Salı, Mayıs 11, 2010

TAZE NOHUT

İstanbul'da doğmuş büyümüş bir arkadaşıma taze nohuttan sözettim, "o da nedir?" dedi.
Başka iki tanesi, -Anadolu doğumlu onlar- hemen bildi.
Çocukluğumun bahar eğlencelerindendi, taze nohut. Kabuklarını parmaklarımızın arasında sıkıştırıp ses çıkartarak, pıtlata pıtlata yerdik.
Çook yıllar sonra tam bir sene önceki Antakya yolculuğunda yedim. Hadi orada yemek normal de, geçen günkü eski şehir gezisinde yine rastlayınca çok sevinmiştim.



İşte, bu da Sultanahmet meydanına karşı nohut pıtlatan Ekmekçi hanıma dair bir foto.
Biraz meydanın taşı, biraz nohut, biraz yürüyenler, ...
Öyle işte!
.

30 yorum:

JoA dedi ki...

ah ne çok yerdik eskiden... bir de kavurmuyor muyduk onları, yanlış mı hatırlıyorum yoksa? sıcak sıcak da çok güzel olurdu.

Ebru dedi ki...

Pazar günü yedim:)) Teyzem köyden getirmişti İda ya anlata anlata yedik. Hatta mercimek de yerdik dedim çocuk o sert nohutun en baştan öyle olduğunu düşünüyordu.

Ebru dedi ki...

Biz de sobanın üzerinde ılık suda biraz bekletilmiş sonra tuzlanmış nohutu kavurup yerdik.

JoA dedi ki...

hah, çok yaşa ebru! benim dediğim de oydu. ah olsa da yesek valla.

nalan dedi ki...

nasıl güzel bir görüntü o. tadını hatırlamaya çalıştım ama ıı :(
o sulukta yıkanan kuşları nerden buldun, nasıl güzeller yahu.

metin dedi ki...

vayyyyyyy! çocukluğumu düşürdünüz gene aklıma yav...

Ekmekcikız dedi ki...

JoA'cım,
Tazesini biliyorum da kavurmayı bilmezdim, Ebru ve senin sayende öğrenmiş oldum.
Biz Çorum'a yakın yerlerde de oturduk, nohutun leblebi halinin bin türlüsünü oradan bilirim.
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Ebrucuğum,
Bak, mercimek dedin aklıma geldi, bakla da böyle yenir tazecik ve pırtlatarak!
:)))

Ekmekcikız dedi ki...

Nalancığım,
O kuşlara hayranım ben, yaşama sevinci gibiler değil mi?
:))
Nerden bulduğumu hatırlayamıyorum, büyük ihtimalle hayvanlar ilgili bir foto albümden almışımdır, çekenin affına sığınarak...
:)

Ekmekcikız dedi ki...

Metin Bey,
Ne mutlu bana!
:))
Çocukluk gibisi var mı yahu?
Olsa da...

Ebru dedi ki...

Ben bizzat Çorum da yaşadığımdan:) enteresan bir karışımım ben. Babam tunceli annem aslen bursa koca ödemişli doğum yeri çorum ilkokula kadar orada kaldık.

Ekmekcikız dedi ki...

Aaa! Çok hoş!
Ben gibi ezginlerdensin. Nohutun da leblebinin de dik âlâsını biliyorsun yani!?
:)

Ebru dedi ki...

heh:)

Ebru dedi ki...

daha uzar bu hikaye de senin sayfayı sabote etmiş olurum. Kulağımda kürtçe türküler vardır hala babaannem türkçe bilmezdi yaz boyu onunla kalır acayip dil konuşurdum:)

Ekmekcikız dedi ki...

Bi kerem o "ezgin" deel, "gezgin" olacaktı! :))
İkincisi, benim de ilkokulda Kürt arkadaşlarım vardı. Bir - iki kelime kalmış dilimde...
:)

Ekmekcikız dedi ki...

Kaldı ki, ne sabotajı?
Burası senin de...
:)

Leylak Dalı dedi ki...

Ekmekçim, bir kocaman ateş yakılır çalı çırpıyla, taze nohutlar bu ateşin üstüne atılır közleşmeye başlayınca. Bir kısmı patlar bir kısmı pörtler. Sonra alırsın çikarırsın kabuğundan yersin. aman da aman ne lezzettir o, adı da "Nohut ütmesi"dir.
Babaannemin ruhu şadolsun...

Ebru dedi ki...

Oo Leylak Dalı başka bi güzelliğe dikkat çekmiş:)) Leylak Dalı ekin ütmesini de bilirsin o zaman. Yeni baş vermiş ekini ateşe tutup yapardı babaannem. Hatta ona bizim oralarda firik (belki yöresel söyleyiştir) de denilir:)

Evli Adam dedi ki...

çıkmış mı bunlar. yemeye başlayınca duramıyor insan ama.

Ekmekcikız dedi ki...

Leylakcığım,
Bir demet taze nohut nerelere götürdü hepimizi ayrı ayrı!
Bak nunu da duymamıştım, ama, şahane olacağına eminim.
Hımmm!
:))

Ekmekcikız dedi ki...

Hah! İşte bunu bildim Ebru. :))
Firik pilavı yapıyorlar, bu isli buğdaylarla. Yemiştim!
:)

Ekmekcikız dedi ki...

Evli Bey,
Şu nohutun hikmetine bakar mısınız?
Sizi bile getirmiş buralara...
:))
Çıkmış çıkmş. Yolunuzu Tahtakale'ye düşürüp bir kaç demet kapın, valla!
:)

Elestirel Gunluk dedi ki...

canim cekti simdi.. Eeee ben nerden bulcaam simdi taze nohutu?

Ekmekcikız dedi ki...

Hay Allah, tüh!
İşte uzaktakileri özendirmek hesapta yoktu. :(
Keşke Meksika'ya yakın olsaydınız, oralarda mutlaka bizimkilere benzer birşeyler vardır.

Leylak Dalı dedi ki...

Ekmekçim, bu yorum hem sana hem Ebru'ya. Ekin ütmesini nasıl bilmem, harika olur, şimdi oluverse de yesek. Aslında buğdayın da tazesi çok güzel olur tıpkı nohut gibi. Çocukluğum bakir bir Yenimahalle'de geçtiği için ekin tarlalarının arasında oynardık biz.(tüh yaşım da çıktı bu arada meydana ;)
Gününüz güzel olsun ekmekçim, sultanım...

Ekmekcikız dedi ki...

Leylak Dalım,
Devletlüm!
:))
Sizin de gününüz bol kahkahalı geçsin, cânım efendim.
:)

Evli Adam dedi ki...

estağfurullah da, nohutu görünce işte.

Ekmekcikız dedi ki...

Işığı gören geliyor!
pardon,
Nohutu gören geliyor!
:))

hafif abi dedi ki...

Ulu manitu aşkına, taze nohutu görünce koşup gelmemek mümkün mü bre Çavdar teyzem!

Ekmekcikız dedi ki...

Nelere kaadirmiş meğer, bir demet yasemen...
Ay pardon! Ne demişim?
Bir demet nohut...
;)