Cuma, Eylül 24, 2010

KAFKA'NIN NESİ NESİ?

Canım Neolitik Hanım bu hafta Edebiyat Soslu Tarifler başlığıyla bir bilmece sordu.
"kendi üsluplarıyla ünlü yazarlardan yemek tarifleri. aşağıya üç yazarın tarifinden bölümler aldım, bakalım tahmin edebilecek misiniz?" diyerek.


Cevaplar verildiği için artık yazıyorum, kitap, Can Yayınlarının yeni serisi Kırkmerak'ın 5. kitabı "Kafka'nın Çorbası".



Tesadüfen, kitabı geçen hafta almıştım. Hem de çok ilginç şekilde, kızımın okulundan bu sene verilen kitap okuma listesinde olduğu için.
Gerçi, öğretmenleri, 8. sınıf gençlerinin bu kitaptan nasıl bir lezzet alacaklarını düşündü de, listeye ekledi anlamış değilim ya...
Kitabı arama maceramız komikti; kızım kitabın adını Kafkas Çorbacısı olarak anlamış, sonra "hayır o değildi, Kafka'nın Çabaları'ydı" dedi. Hasılı, Kafka'nın Çorbası'na ulaşmamız zaman aldı!

Doğru kitabı bulunca suratıma yerleşen gülücük, kitabı okurken kahkaha atmaya dönüştü.
Hayır hayır! Mizah kitabı değil adı geçen, niyet bir yemek kitabı.
Yazar, kitaba aldığı yemek tariflerini, kâh Proust'un, kâh Homeros'un, kâh de Sade'nin üslübuyla anlatmış. Yemeğin çağının yazarın çağıyla uyuşup uyuşmadığı da pek önemli değil.

Hani, kızlar anket yaparlar da, bazı tanımlarla anlatmak isterler kimi kişileri:
- Bir parfüm olsaydı ne olurdu? Cevap: Premier Jour
- Bir çiçek olsaydı ne olurdu? Cevap: Gül
Hah işte, onun gibi. Kitap bu fikrin peşinde, diyelim Virginia Woolf "Clafoutis Granmére" tarifi verse,  nasıl anlatırdı?

İşte benim kahkaha atmam bu sebeple;  tarifleri okurken o yazara ait  kitapların aklıma gelmesi ve üslubun yazarın genel ifadesi ile çakıştığı noktalar.
Bazı yazarların özellikle bazı kitaplarının akışları temel alınmış tarif verilirken. Bazılarının izlediği kitabı ben anlamadım muhtemelen, iki-üç yazarı daha önce hiç okumamışım, zaten anlayamam.


Bu bir yemek kitabı olduğuna göre, aklıma yatan tariflerden hangisini denesem, acaba?


.

8 yorum:

NEOLITIK HANIM dedi ki...

virgina woolf'un clafoutis'ini denemelisin tabiy ki! senin nefis yaptığın şeftalili tatlıya da bir gönderme olur hem :)

ben ezeli bir üşengeç olarak jane austen'ın tarifi tarhunlu yumurta diyorum.

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Neocum,
Bir benzerini yaptığım için, onu değil de başka bir tarifi gözüme kestirdim.
Yazarı tanımasam da, Geoffrey Chaucer usulü soğanlı tart cazip geldi bana. Gerçi malzeme verilirken "yufka" demiş ya, tarifte "hamuru ince açın" dediğine göre, tart hamuru yoğrulacak.
:)

SekerPembe dedi ki...

Ben olsam hemencecik Sade'nin tarifini denerdim. Ama Sade ne tarifi vermiş, tabi ki kitabı okumadığım için bilmiyorum. Hazır elimdeki kitap bitmeye yakınken alıvereyim bari şuncağızı da öğrenivereyim ne demiş Sade Abi:)

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Hah, çok hoş!:))
Benim de aklımdan ilk onu denemek geçmişti, ama, kemiği çıkarılıp doldurulmuş piliç filan falan..., uff uzun iş diye lafı uzatmamıştım.
de Sade'ın hangi kitabı dersen, adıyla sanıyla anılmış zaten, Justine!
:)

şule dedi ki...

kitaba ulaşma maceraniz sırasındaki kitap adının geçirdiği evrim süpermiş yalnız. çok güldüm.

fatma sancak dedi ki...

:)

orhan veli nin fırında sütlacı:

"süt pirinç ve şeker koyuyorum.
hepsi de beyaz.
tarçını ak gerdanına serpiyorum.
pişiyor,
benim mualla ya piştiğim gibi.
sonra tatlıyı alıp balkona çıkıyorum,
acı acı kokuyor bana mualla.
yok yok değil!
sütlaç pişirmek tamam da
yemek orhan veli harcı değil.
ah mualla."

orhan veli den bir sütlaç tarifi okudunuz. ))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Şulecim,
Kafka'nın çorba pişirmiş olması ne kadar aykırı bir fikir geliyor olmalı ki, başlığı okuyan pek çok kişi göz göre göre, yanlış söylemeye devam ediyor.
Çok komik!
:))

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Fatmacım,
Harikasın!
Gözlerime inanamadım, çok başarılısın.
Ellerine sağlık, nefis pişirmişsin, ay pardon yazmışsın.
:))