Cuma, Temmuz 16, 2010

ürperti

önce sırtımdan başlayan hafif bir ürperti geçti, bel çukuruma doğru bir kıpırtı, boynumda bir hareket... arkamda biri olsa okşuyor diyeceğim.
sonra göğsüme doğru kayan bişey, saçım çok uzunmuş, gürmüş ve sıkıca toplanmışken bağından kurtulmuş, açılıyormuş gibi...
ahh! kolyemmiş yahu!
figürleri birbirine bağlayan zinciri kolye klipsine tutturan iri halka açılmış. az önce sırtımdan kayan oymuş, meğerse.
boynumdan ve göğsümden kayan ise, kolyenin kendisi imiş.
ben de neler düşünüyorum!


komik olan şu ki, sabah kolyeyi çantamda bulmuştum. dün sıcaktan bunalınca çıkarıp, çantama atmıştım. sonra da unutup, sabah işe giderken para çıkarmak için açtığımda görmüştüm.
"isabet oldu, telaşla çıkarken bişey takmamıştım, bunaymış kısmet, bugün"
aklıma ilk gelen buydu.
sonra fantastik bir atılım yapıp, "bu kolyeyi takma niyetim yoktu, ya düşürürsem?" cümlesini kurguladım.
buyrun işte!
al sana düşen kolye!


cevabınızı merak ediyorum:
ben "ya düşerse bu kolye?" dediğim için mi düştü kolye, yoksa bendenizde bilmemkaçıncı his mi çok gelişmiş?





.

14 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Annem "Eşeğin aklına karpuz kabuğu getirme" derdi. Sen de kolyeye "düş" demişsin yani:))
Tesadüf olmuş Ekmekçim tesadüf, mistik takılıp kafanı karıştırma sabah sabah:)))

epepe dedi ki...

sevgili ekmekçi kız,
evet blogun başında uyuyorum. böyle de deliymişim :)
durumlara, hallere, neredeyse herşeye yön veren aklımız, sonra bunu kenara koyup metafizik mi kutumu mu açsam diyor. yani benimki genelde öyle diyor. eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmeye benzer bir söz de bizim ailede var, kulağına kar suyu kaçırmak. sizin kolyenin de kulağına kar suyu kaçmış, sıcak aguşa düşmek üflenivermiş sanki.

JoA dedi ki...

o kolyenin daha önce birkaç kez düşmediğinden emin misin ekmekçikızcım? (evet, dr. house'dan mantık ve "her şeyin bir nedeni vardır" dersi alan öküz JoA sesleniyor sana şimdi:))
benim de var öyle bir kolyem, hep düşer durur da o bakımdan şeyttirdim.

eğer durum bu değilse, diyeceğim odur ki sen bir yaysın bi kere. (gerçi burç meselesine girince house beni bastonuyla dövüyor ama olsun.) tabii ki 6. hissin kuvvetli olacak. "i see dead people" diye dolaşmaya başlamadığın sürece sorun yok sanırım:)

bi de fark ettim ki benim ailemde bir sorun var, buhuuuuu. bizde "eşeğin sulağına su kaçırmak" diyorlar. biraz leylak dalı'ndan biraz epepe'den yani. sonra da bana "niye tuhafsın" diyorlar. aileye bak, kızını alma. budur:))

neolitik hanım dedi ki...

şimdi bu kolye hikayesi, matrix'teki ünlü vazo sahnesini hatırlatmıyor mu? hani kahin, neo'ya "vazo için endişelenme" der, neo "ne vazosu" diye dönerken dirseğini vazoya çarpıp kırar. kahin de "o vazo" der. neo özür dileyince de "önemli diyil" diye cevap verir. neo tekrar sorar, "nereden biliyordun?" kahin de "esas kafanı karıştıracak olan soru şu: ben hiç bir şey söylemesem de vazoyu kıracak mıydın? diye cevap verir. işte biz faniler buraya zurnanın zırt dediği yer diyoruz :) senin kolye de öyle olmuş.

YEMEK VAKTİ AYLİN dedi ki...

haha akla gelen başa gelirmişya o hesap olmuşş...

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Leylakcığım,
Bu "mistik takılma" durumu için benim kafam hep karıştır.
Benzetme pek mistik olmayacak ya, hani "yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan" sorunsalı vardır ya bu benim sorum da biraz o hesap oldu.
Gerçi en son yapılan araştırmalarda yumurtanın tavuktan çıktığı ispatlanmış olmuş, ama...
:)))

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Epepecim,
Tebrik ederim, blogun başında sabahladığınve nöbet görevini bihakkın tamamladığın için...
Bu biz eski bloggerlar arasındaki yeni blogger seçme işlemlerinin en temel sınavlarından biridir!
:)))

Galiba, benim kolye kaşınıyordu, düşmeye bahane arıyordu, sıcak bahane oldu!
:)

JoA dedi ki...

ay "eşeğin sulağı" değil beeee, "kulağı" tabii ki. puffffff:)

EKMEKCİKIZ dedi ki...

JoAcım,
Bak, yay sırlarımızı ifşa ediyorsun! ;)
Doğru diyorsun, yükseleni terazi olan bir yay olarak, o altıncı his şeysinden bende vardır biraz, ama "i see dead people"cilerden değilim.
Dr. House hazretlerini bir kaç kez izledim, çok karizmatik bulurum kendilerini ve çokçok haklılar: Hiçbirşey nedensiz değildir!
:))

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Neocum yahu,
Matrix'i görmeye uzun süre direnmiştim, niyeyse?
Sonra ilk seyrettiğim bölümü, bu anlattığın sahnenin olduğuydu.
Bayılmıştım!
Şimdi bu halde, "zırt" dedik değil mi?
:))

EKMEKCİKIZ dedi ki...

JoAcım,
Sulağı iyidi ya!
Aslında o "kulak" değil, benim bildiğim.
Geçn gün "aman yaa" deyip yazıverdiğimden daha seksüel bir sözcük sözkonusu, o nedenle ifşa edemedim, şincik.
Hani Hafif Abi buralarda olsa söyleyiverirdi diyeceğim. Öyle!
:))

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Aylin hoşgeldiniz!
:)
Aslında bu daha yakın olduğum açıklama galiba: Aklına getirip çağırınca, başa geliyor iştye!
:)

aslı hayvanı dedi ki...

hain neo matrix göndermesini şeytmiş hemen. ne güzel ben yazcaktım oysa.

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Aslıcığım,
Siz Neo ile, fantastik dünyanın elemanları olarak, bir bütünü parçalarısınız!
O anlatınca, sen de anlatmış sayılmış oldun, bence!
:)))