Çarşamba, Kasım 11, 2009

YİNE HASTALIK RAPORU: VARAN 3!

Çiçeğim dün akşam bilgisayarın başına geçti.
Eh, biti kanlandı demektir! Yarın okul yolu gözüktü, diyordum.
Fakat bu hastalık dalgalı seyrediyor, bu sabah daha erkenden hafif ateşi vardı ve kalkamadı. Çocuğu hastalık sırasını önceden savan arkadaşlarım söylemişti, "aman, ateş düşmüş gibi olup yeniden atak yapıyor, ateşi çıkmasa da al basmış gibi terliyor". Demek buymuş!
Neyse, bugün de evdeyiz bu durumda.

Dün akşam, çiçeğimin aslan abisi köh köh öksürmeye başladı ve "yarın ateşim çıkabilir" müjdesini verdi. Bakalım, akşama okuldan gelişi nasıl olacak?
Hastalanacaksa, bir an önce olsa da haftaya dek iyileşse keşke! Bayramdan önce okul korosuyla bir yurtdışı yolculuk var da, o nedenle telaşım. Hani, geçen sene gidecekti de çok ağır grip üstüne faranjit olup kalmıştı ya, tarih tekerrür etmesin lütfen!

Bana gelince, enerjisizliğim devam ediyor. İki gün önceki kadar yerlerde sürünmüyorsam da, bu hiç çıkmadan evde olma hali, ruhumu derin bir kuyunun içine çekmeye başladı.
Bugünkü kapalı hava, ev kuyusunun kapağını kapatmaya iyice niyetli gibi duruyor.
Yok yok!
Ben bulurum bir-iki etkinlik, kuyuya düşmeyecek kadar.
Dün mesela, öğlende kırmızı biber çorbası yaptım, sıcak sıcak onu içtik.
Akşamüstü oğlum okuldan gelmeden uyduruk bir kıymalı börek yaptım, lezzeti yerindeydi.
Bir de kaç gündür dolabı bekleyen kedi dillerini ılık sütte yumuşatıp, eritilip, kremayla kıvam verilmiş çikolatayı üstlerine dökünce, şahane hafif bir tatlı oluverdi.

Bugün de biraz apartman yöneticiliği faaliyeti yapayım bari, boğaz ağrımı unutmak için. Makbuzlar yazılmayı bekliyorlar. Yazarken müzik dinlesem?




.

12 yorum:

endiseliperi dedi ki...

aman! uğraşmayın ekmekçikız, siz de yatağa düşerseniz hiç olmaz. oturup dinlenin, bol bol mandalina yiyin, ıhlamur için, müzik dinleyin, ama sakın çıkmayın! bakın, ünlemler gerçek manasında ünlemler, yanında tehditkar şekilde parmağımı da sallıyorum. siz de hastalanırsanız, evin halini hiç düşenmiyorum. hadi, su kaynatıp ıhlamur yapmaya başlayın.

çok, çok geçmiş olsun. lütfen, dikkat edin.

Ekmekcikız dedi ki...

Ha ha!
Çok hoş!
Ben de tam şimdi senin yazına yorum yazmış, oradan gelmiştim, Pericim.:))

Yok canım, bana bişicik olmaz, hem ben zaten hastayım ya!
Dinleniyorum ben, merak buyurmayınız, bakıyorum kendime.
Teşekkür ederim parmak sallayışın için.:))

www.Kitubi.com dedi ki...

Çok geçmiş olsun. Umarım çabucak iyileşirsiniz.

Adsız dedi ki...

Cok cok gecmis olsun!

www.elifsavas.com/blog

thesaint dedi ki...

doğal yoldan aşılanmışsınız işte diye iyi gözle bakılabilir -ki zaten siz de öyle demiştiniz bana iki hafta önce.

Ekmekcikız dedi ki...

Teşekkürler Damla Hanım, hoşgeldiniz!
:)

Ekmekcikız dedi ki...

Elifciğim,
Teşekkürler! :))
LA'de grip senaryoları/paniği var mı?

Ekmekcikız dedi ki...

Simoncuğum,
Öyle oldu, valla!
"O kadar da büyük mesele değilmiş, canım" noktasına geldik şimdi.
Aşı olmaktan iyi bu durum.
:))

Ebru dedi ki...

Tarih tekerrür etmez umarım. Atlattık artık haberini de bekliyoruz.

Ekmekcikız dedi ki...

Ebrucum,
Az kaldı, az!
Bir de yorgunluğu geçse...

Sana da geçmişler olsun!
Sevgiler.
:))

Adsız dedi ki...

Yok, burada pek kimsenin umrunda degil. Herkes normal gripten farki olmadigini ogrendi ya, modasi gecti. :oP

Sadece bolcana el yikiyoruz. Zaten yapmak lazimdi ama hatirladik!

www.elifsavas.com/blog

Ekmekcikız dedi ki...

Valla, yaşayarak ben de öğrendim.:))
Umarım, herkesler de öğrenir!

En gereklisi el yıkamayı öğrenmek ve şap şup öpüşmemek. Belki, bir işe yarar, bu durumda.
:)