Çarşamba, Ağustos 04, 2010

PARLAK YILDIZ


Yeni Zelanda'lı yönetmen Jane Campion'un filmlerinden Piyano, unutamadıklarımdandır.
 Bright Star/Parlak Yıldız'ı seyrettikten sonra o da unutulmazlar arasına katıldı.


Filmin konusunu okumuş olabilirsiniz; J. Campion filminde ünlü romantik şair John Keats ve Fanny Brawne arasındaki aşkı anlatıyor. Aşka ulaşana dek aştıkları engeller ve sonunda çıkan en büyük engel: Hayat!
Öylesine sakin sade anlatılmış ve yaşananın "o" olduğu hissini veren bir filmdi ki...
Sanırım, genç insanların aşık oluşlarındaki içtenlik ve ilk aşkın erişilmez naifliği sarstı beni. Unutmuşum.


Filmde mevsim baharken, aşk güneşi havayı daha çok ısıtırken Fanny'nin sevgilisinin  kentten dönüşünü beklerken odasında yetiştirdiği kelebeklerin uçuştuğu  bir sahne vardı. Öylesine ışıklı ve güzeldi ki.
Kelebekler gün ışığının yansıması ve bu dünyaya ait olmayan bir güzellik gibiydi. 
İçten söylenen gitmese kalsa dileklerine rağmen uçucu ve gidişi kesin olan...
Yine de varlıkları için şükür duyulan.

Seyrediniz.
.

4 yorum:

Eleştirel Günlük dedi ki...

Yan etkisi var ama o filmin. Bas donmesi ve asik olma arzusu yaratabiliyor. Dun bi arkadsla sizden soz ettik. Eksili kofteden, recelden... Kulaklariniz cinlamistir eminim...

şule dedi ki...

oh be, geri dönmüş ekmekçim :)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Eleştirel,
Yan man değil, doğrudan etkili!
:))
Kulaklarım bu ara, çın çın!
Hangisi sizinkiydi acaba?
:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Gibi gibi Şulem, gibi gibi...
:)