Cuma, Kasım 13, 2009

EPİK!

Son günlerde oğlumun ağzına takılan kelime "epik".
Bir yemeğin lezzeti, bir durum, bir nesne, hiç farketmiyor.
Tanım hazır: Epik!

Dünkü "epik" hal, konuğumuz hakkındaydı.
Yumak, dün akşam geldi.

Sebastian gittikten sonra, Paşamız uzunca süre oğlumla kanepede oturdu.
Bir saat geçmedi, Selo, nam-ı diğer Sebastian aradı Yumak'ı sordu. Nasıl sormasın?
Selo'dan ayrılırken, Yumak onun boynuna sarılmıştı.
Hiç böyle bişey görmemiştim. Bebek gibi insanın boynuna sarılan kedi!
"Epik"ti hakkaten!

Komşum Gamlı Baykuş'u çağırdım, hemen koştu geldi, biraz sevdi Yumak Paşa'yı.

Sonra biz yatarken kanepenin altına, en sevdiği köşeye kaçtı ve sabaha kadar orada kaldı, sanırım.
Sabah oğlum Yumak Paşa'yı köşesinden dışarı çıkardı ve Paşamız tuvaletine gitti.
O sırada bir mucize oldu ve Yumak miyavladı.
Bu da "epik" oldu, sabah sabah.
Kızım bile uyku sersemi bunu farketti ve "aa, miyavladı" dedi. Şimdiye dek sesini duymamıştık ki!

Suyunu ve mama kabını gösterdim. Sonra çocuklarla ilgilenirken bir baktım, yine kanepe altı köşesine kaçmış.
Çocuklardan sonra ben de hazırlanıp çıktım.
Şimdi, akşam olsun da eve gidip seveyim kendisini diye, ip çekiyorum.



Fotoğraf, Yumak'ın geçen seneki hali, okumayı yeni söküyordu henüz, o zamanlar...

.

8 yorum:

endiseliperi dedi ki...

:) oyyy nasıl severim ben onu, göbüşüne burnumu soka soka yerim onu ben.

biz de tina'yı yeni arkadaş edinmesi ve biz tatildeyken takılsın diye bekir bey'e bırakmıştık bir gece. onda beş altı tane kedi var. sabaha kadar bizim tina bir köşede sinir sinir oturmuş, yaklaşan olunca pıhlamış. sabahın köründe gidip aldık. öyle yabani bir şey bizim tina işte. bu arada tina'ya eş arıyoruz, bebeği olsun, diye. aklında olsun ekmekçikız. gerçi tina bu aşk meşk işlerine çok hevesli görünüyor, ama bir yandan da karakterini biliyorsun işte, lanet bi şey. yani, şöyle anlayışlı, deneyimli, halden anlar ve azıcık da eli yüzü düzgün olursa...

sevgiler.

Gamlı Baykuş dedi ki...

Pek tatlı bu Yumak paşa.dün akşam içimdeki Elmayra, onu fena halde sıkıştırmak istedi ama kendisi yeni olduğu için korkutmayayım dedim. Daha sonra mıncık manyağı yapayım diyorum. Çok tonton o çook. Alışıncaya kadar yastık altı, kanepe üstü dolaşıp duracak sanırım. Bir iki güne kalmaz evin hakimi olur.

nalan dedi ki...

Gamlı Baykış haklı. Bana misafir gelen Gümüş Paşa ikinci gün saklandığı yerden çıktı. Ondan sonraki günler de evin tozunu attırdı.
Ah keşke yine gelse de şöyle bi darma duman etse ortalığı :)

Ekmekcikız dedi ki...

Periciğim,
Sizin Tina'ya bizim Sarma (kardeşimin kızlarının kedisi yani) eş olurmuş da, geç kaldık...
Sarma eski sokak kedisiydi, hırçın hatun takmazdı diye düşünüyorum.
Neyse, bakıciiz artık, başak damat için!
:)))

Ekmekcikız dedi ki...

Şenkuş'um,
Aman deyim! Hele bir çıksın gün yüzüne, alışalım bir...
Mıncık manyağı olması sonraya...
:)))

Ekmekcikız dedi ki...

Nalancığım,
Demek sizin de bir "Paşa"nız oldu!
Bu paşalar iyiymiş yahu!
:)))

Ebru dedi ki...

İda fena halde köpek istiyor hayvan sevgisinden uzaklık değil vallahi de çok korkuyorum. Böyle uzaktan uzağa pek sevimliler de yan yanayken uff.Ayaklarımı kanepeden aşağı sarkıtamam kedili evde.

Ekmekcikız dedi ki...

Ebrucuğum,
Bu benim çocukların hatırına işe girişmiş halim! Bir de kendi arzum ve irademle kalkışsaydım ne olurdu, düşün artık... :))
Sahiden, eskiden kasaba çocuğuyken bahçede kedi beslemiş olsam da, şehirde ev içinde hayvanla yaşamak çok farklı şey. Bu durumda kedi, köpekten daha uygun. Köpeğin bakımı kediden daha zor, insana daha bağımlı köpek.
Ama, kediden korkarım diyorsan ki, -bu da normal, hiç dert etme- belki çocuğun bir hayvana bağlılığı yaşaması için balık, kuş olabilir.
Hadi size kolay gelsin!
:))