Perşembe, Temmuz 22, 2010

DERT BENDE, DERMAN SENDE: HAYAT VAR (MI?)

Reha Erdem beni şaşırtmaya devam ediyor.
"Korkuyorum Anne" ve "Kosmos"a hayran kalmıştım, gözümü alamadan seyretmiştim.
"5 Vakit" adını çok duyduğum, seyretmeye bir türlü fırsat bulamadığım bir filmdi.Geçende denk düştü, seyretmeyi denedim, ama, o kadar duran (durağan değil!) bir filmdi ki, yarısına bile gelemedim ve bıraktım.
Oysa, oyuncular çok iyiydi, görüntüler tablo gibiydi, filmin temel fikri cazipti, vs. vs. Ne var ki, film, beni sarmadı, kendisini seyretmeme izin vermedi!

Bu defa "Hayat Var"ı seyretmeye talip oldum.
"5 Vakit"den daha iyi bir sonuç aldım, yine de zor bir filmdi doğrusu.
Filmde ana temayı Orhan Gencebay şarkıları şekillendirmiş. Hayatla başbaşa kalmış ve can havliyle mücadele eden büyük şehrin küçük insanlarını anlatıyor, Reha Erdem.
Ancak, ayrıntıda karşımıza çıkanlar son derecede ürkütücü: Sefil yaşamlar, terkedilmiş, bakımsız, ilgisiz, şefkatsiz kalmış çocuklar, düşmüş yaşlılar, okul kaçağı delikanlılar, hayat kadınları, sübyancı bakkal amcalar, eşcinseller... Hayatın büyük şehrin kıyılarına tükürüp attığı insan artıkları..

Diğer yandan eşsiz bulutlarıyla İstanbul gökyüzü, içinden dev gemiler geçen masmavi İstanbul boğazı, denizi; güzellik anıtları sanki.

Bütün bu çerçevede bir de, gençkızlığa adım atan güzelim Hayat kızın, kendi özel dramı, mücadelesi anlatılıyor.
Neyse ki, umut taşıyan bir sonla bağlanıyor film.
Aksi halde son jenerikte "dert bende derman sende, aşk bende ferman sende" diyen Mine Koşan'ı dinlemeye takatim tükenmiş olacaktı.
Burada bir farklı yorumu var şarkının. Özleyene!


Aşağıdaki filmin jeneriği:




HAYAT VAR 

.

4 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Evet, "5 Vakit"i ben de çok durağan bulmuştum ama sinemada izlediğim için sonuna kadar dayanmıştım. "Hayat Var"ı DVD den izledim. Bittiğinde bütün tüylerim ayaktaydı, bu kadar sefil bir yaşam bünyeme fazla geldi. Ama film olarak beğendim diyebilirim, senin de yazdığın gibi İstanbul görüntülerine diyecek yoktu, bir de nedense ben Erdal Beşikcioğlu'nu pek beğenirim. (Hele karısı, o şirin şey, bir içim su. Bir galada görmüştüm)
"Korkuyorum Anne" gerçekten harikaydı. "Cosmos"u ise ne yazık ki festivalde kaçırdım, sinemalara da gelmedi Antalya'da, inşallah DVD de izleyeceğim.
Maşallah bize, değme sinema eleştirmenlerine taşşş çıkartırız:))
Öptüm seni Ekmekçim...

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Ee! Çıkartalım tabiy ki Leylakcım!
Gözümüz görüyor, aklımız eriyor, estetik zevklerimiz gelişmiş...
Daha ne olabilir?
:))

Not:
Kendini beğenmenin böylesine ne deniyordu ki?
:)

fatma sancak dedi ki...

hangi ara izledin filmi, pazar değil seyran değil, hımmm tatile giden çocuklarrr :)

izlemedim, ama yazdım hemen bir yere, bir film kampına girmek istemekteyim.

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Efendim, malumunuz yaz bekarıyım. Üstelik sevili komşum da öyle.
Yan yana balkonlardan çan çan çene yarıştıracağımıza, oturup film seyrettik.
Budur, yani!
:)