Perşembe, Kasım 12, 2009

FOLİVORA

Bugün işe geldim.
Nasıl isteksiz ve zorla, suratımdan düşen bin parça geldim, bilseniz.
Meğer ben, bir tür dolap beygiri imişim!
Çevirip durduğum suyun akarının dışına çıkınca, üç gün bile olsa, yolumu şaştım sanki.
Tatile gitmiyor muydum? Hiç dinlenmiyor muydum?
Ne acayip!
Öyle hiç bir şey yapmadan tembel hayvan* gibi durmak iyi gelmedi bana.
Anlamadım, tatilde bile bir hareket ve organizasyon içinde olduğumdan mıdır nedir, bu kendini işlevsiz hissetme halim?
Ya da belki sadece hastalığın etkisidir.
Evde kalayım, uyuyayım... Ne gerek var, işe güce?

Hastalıktan kalk, işe gel. Iyyyy!



*Hani "Buz Devri" filmindeki Sid vardı ya, hani bir fındık tanesi için başına gelmeyen felaket kalmayan, hah, işte o bir tembel hayvandı.

.

18 yorum:

Arzu Çur dedi ki...

Ah, yeni okudum hastalıklarınızı. Çok geçmiş olsun diyeyim dedim. Geçmiş bitmiş olsun hatta.

Sevgiler.

Ballı Cimcime dedi ki...

Canım öncelikle çok geçmiş olsun. O git-gel'leri ne yazık ki tüm çalışan bayanlar olarak hepimiz zaman zaman yaşıyoruz. Ve kendisini Sid gibi hisseden tek sen değilsin hiç merak etme:)) Sevgiler..

Leylak Dalı dedi ki...

En mutlu hayvan Tembel Hayvan mıdır?
:))))))

nalan dedi ki...

fındığın peşinde koşan sid değildi yahu :)
sid popoyu kaldırıp da koşmaz ki onun peşinden...

şule dedi ki...

sid benim de en sevdigim :) su pozun guzelligine bakar misin...

Ekmekcikız dedi ki...

Arzucum,
Sağol canım.
Daha oğlanınki yeni sayılır ya, olsun, o da geçsin gitsin!
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Cimcime Hanım,
Teşekkürler, iyi dilekleriniz için.
:)

Ekmekcikız dedi ki...

Leylakcığım,
Öyleymiş gibi duruyor...
:)))
Hani, koşup durmaktansa, en azından bugünlük iyi! :)

thesaint dedi ki...

bana öyle geliyor ki siz bir nevi kırmızı hapı yutmuşsunuz ama şimdi içinde bulunduğunuz güzelliğin tadını çıkaracağınıza ben duruma alışamadım, eskiden böyle değildim deyip mızmızlanıyorsunuz.
şu an gerçeği yaşıyorsunuz, daha öncesinde bir dolap beygiriydiniz. bu terimi matrix'te de kullansalar iyi olacakmış.

Ekmekcikız dedi ki...

Nalancığım,
Haklısın!
Yani haklıymışsın! :)))
Eve gelince çocuklara sordum, Sid durmaksızın konuşanmış! :))

Ekmekcikız dedi ki...

Şulecim,
Yahu, şu halime baksana! Film karakterlerini karıştırır olmuşum. Vah geldi başıma!
:P

Ekmekcikız dedi ki...

Simoncuğum,
Hakkaten ha!
O kırmızı hapı yuttuğum iyi olmuş, bu durumda. Dünyanın işini ben mi bitireceğim.
Hem "biri de bir, bini de bir" değil mi?
:P

Gamlı Baykuş dedi ki...

O tembel hayvanın allahı benim! Bugün nerdeyse "hadi çocuklar ders yapmayalım,herkes evine gitsin yatsın.Ne işimiz var burda, bu yağmurda" diyecektim. Ama hala mavi hapın etkisinde olduğumdan diyemedim. Yok mu şöyle biz evde otururken, hadi evde oturmayalım sinemaya gitmişken, şehri gezerken, sevdiğimiz, zevk aldığımız şeylerle uğraşırken bize para kazandıracak bir iş? Yoksa Koçlar'dan birinin boşanmasını mı bekleseydim? Bilemedim.

Ekmekcikız dedi ki...

Üff, o yağmur!
Sabah sabah bir de ıslandım ki!
:((

Aklıma şu Satürnün sınavı geldi yahu: Onun başının altından çıkıyor olmasın bütün bunlar?
:P

Adsız dedi ki...

Sevgili Ekmekcikiz Hanım, hepinizden geçsin gitsin, bi daha da gelmesin :) arzu

JoA dedi ki...

çoook gecikmeli de olsa geçmiş olsun diyeyim ekmekçikızcım. ama geçmek üzere zaten anladığım kadarıyla.

haklısın, rutin bozulunca insna eşekten düşmüşe dönüyor.

Ekmekcikız dedi ki...

Arzucum,
Bu durumda bi daa gelmez zati; aşı olmuş olduk!
Öperim virüssüz tarafından...
:))

Ekmekcikız dedi ki...

JoA'cığım,
Sağolasın!
Evet geçiyor, kısmen geçti.
Ve evet, nasıl bir ruh hali geldi üzerime, bu kadar olur. Tanıyamadım kendimi.
:))