Çarşamba, Kasım 18, 2009

PARMAĞINI PRİZE SOKMUŞ...


Sabah uyandım.
Üfff!
Günler kısaldıkça uyanmak yük olmaya başladı.
Ayağımı sürterek, çay suyunun altını yakmak için mutfağa doğru yürüdüm.
Koridordaki aynanın önünden geçerken gülmem geldi.
Aynada gördüğüm suretim, çizgi film kahramanlarına benziyordu.
Saç tellerinin tümü farklı yönlere havalanmış, yün yumağı gibi kabarmış, dalgaları kıvırcığa doğru evrilmiş.
Çay suyunu ısınırken bırakıp, oğlum görünce korkmasın diye gidip acele saçımı fırçaladım.
Oğlandan sonra kız uyandı, hazırlandı, gitti, benim saçlar inmedi.
Çattık!
Aldım elime kızımın düzleştiricisini, çekiştirdim saçlarımı. Eh, bir sakinleşme sağlandı, sanki.
Yarım saat sonra evden çıkarken aynada gördüğüm saçlar yine kabarmıştı.
Bu nasıl iş?
Yine psikokinetik güçlerim mi harekete geçti, içimdeki elektrik mi coştu, yoksa Yumak oğlan gece saçlarımın üstünde mi dolaştı?
Belki kar yağacaktır. Öyle olurmuş, bir tarihteki berberim söylemişti, kar yağmadan önceki zamanda kadınların saçı bir türlü söz dinlemezmiş, tarak tutmazmış.
Yok yahu! Havaya baksanıza, ne kar yağması?
.

8 yorum:

Lilium Bosniacum dedi ki...

kesin kardır.. lütfen kar olsun... noooooolur :)

neolitik hanım dedi ki...

"bridget jones'un günlüğü"nde vardır, "bad hair day". bazen benim de oluyor, medusa mı desem, mahallenin delisi mi desem bir acayip yatışmama hali saçlarda.

kar kehanetinize katılamıyorum bu kış, kışlar ılık ve yağışlı (yağmur) geçsin istiyorum artık. kış güneşi de olsa hava açık olsun, kemiklerim ısınsın :)

neo
the üşüyen blogcu

Ebru dedi ki...

Bazen bana da oluyor:) Üstelik sinirlendikçe de düzelmiyor. Öğrenciyken olurdu bere takıp giderdim işte olmuyor olsa çözüm olarak iyi ama bütün gün bereyle oturulmuyor. Neyseki eşarpları bantları çok severim de öyle acayip renk ve desenlerle kurtarıyorum.

Ekmekcikız dedi ki...

Liliumcum,
Daha pek mevsimi değil de, bizim berberin "saç kabarınca kar yağar" teşhisine o nedenle şüpheli baktım.
Yağacak yağacak, merak etme sen!
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Neocuğum,
Üşüme sen!
Madem bu kış güneşli ve ılık olsun istiyorsun, sen buralardayken öyle olsun.
Şöyle iki-üç gün de sen uzaklardayken kar yağsın bize, olur mu?
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Ebrucuğum,
Ben de eskiden bant takardım. Aslında şimdilerde saç toplamak için pek çok seçenek var.
Fakat, öyle sabah sabah çizgi film kahramanı gibi bir saçla karşılaşınca, feleğim şaştı.
:)))

SekerPembe dedi ki...

Kesin Yumak dolasmistir saclarinizin uzerinde. Dediydim ya size, Yumak'in huyudur. Geceleri ev ahalisinden birini hedef secip geceyi onun yaninda gecirmek diye... Geceyi gecirmek derken, oyle mir mir uyumakla yetinmez, tutar koyar patileri saclarinizin arasina ya da yuzunuze, oyle kendinden gecerek uyur. Kesin siz 7. uykunuzdayken saclarinizin arasina patilerini sardi da uyudu deli oglusum benim, ondandir bu Jacksons Five sendromu:)

Ekmekcikız dedi ki...

Şekerim,
Bir önceki gece az ve kötü uyumuştum, o gece derin uyudum. Gerçi ben onu ayakucundan yukarı çıkarmıyorum ya, bak bu dediğin olabilir bu durumda! :))
Fekat, bir haber daha vereyim; Sebastian'a yaptığı gibi, benim de boynuma bebek gibi sarılıyor.
:)))