Perşembe, Şubat 25, 2010

MİMOZA DALINDAN LİDYALILARA...

Yine mimoza!

Öğlen kendime tatil verdim, dışarı çıktım. Havada bahar kokusu, aklımda avarelik...
Benim avareliğimden ne olacak?
Sergi gezdim!
YKB Kazım Taşkent Sanat Galerisi'nde ve Sermet Çifter Salonu'nda Semiha Berksoy'un 100. doğum yılı anısına bir sergi var: "Ben Yaşardım Aşk ve Sanatla"
Birkaç sene önce İş Sanat'ta Semiha Berksoy tablolarından oluşan bir sergi görmüştüm.
Bu defa, sadece tabloları değil, tüm hayatından anı-eşyalar, sesi, video kayıtları ve hatta yatak odasının tümü olduğu haliyle sergide yer alıyordu.
Eskiden söylediği aryalarının ses kayıtlarını mı istersiniz, kendi yaptığı dekorların önünde ileri yaşında söylediği şarkılar mı dersiniz, ilginç kostümleri ve özel eşyaları mı? Herşey bir araya getirilmiş.

Sergiyi gezerken, bir an yanımdan geçen kibar yakışıklı bana göz kırpmış gibi hissettim. Göz kırpan yakışıklı bir mimoza dalıydı! Semiha Berksoy'un yatak odasının kapıya yakın köşesinde duruyordu. 
Kimbilir belki, "çılgın diva" sevdiği için sergiyi düzenleyenler koymuştu, belki de sergiyi gezen bir sanatseverin o  ilginç kadına saygısı, sevgisiydi. Her ne ise, öyle yakışmıştı ki!
Buraya tıklayınız, sergiyle ilgili ayrıntılı bilgi var.


YKB Vedat Nedim Tör Müzesi'nde ise, "Lidyalılar ve Dünyaları" sergisi vardı.
Eyy, Ödemiş'li dostlar! 
Geziniz bu sergiyi, topraklarınızın ilk konukları ya da ilk yerlileri naıl yaşarmış, ne yer ne içermiş görünüz.
Çok güzel düzenlenmiş,  bilgileri canlı verilmiş, örnek parçalar özenle seçilmiş. Müze soğukluğundan uzak, capcanlı bir tarih var karşınızda.
Buraya tıklayınca da karşınıza Lidyalılar gelecek.




Bu da ne demeyin lütfen!
Sergilerden fotoğraf aktaramadım, onun yerine dünden beri herşeyi başlatan güzelliği bir kere daha göstereyim dedim.
Tanıştırayım: Evimizin bu seneki mimozası!
.

11 yorum:

metin dedi ki...

Bu bir mimoza filan değil.

Ekmekcikız dedi ki...

Aa!
Ne peki?
"Ceci n'est pas une pipe" gibi mi?
Ne diyoruz o vakit?
:)

metin dedi ki...

Bu bir mimoza filan değil.

Bu, küçük bir mucize!

Ekmekcikız dedi ki...

Haklısınız!

Dünden beri ev nasıl da uçucu, zarif, latif bir parfümle sarılı...
:)

JoA dedi ki...

pek güzelmiş. yine de sümbül kokusunu bekliyorum ben:)

Ekmekcikız dedi ki...

Sevgili Lidya'lı Arkadaşım,
Emriniz olur, haftaya da sümbül size...

Yok yahu, bak şu aşağıdaki linki tıkla bir zahmet, sümbül de var orada!
:))

http://ekmekcikiz.blogspot.com/2007/04/baharin-tonlari.html

JoA dedi ki...

estağfurullah efenim. seviyoruz sizden çiçek haberleri almayı da ondan demiştim:)

hem o linkte leylak var, sümbül yok kiiii:)

Ekmekcikız dedi ki...

Var Joacım var, az aşağıya doğru kaydır sen sayfayı, göreceksin.
:)
Bu senenin çiçeklerini sırayla haber vereceğim, merak buyurmayınız.

JoA dedi ki...

göremedim:( kimya çevirisi yapıyorum, bu işten nefret ediyorum, beceremiyorum da zati. sen burada mimozalardan bahsediyorsun, anneannemi özledim, eve gitmek istiyorum. buhuuuuu

JoA dedi ki...

aaa sbs'den bahsetmiştik, sen de içimi rahatlatmıştın ya hani? deneme sınavı yapmışlardı okulda. benim tembel cüce 3. sınıflarda 3. olmuş. bir de çalışsa neler olacak kimbilir:) ama ben hâlâ gayet gevşeğim daha çok var diye:)

Ekmekcikız dedi ki...

Hay Allahım!
Pardon pardon...
Tamamen sersemlik, dikkatsizlik!
Yok tabii orda sümbül, leylak var. Vardı bir sümbül fotosu, yine o vazodaydı, bunu bulunca algıda seçici(siz)lik sonucu, yapıştırıverdim linki.
İşin fenası o sümbülü bulamıyorum bir türlü.:))
Artık bu seneki sümbül fotosuna dek bekleyeceğiz.

SBS zımbırtısına gelince, aferin senin cüceye!:)
Aman, öyle çalışıp havalara filan girmesin. Ne telaşa gerek var, ne de gevşemeye, dersini öğrensin yeter.
Yazık ediyorlar çocuklara o hırslı analar, öyle kurs ders filan falan. İlle kurs lazımsa, SBS yerine müzikle, resimle, sporla
ilgili kurslara göndersinler be yahu!