Pazartesi, Ocak 04, 2010

KALAN KEKLERİNİZİ PUDİNG YAPINIZ!

Geçen hafta, Hacı Bekir'de demirhindi şerbeti içerken, hamuru ve kabarıklığı paskalya çöreğine benzer, pide biçimli çörekler görmüştüm. Yılbaşı için yapılmuş özel paskalya çöreği imiş. Aynı çöreklerden Beyaz Fırın'da da gördüm iki gün sonra. Belki de Noel geleneğinin bir parçasıdır bu çörekler, aslını öğrenemedim.

Bir tane aldım, eve getirdim. Yarısına yakını yendi, sonra araya yılbaşı, haftasonu girince dolapta öylece kalmışlardı mis kokulu, sakızlı çörekler.

Pazar günleri ekmek yaptığım ve fırın yandığı için, gün boyu başka yiyecekleri de fırına atmaya bahane oluyor.
Bu defa, geçende
Jamie Oliver'da okuduğum bir puding tarifi aklıma geldi, dur paskalya/yılbaşı çörekleriyle şunu yapayım dedim.
Tarifte kullanılan "bun" bir çeşit tatlı çörekmiş. Eh, paskalya çöreğiyle de pekala olabilir, denemeye değer.





İngilizlerin puding dedikleri yiyecek ile, bizim pudingimiz aynı şey değildir. Onlarınki ekmeği bol, sütlü, yumurtalı hafif bir tatlıdır. Bizde daha çok çikolatalı muhallebi gibi bir krema anlaşılır.
Pudingi yaparken, tarifteki ölçüyü aynen kullanmadım, kalan paskalya çöreğine göre biraz azalttım.

Çöreklere tereyağı sürüp, cam kaba dizdim.
Sütü ılıtıp, birkaç kaşık toz şekeri karıştırıp erittim, yumurtaları çırpıp sütle karıştırdım.
Çöreklerin üstüne bir avuç yaban mersini serpip, sütü karışımı hepsinin üzerine boşalttım.
Fırını 180 dereceye getirip, yarım saat pişirdim.
Üstüne de biraz krema ekleyerek, ılıkken yedik.




Bundan böyle, evde birkaç gün yenmeyip bayatlamış kek olursa, yapılacak budur.

.

16 yorum:

elektra dedi ki...

ben bir yemek kitabında puding diye böyle ekmek tatlısı gibi bir şey okuduğumda çok şaşırmıştım. annem biz küçükken etimek'in yeni çıktığı zamanlar- pehhhhhh geçmiş zaman olur ki, seni dinozor elektra- tuzsuz etimek'ten böyle hemen üzerine şerbet ve kaymak eklentisiyle pratik tatlı yapıp nefsimizi köreltirdi. ama yaban mersini falan bilmezdik o zamanlar tabii:) eline sağlık:)

thesaint dedi ki...

hatta genel olarak tatlı anlamında da kullanıyor sanırım ingilizler. "if you don't eat your meat, you can't have your pudding" diye geçiyor ya, another brick in the wall'da.
bir de ana yemek türü var, puding diye. yorkshire pudding'leri filan ünlü.

Ekmekcikız dedi ki...

Elektracığım,
Nefis köreltme tatlısı değil, basbayağı günün moda tatlısıydı, "etimek tatlısı". Adı da böyleydi zaten.:))
Yaban mersini evet, bilmezdik. Sonra kivi bilmezdik, çikita muz bilmezdik, avakado bilmezdik, ooo daha neler neler...
Dinazor mu demiştin?
:)))

Ekmekcikız dedi ki...

Simoncuğum,
Hıı, puding konusunda haklısın ve o Yorkshire pudding denen, daha farklı; sanırım et yemeği yanı için yapılıyor ve tuzlu oluyor. Bir ara çalışayım bu hususu.
:))

thesaint dedi ki...

evet, beef wellington'la karıştırmışım isimleri. o yemeği hatırlayınca acıktım şimdi.

Ekmekcikız dedi ki...

Hıı, ona da bakmak gerekecek şimdi, desene...
:)))

zapere dedi ki...

Bu şarkıyı severimmm..Bilmem belki paytona bindiğim için (gerçek bir paytona binmek Adalardaki paytona binmekten çok farklıdır).. :)



http://www.onlinemuzik.be/muzik_dinle.php

.......................
İşte benim bindiğim payton buydu..

http://www.modelgemi.net/omer/fayton.htm

zapere dedi ki...

Egeli olduğumdan gari...Bizim paytonlar 1966 yılında böyleydiler.Ben de 8 yaşımdaydım :)

zapere dedi ki...

Hımmm şarkıyı size yolladım ama ben açamadım.Demek sizin açmanız mümkün olmayacak.O halde dailymotion'dan yollayayım. Gökhan Kırdar'ın Fayton şarkısı.. :))


http://www.dailymotion.com/video/xabqi8_kirdar-fayton_music

zapere dedi ki...

Biz payton derdik(fayton değil).. :))

zapere dedi ki...

Fakat eski sokaklar ne kadar değişikti.Koca bir insanın kaldıramayacağı büyüklükte taşlar döşeli o yollar.Hafif yuvarlak çıkıntılı yüzeylerinden nasıl güzelce yaylanarak nal şıkırtıları eşliğinde geçer giderdik.Bir daha aynı duyguyu 5 yıl sonra yerleştiğimiz İstanbul'un parke taşlarından 1956 model chevrolet taksimizle(o eski taksi pikaplarında çalan pilaklarda) Orhan Gencebay'ın BİR TESELLİ VER şarkısı eşliğinde yaylana yaylana akıp giderken hissetmiştim. Be'heyyy ne günlerdi o günler... :)

zapere dedi ki...

İlginç çok kötü bir video çekimi olmuş.Oysa bulunamasa bile gerçek bir payton inşaa edip İstanbul'un kıyıda köşede kalmış o eski parke döşeli yollarında çekilecek bir hlip bu şarkıya gerçek anlamını katabilirdi..En azından gidin Üsküp'de Balkan ülkelerinde çekin şu şarkıya bir klip değil mi ama ??? :(

zapere dedi ki...

http://www.youtube.com/watch?v=57Lwsn0Dt7w


http://www.gunesfayton.com.tr/

zapere dedi ki...

AH İŞTE ADAMIM...BUNDAN DİNLEYİN TÜRKÜYÜ..Aradım ama sonunda zar zor bulabildim..Memleketim Denizli benim.Yöre sanatçısı az buçuk zeybek oyunuyla o yörenin insanısı çamurundaki mayayı bir parça anlatıyor olması bakımından efe duruşunu hissedebilmek önemli sanırım..İnsan mayası hep böyle kalabilse(ydi) keşke..

http://www.youtube.com/watch?v=2JOuK6vV_WM

zapere dedi ki...

Babam güzel zeybek oynardı..Şu an 80 yaşında :)

Ekmekcikız dedi ki...

Babanız içim kocaman bir maaşallah diyeyim. Huzur ve sağlıkla...
:))