Perşembe, Ocak 28, 2010

DİZİSİNİ SEYREDEMEDİK, SAHİCİSİNE BAKALIM!

Yılbaşından bu yana, seyrettiğim iki dizide bir kaynaşmadır gidiyor.
Önce "Canım Ailem" sırra karıştı, neyse dün akşam heyecanlı bir bölümle döndü.

Sonra "Kapalıçarşı" türlü kapris dedikodularına boğuldu. Ardından da ağlatıp, gözlerimizi şişiren bir bölümle faz değiştirdi.
Nejat İşler'in cazibesi olmadan, Olgun Şimşek ve Mert Fırat'la nasıl sürükleyecekler, bir bakacağız artık!
Bundan böyle, "Kapalıçarşı" Cuma gecesi ikinci dizi olarak oynayacakmış, kim seyredecekse, o saatte?
Öğrendim ki, dizi gerçek mekanda çekilmiyormuş, üstelik.

Aslına bakarsanız, Kapalıçarşı çekici bir yer.
Öğrenciliğimde, fakülte çıkışı arkadaşlarla konuşa konuşa Beyazıt'tan Eminönü'ne gidişlerimizi hatırlıyorum.
Önce Sahaflar Çarşısı'na sonra Kapalıçarşı'ya girer, yokuş aşağı salıp kendimizi Mahmutpaşa, Mısır Çarşısı derken bir bakardık, Eminönü'nü bulmuşuz.
Bazen Kapalıçarşı'daki Şark Kahvesinde mola verip, birer çay içerdik.
Paramız varsa, Eminönü'de Hacı Bekir'de bir tatlı yediğimiz de olurdu.
Sonra... Sonra, yapacak başka şey yok, hangi yöne gideceksek, vapura, trene, otobüse biner evlerimize giderdik.

Sayısını bulmaya çalıştım, başaramadım da, şu yukardaki fotoğraftaki yol ağzından kaç kez geçmişimdir, kimbilir?

TV haber editörü, yazar Mehmet Saraç

Kapalıçarşının Bir Günü'nü anlatmış. İzleyin bakın, hatırınızda kalan nereleri göreceksiniz.
Zamanın içinden yolculuk yapmayı sevdiyseniz, Mehmet'in Zamanın İçinden blogunun sizin için başka sürprizleri de var, kaçırmayın.

.

6 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Ekmekçim, Mehmet Saraç'ın "Canlarına Değsin" kitabını okumadıysan hararetle tavsiye ederim. Yemek kültürü ile Urfa Mutfağının ve yazarın anılarının harmanlandığı harika bir kitap.
Sonunda kar yağdırabildiğimiz Ankara'dan sevgiler...

Ekmekcikız dedi ki...

Leylakcığım,
Sonunda kar yağan Ankara'nıza selam ederim!
Kar keyfiniz bol olsun.
:))

Mehmet Saraç'ın Canlarına Değsin kitabını okumaz mıyım? Bak, yazmışım bile!
http://ekmekcikiz.blogspot.com/2009/05/canlarina-degsin.html

Oya Kayacan dedi ki...

Bana yapılan iyilikler karşılıksız kalmaz ;) Ekmekçi'cim Diziport diye bir yer var. Canım dizi isterse oradan izliyorum. Saatlerce reklamlara da maruz kalmıyorsun. Gece gece uyuklamıyorum da!

Ekmekcikız dedi ki...

Rica ederim Oya Hanımcığım,
Sizin blogunuzdaki nefis tariflerin yanında benim püf'ümün sözü bile olmaz!
:))
Diziport aklımda olsun, reklamsız seyretmek çok iyi fikir.
:)

Simon Templar dedi ki...

kapalıçarşı'nın sette çekildiğini birkaç farklı yerde yazmıştım, öyle yayılmış olmalı. zaten dikkat ederseniz çok belli. normal kapalıçarşı'da etraftan geçenler o kadar düzenli olamaz, o kadar belli tiplerde de olmazlar; yerler de fazla steril. zaten o hengamede ne dizi çekilebilir ne müşteriler ayarlanabilir ne de kimsenin sesi duyulur. ama bence bizim dizi/sinema sektörümüzde örneği neredeyse bulunmaz derecede başarılı bir set.

nejat'a gelince, doğrusu bu dizide, özellikle de birkaç haftadır o kadar uyduruyordu ki oynama işini, tam kötü oldu diyemiyorum.

Ekmekcikız dedi ki...

Simoncum,
Çok doğru demişsin; o hengamede dizi çekilmez. Onlar da çekmiyor zaten!
Nejat'ın başka meşguliyetleri var belki bu ara, ne diyeyim?
:))