Cumartesi, Şubat 06, 2010

HAYIR YANİ, BİRAZ AYIP OLUYOR AMA, NE ÇARE...

Bir hafta öncesiydi. Hayır aslında ilk kar yağdığı ve benim nevazil olup da evde oturduğum günlerdeydi.
Sndrfknella kar yürüyüşü yapıp ziyaretime gelmiş ve de, çay yanına diye nefis makaronlar getirmişti.
Aradan bir kaç gün geçince şu rengarenk güzellik ziyan olmasın diye çektiğim fotoları size göstereyim istemiştim.
Tam da o günlerde Şulem, Evropa'nın bir başka kentinde arkadaş ziyareti yaparken, gezmekten yorulmuşken dinlenmek için oturduğunda, makaron yememiş mi?
Yemekle kalmayıp tadını çok beğenmemiş mi?
Üstüne bir de bunu bana yazmış ve arkadaşına da anlatmamış mı?
Sevgili arkadaşı da, bana verilmek üzere bir kutu alıp, göndermemiş mi?
Bu durumda bu tat masalının oluşunda katkıda bulunan tüm eser sahiplerine gönülden bir teşekkür etmek, boynumuzun borcudur.
Sağolsunlar!



Fotoğraftakilerdi, evet.
Bakınız,
şurada uzun uzun nasıl yapıldığı anlatılıyor, hem de fotoğraflı.
Keyfini çıkarın.


.

14 yorum:

Simon Templar dedi ki...

ben de dün akşam illa daktilo edilsin denen bir belgeyi ayarlayıp bilgisayarda basmak amacıyla gittiğim atsineği internet cafe'de öyle güzel gofretler ikram edildim ki. adı ne bunun diye sorduğumda şok diye güldüler. üstelik bir lira diye atladı asıl oranın sahibi sempatik oğlan. muhabbet hoş oldu, ala makarona değişmem. (birbirlerine benziyorlar diye karşılaştırdım).

selinka dedi ki...

mrb sevgili ekmekci.isminiz cok hoş hayatda en sevdigim şeylerin başında ekmek ama hep problem oluyor bende,makoronları hiç konuşmayaım benim gibi diyet yapanlar için korkuncsunuz.canımızı cektiriyorsunuz.afiyet olsun bende yemesemde yedirmeyi cok severim.şansıma 2 yemeyen cocuk ama ne yapalım saglık olsun.sevgiyle mutlu kal.

nalan dedi ki...

yok yok böle olmayacak. hem beste'nin hem de senin blogu kapattırmalı :)

Ekmekcikız dedi ki...

Simoncuğum,
Bu makaron işi yenilerde "moda" kıvamına geldi.
Tadı fazla şekerli, şerbetli şuruplu tatlı sevmediğim için, hafifliği bana cazip geliyor.
Bak gofret de iyi fikir!
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Sevgili Selinka,
Bu yeme içme yazılarım o kadar sık olmuyor. Üzülme. :)
Diğer taraftan, rejim yapan bir insanın hele de Mehtap'ın programını izliyorsa sağlıklı beslendiğini de düşünürsek, evde ekmek yapmasını hararetle öneririm.
O kadar az ekmek, öyle doyurucu oluyor ki...
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Nalancığım,
Tamam kapattıralım, sonra da açılsın diye eylem yaparız.
Olmaz mı?
:)))

neolitik hanım dedi ki...

oh afiyet bal ve hatta şeker olsun :) yalnız o kadar makaron lafı ediliyor da bir zamanlar neolitik hanım'ın da ömrünü şu makaron denilen şeker şeylere adadığı günlerden bahsedilmiyor. makaron birlikte anılmak isteyeceğim bir lezzet doğrusu. ve de bakınız ilgili yazı:

http://neolitikhanim.blogspot.com/2008/05/makaron-kukaron-ya-da-makaronu.html

şule dedi ki...

neocum, o yazinda da belirtmistim zaten, beni makaron lezzetiyle tanistiran sendin. burdan bir kez daha tesekkur ediyorum :)

Ekmekcikız dedi ki...

Neocuğum,
Makarona dadanmammıza sebep sensin, bunu bilir bunu söylerim. Sürç-ü lisan edip bundan sözetmemiş oluşum, bu gerçeği değiştiremez.
:)))

Ekmekcikız dedi ki...

Şuleciğim,
Ben de hediye makaronlar için teşekkür ediyorum,tekrar.
:))

Köşenin Delisi dedi ki...

oh oh buluşun bakalım, biz de hasedimizden çatlıyalım buralarda :D

Ekmekcikız dedi ki...

Deliciğim,
Şöyle diyorum:
Haset etme ne olur, İstanbul'a gel, senin de buluşman olur!
Nasıl?
:P

Köşenin Delisi dedi ki...

gelsem bi arıcam sizi zaten :))

Ekmekcikız dedi ki...

Bekliyozz!
:))