Pazar, Kasım 29, 2009

KISMET AĞACI


Bu bayram bir armağanım oldu.
Böyle denmez aslında; "...armağan aldım", "...armağan verdi" vs.dir alışılmış söylenişi.

Bu öyle bir armağan ki, kendime almışım, bugün keşfettim varlığını.
Bu durumda ne denir?

Bir vakitler aldığım bir kitap, bugün kendime hediye vermişim gibi etkiledi beni.

Nasıl? Anlaştık mı?


Bir kaç senedir, yaz sonunda yayvan, kısa boylu bir ağaç dikkatimi çeker oldu. Yaz sıcaklarının azalmaya yüz tuttuğu sıralarda, elin parmakları gibi uzayan, çoğalıp yayılan dalcıklarının ucunda pembeli, morlu, beyazlı ve güzel kokulu çiçekler açıyor.
Ne güzel bir ağaç bu!

Bütün çiçek açan bitkiler mevsim dönümüne hazırlanıp, çiçeklerini dökerken meydan okurcasına çiçeklenen bu ağaç ne ola ki?
Adı?

O merak ve cevapsız kalmış soru tekrarlanır durur kaç senedir.

Her seferinde, eve gidince ağaç kitaplarıma bakayım, belki bulurum derdim. Sonra da unuturdum.
Acayip!



Öğleden sonraydı.
Kitaplığın yanındaki küçük koltukta oturuyordum.
Hani nerdeyse uyku bastırdı bastıracak ve göz kapaklarım iniverecek.
Gözüm bitki kitapları arasındaki küçük bir kitaba ilişti. Hımm, böyle bir kitabım varmış demek ki, düşüncesiyle açıp, bir kaç sayfa çevirince aradığım ağacı elimle koymuş gibi buldum.
Clerondendrum trichotomum.
Yani, kısmet ağacı.

Kendisi gibi adı da güzel bir ağaç.

Burada
meraklısı için hakkında bilgi var.

Aşağıdaki, keşfettiğimden beri elimden düşürmeyip, açıp açıp başka bitkilere baktığım sevgili kitabım.
Anladım. Benim ağaçlara bakasım, doğaya yakın olasım gelmiş. Özlemişim.



Doğa Severler İçin Rehber Kitap "Ağaçlar" Marmara Bölgesi Doğal, Egzotik Ağaç ve Çalıları Tuğrul Mataracı

.

6 yorum:

serpil dedi ki...

Ekmekçikız ben de ağaçları çok severim, mutfak camının önünde harika bir çam ağacım var, ona her sabah bakarım mutlu olurum. Yollarda ağaçları seyrederim.
Yaprak Dökümü'nün jeneriğindeki ağaç Edirne'deymiş, bugün de bunu öğrendim.
Bahsettiğin kitabı da almak istiyorum, çok güzeldir eminim.
İşte böyle, sevgiler.

Ekmekcikız dedi ki...

Serpilcim,
Küçüklüğüm Orta Anadolu'nun bozkırında geçti. Sonra Marmara'ya tayin oldu babam, evimizin bahçesi vardı ve böylece benim çiçek, ağaç sevgim başladı.
Kuşun, kedinin, balığın canlı oluşlarını kabul eder, onlarla arkadaşlık kurarız ya, ben, ağacın, çiçeğin de arkadaşlık kurulabilir canlılar olduklarını düşünüyorum.
İşte böyle, bende de...
Sevgiler.
:))

zafer dedi ki...

Dalına bir kurdaaale bağlayayım bari..Kısmetim açılsın :)

zafer dedi ki...

Ekmekçi yatırı olabilir bakın ileride..Benden söylemesi :P


....Duyduğuma göre bu dilek ağacınıza kurdaaAAaale bağlayan kişilerin evlilik yolunda kısmeti çaılıyormuş.Gamlıbaykuş Hanım sizden ricam bir kurdaaale benim için şu ağaca bağlamanız.Fotoğrafını çekip blogunuzda yayınlamanız.. :P :P

zafer dedi ki...

Aaa bu arada babam yazlık bahçemize her yılın ilk adımını atarken Esselamün Aleyküm ağaçlarım diyerek girer.Biz de kıkırdarız ébaba onlar seni duyuyor mu?" diyerek..Meğerse duyuyorlarmış biliyorsunuz (bu konuda bilimsel deney yapıldı) !..

Ekmekcikız dedi ki...

Zafer Bey,
Babanız bilenkişi imiş, tabii ki bitkiler de sözden anlar, sevildiklerini bilirler. Bakmayın siz onların konuşamadıklarına...
:))

Bu ağaçtan bizim bahçede yok -henüz diyeyim- maalesef. Ama, madem kısmetiniz açılsın istiyorsunuz, bi dene fidanından neyin bulup dikiverelim.
Bizim Gamlı'ya görev olsun! Tamam mı komşum?
:))))