadesine göre 21:55'de) uyuya kalıp, alışkanlığımın aksine on saat uyuyunca, dün gece gecenin bir vakti olup, koyun sürüsü sahibi olmak mı dersiniz, sabahın köründe hortlayıp "iyi oldu, haftaya okul açılıyor zati, alışayım işte" tesellisi mi ararsınız, işte o vaziyette başladı gün.
Ardından, oğlancığımın okuluna git kayıt tazele, kitap, giysi alışverişi yap, soyul soğana dön. O yetmedi, işe git masanı bir haftada nasıl böyle dağıtmışlar şaşakalıp, birikintiyi ayıkla derken, baş ağrısı, gemi azıya aldı.

Arada, komşu bloglara göz atıp hal ve gidişi anlamaya çalışıp baş ağrısına derman bulmaya çalıştım.
Kesmeyince, "gidip bir fincan kahve yapayım bari" dedim.
Gün ortası kendi kendime kahve yaptığım senede bir-ikidir. Kahvenin köpüğüne taktım önce, "ne bu göz göz göz, kimin nazarına gelmişim" diyerek.
Höpürdetince, "elime sağlık güzel olmuş, Bayan E. görse gurur duyardı" dedim. Kendisi benim kahvemi beğenmediği için, tüm birlikte içilen kahveleri kendisi pişirir de.
O ara, Metin Bey'i andım, geçen sene bana şahane bir fal bakmıştı, "olsa da yine baksa" dedim içimden içimden.
İkinci yudumda Talis düştü aklıma, Hafif Abi'ye Boğaziçi köprüsünün ışıklarını anlatırken, geçen sene gittiğimiz konseri anmış. "Bu sene bi becerip gidemedik yahu, dur bi mail sallayayım kendisine" dedim.
"Passive Hanımefendi Zeynep Hanımefendiyedir diye ne güzel yazı yazmış, şu başımın ağrısı geçince gidip bi daha okuyayım en iyisi" buyurdum.
İki dakika sonra aklıma düştü; Funda, dünkü yazısında kendini mühimseyenleri iyi sarsmıştı, bu benim baş ağrısı da o sınıftan sayılır mı ki?
Ben gibi yağmur düşkünü Elektracığım, sel basıp insanları götürünce yağmurdan vazgeçmiş. Varayım yanına, "yağmur mu suçlu, olsa olsa sersem, aç gözlü insan oğludur sebep, yağmuru azat et" diyeyim.
Derken...
Aa!
Bir de baktım ki, baş ağrısı geçmiş gitmiş.
Kahve sohbeti iyi gelmiş olmalı.
Herhal.



Çok acayip, kahve fotosu şurdan çünkü.
.

10 yorum:

serpil dedi ki...

Ama beni hatırladığını yazmadan bitirmişsin Ekmekçikız, ah ne güzel yorumlar yazar diye andın beni di mi :)

Ekmekcikız dedi ki...

Pes yani, Serpilciğim!
"Andım" desem, inanırsın di mi?
Bugün değil ama, bir kaç gün önceydi. Kaç zamandır yazmadı, nerede acaba diye anmıştım, hem de...
:)))

Sndrfknella dedi ki...

Hoşgeldin Ekmekçikız'cım :))) Fotoğrafın kaynağı cidden acaipmiş ;)

Sevgiler :)

şule dedi ki...

kandırmışlar kuzum seni. 21:55'de uyumuş olamazsın. 23:50'de benimle yazışıyordun çünkü :)
şöyle güzel bir kahve ve ardindan süper bir kahve falı istiyorum ben de bu arada :)

elektra dedi ki...

kahve için derim ki ben, kulağımın arkasına parfüm diye sürsem, koca gün koksa burnuma burnuma, ben o gün hep anlamsız bir sırıtışla gezerim:))) hoooooşgelldiiin:)

Ekmekcikız dedi ki...

Synderciim,
Hoşbulduuum!
:))
Sen de ojgelmişsin bea yau!
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Şuleciğim,
O 21:55 İstanbul öncesi güne ait zaman. Senin dediğin doğru, gelir gelmez şehre uyum sağladım aynen, o saatlerde bilgisayarın başına çöreklenip uykumdan olarak.
:))
Kahve başım üstüne, artık pişirmeyi öğrendim sayıyorum. :)) Fala gelince de, eh üstadlardan aldığım ilhamla okurum bişeyler, artık!
:P

Ekmekcikız dedi ki...

Elektracığım,
Şehr-i İstanbul pek hoş halde değil gerçi, ama, ben buracığa hoş buldum doğrusu.
Özledim sizi, çook.
:)))

serpil dedi ki...

Ne güzel şey böyle anılmak, ben de seni andım, senin önerdiğin Canlarına Değsin'i okudum, çok sevdim, sayende keşfettim. Böyle güzel kitaplar fazla duyulmayınca sanki ben yazmışım gibi nasıl üzülüyorum bilsen.
Sevgiler.

Ekmekcikız dedi ki...

Serpilciğim,
Kitabı okuyup sevmen, önerimin boşa gitmemesi beni memnun etti.:))
Haklısın, insan takdir ettiği bir emeğin boşa gitmesinden kişisel bir eksiklenme çıkarabiliyor.
Sen, has bir kitapseversin.:))
Sevgiler.