Pazar, Haziran 27, 2010

TATİL GÜNCESİ


Bu tatil de böyle geçiyor.
Hatta geçti gitti bile denebilir, ne kaldı ki şunun şurasında?
Üç gün!

Önce, sıcak hava durgun deniz.
Sonra rüzgar, yağmur, fırtına: Plajda herşey uçayazdı, topladılar bütün güneşlenme nesnelerini, sahil yosun denizi oldu, çakıllar denizin kıyısını belirlercesine sıralandılar.
Bu sabahtan beri rüzgar sakince esmekte, deniz hafif hafif çırpınmakta, delirmekten vazgeçmiş.

Oğlum bizim ardımızdan geldi, sınavları bitmemişti, sonra arkadaşlarıyla vakit geçirmeye başka bir koya gitti. Geldi ve yine gitti iki gün sonra; metal, rock dinlemeye şu üç günlük konser serisi için.
Kızım geç uyanıyor, ilişmiyorum uyusun. Sonra da güneş ve denizden kaçmak için elinden geleni yapıyor; internetkafe, televizyon, çok çabuk bitirilesi gereken kitap serisi, haa, bir de cep telefonu mesajlaşması...
Annem, yola çıkmadan başlamış bir enfeksiyon hastalığı nedeniyle yatağa düştü, iyiden iyiye. Bir kaç günü evden hiç çıkmadan geçirdi, neyse, şimdi iyi şükür.
Arkadaşım ve çocukları da benzer bir tatil hayatı sürüyor.
Biz iki arkadaşın günlük ve en beylik eğlencesi, öğlen civarı birer fincan kahve içip, birbirimize fal bakmak!

Bana gelince, sabah erken yapılması zorunlu bir işim olmadığında -kahvaltı hazırlamak, ilaç vermek vb.- uzun uzun yürüyorum denizin kıyıcığından, ardından da yüzüyorum. Kendim için yaptığım ve hiç vazgeçmediğim tatil keyfi bu. Kitap kapağı açmadım desem yeridir. Günlük gazetelere şöyle bir göz atıyorum, o kadar!
Tembellik son noktasında...


Hamiş:
Bir kaç kare fotoğraf çektim, nasıl olduysa!?
Dolunaydan iki gün sonraydı bu sayfadakiler.

.

4 yorum:

Eleştirel Günlük dedi ki...

Tembellegin yapilmadigi tatile tatil mi denir allasen?

zihni dedi ki...

haklısın E.G. yoldaş:)

fatma sancak dedi ki...

gerçekten tatil güncesi olmuş. okurken gevşedi kas yaylarım. ama şu öğlen kahve falına pek güldüm ne yaşan söyleyeyim. tatil ne sıkıcı değil mi? insan çalışırken, ömür boyu tatil yapabileceği bir hayatı düşünür, ister. oysa can sıkıntısı denilen şey hiç gelmez aklımıza. yürümek, güneşlenmek, yüzmek güzel şeyler elbette, ama yılda bir kaç kez olunca tatlı. yoksa çalışmak kadar sıkıcı olabilir.

iyi oldu buraya bir yazı bırakman, gelip gidiyoruz, ev boş, buzdolabı bile ses etmiyor, insan yalnız hissediyor :) kalan günlere huzur dileğiyle..

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Tatilde tembellik iyi de, arkadaşlar sonrası pek fena oluyor!
:(
Bu da şikayet sayılmamalı değil mi?
:)