Salı, Temmuz 20, 2010

İYİ ŞEYLER DE OLUYOR!

Hani iktidar yalakası gazeteciler arada böyle başlıklar atarlar ya, bir çeşit inanamazlık içinde olmama rağmen, ben de böyle bir yazı yazıyorum, size.
Pasaportumla ilgili bir işlem yapmam gerekiyor. Daha doğrusu gerekip gerekmediğinden de emin değildim ve bunu danışmak ihtiyacındayım.

Bizim memlekette devlet dairesinde işler nasıl yürür? Gidersin işin olan daireye, önce güç halle sorunu soracak adamı bulursun, doğru cevabı ya alırsın ya el yordamıyla bir fikir sahibi olursun, sonra da aşama aşama söylenileni yapmaya çalışırsın.
Aslında bunu yapmaya nietliydim ya, dünkü sıcakta yerimden hareket etmeye cesaret edemedim ve internette aramaya başladım. Sık sorulan sorular bölümünde, bir şeyler de buldum açıkcası. Yine de emin olamadım ve telefon edeyim sorayım dedim.

Telefon etmek, yerine gidip bilgi almaktan da zor ve riskli bir iş. Telefonu kime bağlatacaksın, çalan telefon açılacak mı, bunlar muamma. Nitekim bağlanan telefon çaldı çaldı açılmadı ve üç denemeden sonra pes ettim.
"Yarın sabah sıcak basmadan gider sorarım artık" düşüncesiyle kadere teslim olmuştum ki, bir mail adresi gördüm.
"Gelecek seneye bir cevap alır mıyım, belki ben oraya gidene kadar cevap verirler, bu soruların düştüğü bir bilgisayar var mıdır, cevabı kim veriyordur" kuşku baloncuklarına bürünmüş olarak oturdum, yazdım.
Bilin bakalım ne oldu?

Cevap geldi! Hem de bir saat sonra.
Gözlerime inanamadım!

Üstelik, o yaptığı işe inanmaz hava içinde sarsakça yazdığım maile "Sayın Ekmekci" hitabıyla ve gayet açıklayıcı, düzgün cevap verilmişti.

Şimdi gel de memlekette iyi şeyler de oluyor, diye başlık atma!


Bunlar, yeni çipli pasaportlarımızmış. Onlardan edinmek isterseniz, artık sabah erken gidip kuyruğa girmiyormuşsunuz, internetten randevu alıyormuşsunuz.

Şimdi bakalım, ben aldığım bilgiyi uygulasınlar diye elimi kolumu sallayarak gidince, neler olacak?
Kuşkum devam ediyor.
.

10 yorum:

Lilium Bosniacum dedi ki...

Sayın Ekmekçi :) e buyrun bir de burdan bakın :)) http://ekonomi.haberturk.com/teknoloji/haber/521308-e-bu-ne-bicim-pasaport

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Liliumcuğum,
Ne güzel seni görmek! :))
İyi olmuş da yazmışım bu yazıyı, hiç değilse seni buraya getirdi. İyi şeyler olmamıyor olsa da ne mühim?
Bu çipçoplu pasaportlarla işim yok şimdilik, neyse ki!
:)

JoA dedi ki...

ssk'da -pardon, sgk'da- 1,5 dakikalık iş için 1,5 saat bekledikten sonra bu yazıyı okudum. vr sen düşün artık gerisini:)

EKMEKCİKIZ dedi ki...

JoA'cım,
Alıştığımız şey senin yazdığın zaten! Fekat, eğrisi doğrusuna geldi herhalde ve ben de böyle bişey yaşadım.
Gerçi, benim macera henüz bitmedi, devamını da yazacağım.
:)

aslı hayvanı dedi ki...

doğru, artık sabah erken sıraya girmekle olmuyor ekmekçim. gerekli belgelerini eksiksiz tamamladıktan sonra il veya ilçe emniyet müdürlüklerine başvuruyorsun. ancak bu başvuruyu yapmadan evvel -başvuru yapmak için- randevu alıyorsun. randevu almak için bütün emniyet müdürlüklerini aradık, internet sitesinden de denedik. ortalama 15 gün sonrasına gün veriyorlar. tek kişi için pasaport alıyorsan sanırım çatalca en yakın zamana randevu veren emniyet müdürlüğü.

sırf bunu bilmediğimiz için ağustos ayında gitmeyi düşündüğümüz bir yurtdışı turunu iptal ettirmek zorunda kalacağız sanırım. zira başvuru için 29 temmuz'a gün alabildik tuzla'dan (3 pasaport için). başvuruyu becerdikten sonra da ankara'dan postayla gelmesini bekleyeceğiz pasaportların :( yetişmeyecek!

CEPAYNASI dedi ki...

eski pasaportlar 2015 yılına kadar
geçerli,süresi uzatılabiliyor...
ama bir parmakizi işi var ki akıllara zarar...

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Aslıcığım,
Neyse ki benim pasaport değiştirmem, yeniden almam filan gerekmiyor. Benimkisi sadece bir rötuş olacak (sanırım ve de umarım, göriciiz).

Sana şurdan ufak bir tüyo vereyim, işyerinden bir arkadaşım geçen hafta sabah altıda kuyruğa girerek, Beyoğlu İlçe E. M. den randevusuz pasaport aldı! Bir deneyiniz isterseniz.
:)

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Cepaynası hoşgeldiniz!
:))
Durun bakalım daha neler gelecek başa, nelerle uğraşacağız?!

fatma sancak dedi ki...

kabul etmemiz gereken bir şey var. 15 milyonluk bir şehirde yaşıyoruz. hizmet veren bölümlerde teknolojik imkanlar kullanılarak zamandan tasarruf edilmeye çalışılıyor. ama o masaların başında oturan bazı hanımların ve beylerin keyfi uygulamaları yüzünden insanlar saatlerini kaybediyor. 2002 de annemi hastaneye götürmek için sabah 5 te kalkar akşam 5 te evde olabilirdim ancak. bugün telefon net randevusu sistemiyle en fazla on beş dakika bekliyorum. bu sistem ilk devreye konulduğunda sağlık alanında çalışanlar tandıklarına sıra alıyordu, ve sıralar kolayca bitiyordu. bunu önlediler. ama sorun şu, her şeyi iktidardan beklemek bir hata. devlet sistemini üretiyor ama denetleme mekanizması hantal. burada devreye bireyin girmesi gerekiyor. neden 1.5 saat bekletildiğini makamdan sorgulaması gerekirse şikayetini yapması gerekiyor. resmi makamların hizmetlileri çok fazla suistimal ediyor çünkü.

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Haklısın Fatmacım.
Muhtemelen, istim Türk usulü arkadan gelecek ve e-pasaport sistemi de oturacaktır.
Bu sürede bazı vatandaşlar sinir sahibi olacaksa da ne gam!

Ben bu sabah, telefonda verilen bilgiyi yerinde denetledim. Doğruymuş!
:)