Pazartesi, Kasım 16, 2009

SİFTAH

Çiçeğim, sabahları zor uyanır. Eskiden jet gibi hazırlanırdı, şimdilerde hazırlanması uzadıkça uzuyor. Off! Ergen kızı olan anlar beni.
Sonunda olan oldu, bu sabah servis kaçtı. Kaçmış, yani.

Bir kaç dakika beklemeden sonra telefon ettiğimde, "e, biz geldik, bekledik, gittik" cevabını alınca öğrenmiş oldum.
Sınavı olmasa, "kal evde, ders kaçırdığın yanına kâr kalsın" diyeceğim. Diyemeyince ve de taksi ile tek başına yola salmaya cesaret edemeyince, mevcutlu olarak yola döküldük, çaresiz.

Haa, bir de taksi bulunamadı, sabah sabah. Neyse, o badire de aşıldı.
Taksici, "siftah yapıyorum, abla" diye açtı taksimetreyi: "Siftahı sizden, kısmeti Allahtan!".

O sıra, henüz servis meselesine takık olduğumdan "hı, hı"layıp geçiştirdim.
Öğrencimizi okula yetiştirip, eve döndüm. Ortalık dandini, bütün sabah işleri programım kaymış vaziyette; derin nefes alıp işe giriştim.

Neden sonra, bir sonraki deniz otobüsüne yetişmek üzere, sokak başına yürüyüp el ettiğimde duran, benim sabahki siftahçı taksici çıkmasın mı?
Evdeki telaşlı hazırlık sırasında, "şimdi sokağa çıktığımda yine aynı şöföre rastlarsam ne komik olur" diye düşünmüş olduğumu, o an hatırladım!
Komik oldu netekim, güldüm kendime. "Bu sabah şansınız benden açıldı" dedim, şöföre.
Bu sözüme bi şey demedi de, arkaya dönüp, "bi şey soracam abla, burada İGDAŞ veznesi nerede vardır?" demesin mi?
Hımmm... Günün komikliği katlanarak sürüyor!

Evet, arkadaşlarım bilir benim soru sorulacak, herşeyibilenkişi oluşumu da, bizim siftahçı şöför nereden anladı dersiniz?
.

6 yorum:

thesaint dedi ki...

sağ kolona bakılırsa jamie oliver'ı keşfetmişsiniz siz de. ben de zamanında lizzle sayesinde keşfetmiş, sonra oradayken tv'de hoş birkaç programını seyretmiştim, travel channel'da.
ama bu genç ve mültimilyarder aşçı grubu beni fazlasıyla sinir ediyor bir süredir. bu kadarı haksızlık diyorum.

şule dedi ki...

hayatim durusun bilirkisi durusu demek ki:). yapilacak bir sey yok fazla yani... hayranlarini husrana ugratma :)

Ekmekcikız dedi ki...

Simon çok haklısın; genç ve mültimilyarder oluşları sinir bozucu! Fakat, öyle bir devir ki bu, öyle birden nevzuhur zenginlikler yapışıveriyor, birilerinin üstüne.

Jamie, esas itibariyle bu işi aşkla yapıyor, cesur, sevimli ve içten geliyor bana. Bu siteyi yeni ekledim evet, oysa kaç sene öncesinden arada BBC'de izlerdim. "Bugün ne işler çevirmiş?" eğlencesiyle bakıyorum, her sabah.
:)

Ekmekcikız dedi ki...

Şulem,
Hımm, madem öyle hizmete devam!

Ba ba ba baaaa!
Nasıl da havaya girdim hemen?!

Fekat haklısın, üstümde öyle bir haller olsa gerek. Galiba sakin duruyorum da ondan.
Bak şu olablir:
Bu şöför sabah bizi okula götürdü ya, belliydi servisin kaçtığı yani; ben yolda dır dır eden anne olmadım, kızımı öpüp indirdim arabadan. Ne biliyim sakinlik dedim de oradan aklıma geldi, işte.

Aman, sen beni biliyorsun zaten!
:)))

17 Kasım, 2009 08:25
Sil

elektra dedi ki...

hahahahaha, o da mı? şoför de mi?? iyi 'çek ulan boğaz köprüsüne ' bdemedin:))))

Ekmekcikız dedi ki...

Demedim, Elektram!
Kaderde varsa soru sorulan kadın olmak, olucaaz artık, n'apalım?!
:P